23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 18.10.2022

Üretim kayıpları

1279 4 dk 0 yorum
Paylaş:
 Merhabalar, saygıdeğer Paşavizyon okurları.
Bir yıla yakın bir süredir siz takipçilerimle birlikteyiz. Bu süre zarfında ülkemizde ve dünya üzerinde neler olup bittiğini paylaşmak istedim. Yani bir geçmişin özetini yapalım dedim.
Maalesef sizlerle çok iyi bir dönemde tanışmadık. Önceleri pandemi, son dönemde de Ukrayna-Rusya savaşı. Bu olumsuz koşulların ardından şimdi de ekonomik bunalım dünyanın düzenini, işleyiş mekanizmalarını yerinden oynattı. Dünya ekonomisinin motor gücü olarak bilinen ülkelerin tamamının ekonomileri resesyona (durağına) girdi veya girmek üzereler.
 Dünya üzerindeki bu büyük sıkıntının tek sebebi tabii kaynakların büyük bir kısmının belli ülkelerde yoğunlukta olması. Ülkeler enerjinin, hammaddenin nereden ve nasıl geldiğini önemsemeden devasa büyümüşler, gelişmişler ve üretimlerini bütün dünyaya yaymışlar. Savaşın başlamasıyla birlikte yaptırımlar ve ambargolar devreye girdikçe sıkıntılar da başlamış oldu. Kademeli olarak güç gösterisi, karşılıklı olarak ülkeleri zora sokacak kararlar, durumu her geçen gün daha da sıkıntıya sokuyor.
Bugüne geldiğimizde durma noktasına gelen ekonomiler, geçim sıkıntısından köyüne geri dönmek zorunda kalan aileler, işsiz gençler. Enerji giderleri öyle bir hal aldı ki artık firmaların finansları yönetilemez bir hal aldı. Çok yakın bir geçmişte, şurada 1-1,5 yıl öncesine kadar firmalarımızın bütün giderleri toplamı kadar bir miktarda, sadece doğalgaz, sadece Elektrik faturası gelmeye başladığından bu yana firmaların finans yönetimi para akışı yönetilir olmaktan çıktı. İlk yapılacak iş olarak firmalar üretimlerini kısarak enerji giderini minimuma indirmeye çalışıyorlar. Üretimlerini keserek iş yerlerini yürütemeyenlerde kapatmaya kadar gidebiliyorlar.
Esnaf ve sanayicinin durumu yönetebilir bir halden çıkmış durumda. Aynı durum tarımda da geçerli, tarım ilaçları almış başını gidiyor. Tarım ülkesiyiz güya, gübremiz dışarıdan geliyor, hayvancılıkta yem ihtiyacımızın çoğu dışarıdan ithal ediliyor. Hatta samanı bile ithal eder duruma geldik. Milletin efendisi olması gereken köylü şu anda süt hayvanlarını kesime gönderiyor. Toprakla uğraşan köylülerimizde toprağını işlemekten vazgeçiyor, çünkü harcadığı parayı geri toplayamıyor. Son zamandaki liderler, kötü yönetimler Türkiye’yi içinden çıkılamayacak bir sarmalın içine doğru sürüklüyorlar. İthalatta verilen tavizler ithalatı coşturdu, ithal ürünlerle rekabet edemeyen yerli üreticiler rekabet edememe yüzünden çoğu kapandı veya üretimini küçülttüler. Dövizin aşırı artması ve lojistik fiyatlarının da çok yükselmesi ile ithalatın cazibesi kalmayınca uzak doğudan yapılan ithalatının bir kısmı iç piyasaya yöneldi. Tabi ki çok güzel bir şey, fakat enerjiye gelen aşırı zamlar bütün dengeleri bozdu. İmalat yapan firmalar enerji fiyatlarının her ay değişmesinden dolayı imalat maliyet hesabı yapamaz oldular. Mecburen imalat, üretim yavaşlamış oldu. 2021 yılı Eylül ayı ödenen doğalgaz faturası 2022 Eylül ayından 7,5 kat fazla, aynı şekilde elektrik faturası da 7 kat zamlı geldi. Bunu ne iç piyasaya ne de dış piyasalara anlatamıyoruz. Döviz bu kadar artmadı, petrol bu kadar artmadı, işçilikler bu kadar artmadı. Nedir bu diye, verilen fiyatlara itiraz ediyorlar. Ne yazık ki bazı firmalar tekrar uzak doğuyu denemeye ve oraya yönelmeye başladılar. Makine teçhizat ise başka bir problem. Birçok dış menşeili parça bulunmuyor, bulunabilenlerinde fiyatları satanın insafına kalmış durumda.
Sizin anlayacağınız, üretim yapan sanayi kuruluşlarının üzerinde kara kara bulutlar geziniyor. Allah herkesin yardımcısı olsun
Hoşça kalın, sağlıkla kalın değerli okurlarım.
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.