GEÇTİĞİMİZ sezonun çifte kupalı şampiyonu Beşiktaş bu sezon aldığı sonuçlarla taraftarlarını hüsrana uğratıyor. Geçen sezona göre değişen şey ne biliyor musunuz? Şampiyonlar Ligi gömleği büyük geldi.
Aslında yapılan onca transferler Şampiyonlar Ligi içindi ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Süper Lig’de zirvenin uzağında kalan UEFA Şampiyonlar Ligi’nde sıfır çeken siyah-beyazlı takımda Sergen Yalçın’ın istifasıyla yeni teknik adam arayışları başladı. Bu yazıyı yazdığım sıralarda teknik direktörü belli olmayan Beşiktaş’ta yönetim kurulu arasında yerli-yabancı teknik adam tartışmaları yaşanıyordu.
Süper Lig'de şampiyonluğun en büyük favorisi Trabzonspor olduğunu cümle alem görüyor ve biliyor. Bordo-mavili takım, Avrupa kupalarına erken havlu atmanın avantajını Süper Lig’de değerlendirdi. Ezeli rakipleri Avrupa ve Türkiye derken yoruldu. Haftada bir maç oynayan teknik direktör Abdullah Avcı’nın ekibi her hafta üzerine koyarak ligi domine etti.
Trabzonspor zaten son 3-4 yıldır üzerine koyarak başarı çıtasını yükseltiyordu. 27 maç sonra yenilgiyi tadan ve bu yazı yazıldığı sırada en yakın rakibine 9 puan fark atan Trabzonspor eğer rehavete kapılmazsa ve olur olmaz puanlar kaybetmezse ligin bitimine haftalar kala şampiyonluk ipini göğüsler.
UEFA Avrupa Ligi’nde grubunu lider bitiren ve son 16 turuna kalmayı başaran Galatasaray ise adeta ligi boşladı. Sarı-kırmızılı takım, Avrupa’daki motivasyonunu ligde gösterebilseydi puan cetvelindeki yeri çok daha farklı olabilirdi. Teknik direktör Fatih Terim’in öğrencilerinin mart ayına kadar Avrupa’da maçları olmadığı için artık ağırlığını Süper Lig’e koyacağını düşünüyorum.
Fenerbahçe’de ise sezon başında yarım kalan işini tamamlamak için geldiğini açıklayan teknik direktör Vitor Pereira ilerleyen haftalarda takımına oynattığı futbolla uzun zamandır tartışılıyor. Portekizli çalıştırıcı özellikle sürekli takımda rotasyon yapması, bir türlü ideal on birini bulmaması ve üçlü savunmayla takımını oynatması eleştirilerin odağında bulunuyor.
Fenerbahçe taraftarının yıllardır süren kupa hasretini, yıllar önce kovulan teknik direktörünü son gün takıma katıp başarı beklemek ne kadar doğru tartışılır. Oynanan futbol taraftarı mutlu etmiyor. Dolayısıyla artık ateşten gömleği hangi teknik adama giydireceğine yönetimin doğru karar vermesi lazım. Akabinde erken seçimin kapısını aralayabilir, yönetimin bir sezona mal olacak yanlışı.
Fenerbahçe’nin en büyük rakibi aslında yine kendisi. Taraftarın sabırsızlığı ve artık yıllardan beri gelmeyen kupanın başarısızlığa alışmak istememesi, egosu yüksek, kibirli, sürekli rotasyon yapıp oyuncuların maçlara motive edemeyen Pereira, buna bağlı futbolcuların isteksizliği, yönetimin tecrübesiz ve doğru karar alma konumunda özellikle sosyal medyayı dikkate alarak hareket etmeleri en büyük hataları olarak göze çarpıyor. Sosyal medyayı dinleyecekseniz o zaman siz niye varsınız?
Başakşehir Teknik Direktörü Emre Belözoğlu ve Konyaspor çalıştırıcısı İlhan Palut’a da burada bir parantez açmak istiyorum. iki teknik adam da takımlarına oynattıkları futbol ve aldıkları sonuçlarla bana göre kendilerini ispat ettiler. Çok daha iyisini yaşatacaklarına da eminim.
Yazıma son verirken, herkesin yeni yılını tebrik ediyorum. Dilerim 2022 yılında koronavirüsü, ülkeler arasındaki çatışmaları, ekonomik krizleri vb. sorunları değil güzel şeyleri konuşuruz.
Hoşça kal 2021, bir daha gelme…
Aslında yapılan onca transferler Şampiyonlar Ligi içindi ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Süper Lig’de zirvenin uzağında kalan UEFA Şampiyonlar Ligi’nde sıfır çeken siyah-beyazlı takımda Sergen Yalçın’ın istifasıyla yeni teknik adam arayışları başladı. Bu yazıyı yazdığım sıralarda teknik direktörü belli olmayan Beşiktaş’ta yönetim kurulu arasında yerli-yabancı teknik adam tartışmaları yaşanıyordu.
Süper Lig'de şampiyonluğun en büyük favorisi Trabzonspor olduğunu cümle alem görüyor ve biliyor. Bordo-mavili takım, Avrupa kupalarına erken havlu atmanın avantajını Süper Lig’de değerlendirdi. Ezeli rakipleri Avrupa ve Türkiye derken yoruldu. Haftada bir maç oynayan teknik direktör Abdullah Avcı’nın ekibi her hafta üzerine koyarak ligi domine etti.
Trabzonspor zaten son 3-4 yıldır üzerine koyarak başarı çıtasını yükseltiyordu. 27 maç sonra yenilgiyi tadan ve bu yazı yazıldığı sırada en yakın rakibine 9 puan fark atan Trabzonspor eğer rehavete kapılmazsa ve olur olmaz puanlar kaybetmezse ligin bitimine haftalar kala şampiyonluk ipini göğüsler.
UEFA Avrupa Ligi’nde grubunu lider bitiren ve son 16 turuna kalmayı başaran Galatasaray ise adeta ligi boşladı. Sarı-kırmızılı takım, Avrupa’daki motivasyonunu ligde gösterebilseydi puan cetvelindeki yeri çok daha farklı olabilirdi. Teknik direktör Fatih Terim’in öğrencilerinin mart ayına kadar Avrupa’da maçları olmadığı için artık ağırlığını Süper Lig’e koyacağını düşünüyorum.
Fenerbahçe’de ise sezon başında yarım kalan işini tamamlamak için geldiğini açıklayan teknik direktör Vitor Pereira ilerleyen haftalarda takımına oynattığı futbolla uzun zamandır tartışılıyor. Portekizli çalıştırıcı özellikle sürekli takımda rotasyon yapması, bir türlü ideal on birini bulmaması ve üçlü savunmayla takımını oynatması eleştirilerin odağında bulunuyor.
Fenerbahçe taraftarının yıllardır süren kupa hasretini, yıllar önce kovulan teknik direktörünü son gün takıma katıp başarı beklemek ne kadar doğru tartışılır. Oynanan futbol taraftarı mutlu etmiyor. Dolayısıyla artık ateşten gömleği hangi teknik adama giydireceğine yönetimin doğru karar vermesi lazım. Akabinde erken seçimin kapısını aralayabilir, yönetimin bir sezona mal olacak yanlışı.
Fenerbahçe’nin en büyük rakibi aslında yine kendisi. Taraftarın sabırsızlığı ve artık yıllardan beri gelmeyen kupanın başarısızlığa alışmak istememesi, egosu yüksek, kibirli, sürekli rotasyon yapıp oyuncuların maçlara motive edemeyen Pereira, buna bağlı futbolcuların isteksizliği, yönetimin tecrübesiz ve doğru karar alma konumunda özellikle sosyal medyayı dikkate alarak hareket etmeleri en büyük hataları olarak göze çarpıyor. Sosyal medyayı dinleyecekseniz o zaman siz niye varsınız?
Başakşehir Teknik Direktörü Emre Belözoğlu ve Konyaspor çalıştırıcısı İlhan Palut’a da burada bir parantez açmak istiyorum. iki teknik adam da takımlarına oynattıkları futbol ve aldıkları sonuçlarla bana göre kendilerini ispat ettiler. Çok daha iyisini yaşatacaklarına da eminim.
Yazıma son verirken, herkesin yeni yılını tebrik ediyorum. Dilerim 2022 yılında koronavirüsü, ülkeler arasındaki çatışmaları, ekonomik krizleri vb. sorunları değil güzel şeyleri konuşuruz.
Hoşça kal 2021, bir daha gelme…
Etiketler: