SOVYET geleneğinden gelen Rus halkı demokrasiyi bilmez, romantik bir halktır lakin baskıyı içselleştirmiştir. 1952’den bu tarafa ilk defa bir Rus uçağı düşürülmüştür.
17 milyon metrekarelik büyük bir toprak, bu topraklarda 20’nin üzerinde özerk bölge,
kaynak zengini fakat yaşlanmış 140 milyonluk küçük bir ülke…
Avrupa’nın önce kışkırtıp, sonra yalnız bırakması sayesinde (Gürcistan, Ukrayna, Kırım) vs. olaylarıyla, Rusya bölgesel güç testini geçti.
Ardından Türk hava sahasını 11 kez ihlal edip, yanlışlık, koordinat gibi martaval açıklamalarla geçiştirdi. Sonra Paris olayı ile sözde (DAEŞ’i ) vurmak için hava harekatı başlattı.
Ama gelip Rakka yerine kardeşlerimizi, Türkmen Dağı’nı bombaladı.
Neticede sayısı 25-30 bin militanı olan DAEŞ’e karşı dünyanın süperleri ABD, İngitere, Fransa, Rusya, Kanada, Belçika vs. bir olmuş, savaş uçakları ve gemileriyle dize getiremiyorlar ama buradalar.
Lakin içimizdeki muhalefet, Suriye’de ne işimiz var diyor.
***
Hülasa 24 Kasım tarihinden bugüne gündemimizde Rusya var.
Rus uçağının düşürülmesi, sınırlarımızın ihlali, G20'deki Erdoğan-Putin diyaloğu, Rusların IŞİD ile ilgili Türkiye suçlaması derken, Ruslarla cebelleşmemiz gereken bir dönemde, biz içimizdeki Ruslarla boğuşuyoruz.
Gerçi aynı insanlar düne kadar Fransızdı, Almandı, İngilizdi, Ermeniydi, Yunanlıydı.
Sosyal medya hesaplarında kullanıcı isimlerinin başına "TC" ibaresi getirip "Ne mutlu Türküm diyene!" yazıyorlar. Ama bir türlü gerçek anlamda vatansever olamıyorlar.
Bir bakıyorsunuz ulusalcı, bir bakıyorsunuz kemalist, bir bakıyorsunuz, milliyetçi bir bakıyorsunuz muhafazakar kesiliyorlar.
Onuncu yıl marşında "Türk'e durmak yaraşmaz" kısmını bağıra bağıra söyleyenler bugün sınır ihlali yaptıkları için düşürülen Rus uçaklarına Ruslardan daha çok üzülüyor. "Keşke hemen vurmasaydınız" diyorlar en kırılgan halleriyle…
Hiç şüpheniz olmasın, uçağı vurmasaydık, bugün kem küm edenler, şamar oğlanına döndük edebiyatı yaparlardı.
Yanlışlarımız da olmadı değil!
Hemen NATO’ya koştuk.
Rus uçağı olduğunu bilseydik düşürmezdik dedik.
Pekala, haksız mıydık?
Hayır dibine kadar haklıydık.
11 kez ihlal yapmış…
Uyarılarımızda ABD’ye koordinatları verdik, yanlışlık oldu falan filan martavalı okumuşlar. Bizde neredeyse özür diler hale geldik.
Neticede “savaş” ihtimali söz konusu değildir. Fakat güney sınırlarımızda bir sıcak temas ihtimalini yükseltip, Suriye’deki parçalanma üzerinden, Ortadoğu’da Türkiye’nin etkisini azaltmak amaçlanmaktadır. Ancak Türkiye; Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkaslarda etkin olarak VAR olacaktır.
Çıbanın önemli sebebi İran, sanki Afrika ülkesi. Rusya’nın “gazı” ise kendisine zarar verir vesselam.
Etiketler: