YENİ BİR YIL: DEĞİŞMEK Mİ, KENDİMİZE YAKLAŞMAK MI?
Yeni yıl yaklaşırken çoğu insan aynı soruyu kendine tekrar sorar: “Bu yıl farklı olacak mı?” Takvim değiştiğinde mucizevi bir şeylerin de değişmesini bekleriz. Oysa insan psikolojisi bize başka bir gerçek anlatır: Değişim, dışarıda değil içer de başlar.
Yeni yıl, aslında bir kapıdan geçmek gibi… Kapıyı açtığımızda yepyeni bir dünya yok; sadece kendimizin başka bir versiyonu ile karşılaşırız. Çünkü yıl değişir ama temel ihtiyaçlarımız, korkularımız, umutlarımız çoğu zaman aynıdır.
Bugünlerde herkes yeni hedefler peşinde: Daha çok spor yapmak, daha sabırlı olmak, daha düzenli yaşamak… Ancak biliyoruzki sürdürülebilir değişimin en güçlü yolu kendine şefkatle yaklaşmaktan geçer. Kendine kızarak, suçlayarak ya da “Bu yıl kesin başaracağım!” diye baskı kurarak değişmek neredeyse imkânsızdır. İnsan ancak kabul gördüğü yerde dönüşebilir; bu yer önce kendi içimizdir.
Belki de yeni yılın en büyük hediyesi, kendimize “olduğumuz gibi olma izni” vermektir. Çünkü kabul, değişimin düşmanı değil, en sağlam zeminidir. Eksiklerimizi kabullenmek; onları görmezden gelmek değil, onlarla birlikte yola devam edebilme cesaretidir.
Peki bu yeni yılda kendimize nasıl yaklaşabiliriz?
Her şeyden önce, mükemmel olma zorunluluğunu kapının dışında bırakmak gerekiyor. Yeni yıl, kendimize kırılganlığımızla, hatalarımızla ve insanlığımızla yeniden sarılmak için iyi bir fırsat. Küçük adımların değerini bilmek, büyük hedeflerin baskısından daha sağlıklıdır.
Bir diğer önemli nokta ise duygulara alan açmak… Bu yıl herkes gibi siz de her zaman neşeli olmayacaksınız. Bazı günler yorgun, bazı günler kaygılı, bazı günler umutlu uyanacaksınız. Bu dalgalar insan olmanın bir parçası. Duygulara direndikçe büyürler; izin verdikçe hafiflerler.
Ve elbette, bağlantıların gücü… Yeni yıl umutla hatırlatır bize: Tek başına güçlü olmak zorunda değiliz. Bir dostla edilen sohbet, bir öğrencinin gülümsemesi, bir çocuğun sarılması, bir öğretmenin yönlendirmesi… Hepsi iyileştirici bağlantılardır. İnsan, ilişkilerle güçlenir.
Yeni yılın gerçek anlamı, daha çok hedef koymak değil; kendimize ve hayata daha merhametli bir gözle bakabilmektir. Bazen en büyük değişim, hiçbir şeyi kökten değiştirmeye çalışmadan, sadece kendimize biraz daha yaklaşmaktır.
Bu yıl belki de en güzel dilek bu olabilir: Kendini olduğun hâliyle sevebildiğin, küçük adımların kıymetini bildiğin, yüklerini hafiflettiğin bir yıl olsun.