27 Ocak 2026 Salı   

Naser ŞİMŞEK / İnşaat Mühendisi / Teknik Bakış

ORMAN KANUNU

 

Dünya olarak 2026 yılına girdik. 21. Yüzyılın ilk çeyreğini bitirmiş olduk.
Geldiğimiz bu noktada bizlere söylenen, adeta uyutulan ve dayatılan insanlık değerlerinin ne kadar yalan olduğunu görmüş olduk.
Adalet
İnsan Hakları
Bu zaman diliminde dünyada adaleti değil adaletsizliği gördük.
İnsan haklarının sadece güçlü ülkelerin güçsüz ülkeleri yönetmek adına uydurdukları değer olduğunu gördük.
Gazze’de yaşanan ‘’soykırım’’ ortada, bu sözde insani değerlerin hamisi ülke yöneticileri nerede.
Bosna’da Müslüman Boşnaklara nasıl yapılan soykırıma ses çıkarmayanlar Gazze’de masum Filistin halkına yapılan bu büyük soykırım karşısında da üç maymunu oynuyorlar.
Orman kanununun geçerli olduğu bir dünyada yaşıyoruz.
“Uluslararası hukuka ihtiyacım yok” diyen Trump, kendisini durdurabilecek tek unsurun kendi ahlakı ve zihni olduğunu söylüyor. “Beni durduracak tek şey bu” ifadelerini kullanan Trump “İnsanlara zarar vermek istemiyorum.” demekle yetindi. Ancak bu sözler, yetkinin kişisel vicdana indirgenmesi nedeniyle hukuk çevreleri ve muhalefet tarafından otoriter bir anlayışın itirafı olarak değerlendirildi.
Trump, yönetiminin uluslararası hukuka uyması gerekip gerekmediği sorusuna ise çelişkili bir yanıt verdi. “Evet, uymamız gerekiyor” diyen Trump, hemen ardından “Ama bu, uluslararası hukuku nasıl tanımladığınıza bağlı” diyerek bağlayıcı kuralları göreceli hale getirdi.
Aslında bu beyanat on yıllarca ABD yönetimlerinin dünya meselelerine nasıl baktığını, maskelerini düşürüp gerçek yüzünü göstermesi açısından tarihe not düşüldü.
Hep söylediğimiz, sözde medeni ülkelerin, kendi menfaatleri için nasıl ülkeleri sömürdüklerini defalarca dile getirmiştik.
Bu sözde medeni ülkeler kendi ülkelerin konforu ve ekonomisi için tek çözüm olarak sömürü sistemini görmüşlerdir.
ABD’nin toplam ulusal borcu 21 Ekim 2025 itibarıyla yaklaşık 38,02 trilyon dolara yükseldi. Bu, ülke tarihindeki en hızlı borç artış süreci olarak kayda geçti. 
Uzmanlara göre durum giderek sürdürülemez bir hal alıyor. ABD’de kişi başına düşen borç miktarı 111 bin doları aşmış durumda.
Kamu borcundaki bu büyüme yalnızca federal bütçeyi değil, vatandaşların günlük yaşamını da doğrudan etkiliyor. Artan borç yükü; kredi faizlerinin yükselmesi, yatırımların yavaşlaması, ücret artışlarının sınırlanması ve mal-hizmet fiyatlarında yeni bir tırmanış riski anlamına geliyor. Ayrıca hükümetin gelecekte bazı sosyal programlarda kesintiye gitme olasılığı da artıyor.
Partiler üstü bir kurum olan Kongre Bütçe Ofisi (CBO), mevcut eğilimin sürmesi halinde ABD’nin kamu borcunun 2047 yılına kadar gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 200’üne ulaşabileceğini öngörüyor. Ekonomistler, bu gidişatın hem mali sürdürülebilirlik hem de küresel finansal istikrar açısından ciddi tehditler doğurabileceğini vurguluyor.
ABD’de yaşanan bu krizin çözümü belli. Yeni sömürgeler yapıp adeta kan emmeye devam edecek ülkeler oluşturmak veya onlara çökmek, işgal etmek.
Öyle bir sıkışmışlık var ki hiçbir dünya değerinin uygulanmadığı günler yaşıyoruz.
Neden, artık dünyada ‘’orman kanunu’’ geçerli.

Tarih: 20 Ocak 2026 Salı    Hit: 1480




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol