23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 17.12.2024

Güvenilir gıdalar

1361 5 dk 0 yorum
Paylaş:
Merhabalar saygı değer Paşavizyon okurlarım.
2024’ ün son sayısında sizlerle beslenme güvenliği ile ilgili bazı gerçekler paylaşmak istiyorum. Dünya üzerinde gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin tamamı halkları beslenme güvenliğini her şeyin üstünde tutmak için yıllar önce uygulamalarla, kanunlarla her şeyi sınıflandırmışlardır. Gelecek nesillerin sağlığını önemseyen yönetimler, genç nesillerin beslenme güvenliğini önemsemek zorundadırlar. Bunun için özel kanunlar ve yasaklar devreye sokulmalıdır. Ruya Devlet Başkanı Vlademir Putin, getirdiği yasa ile G.D.O lu ürün yetiştiren veya satanları terörist kategorisine sokacağını ve terörist gibi cezalandırılacağını açıkladı.
Peki Türkiye de nasıl? hak getire, vatandaşın sağlıklı beslenmesi üreticinin insafına kalmış. İşin içinde para olunca insanların vicdanı ne hale geliyor, en son yeni doğan çetesinin yaptıkları ortada. İnsanlar hasta olsalar bile hastaneye gitmeye korkuyorlar. Marketlerde, pazarlarda satılan mallar ne kadar sağlık açısından güvenilir ve sağlıklı kimse bilmiyor.  Hükümetten de buna engel olacak, sağlıksız ürünlere engel olacak herhangi bir uygulama ve kanun maalesef henüz yok. Yurt içinde ne şekilde zirai ilaçlarla zehirleniyoruz bilemiyoruz, ancak ihraç edilen malların iade sebeplerine baktığımızda da aşırı ilaçlama yüzünden. Tonlarca meyve, sebze, yağ iade oluyor iç piyasada tamamı tüketiliyor. Bu ihracattan iade edilen malların imha edildiğine dair herhangi bir haber de duymadık. Antalya’dan sandıklanan bir salatalık tarladan toplandığında on cm ise İstanbul’ la gelene kadar on, on iki on üç cm oluyor. Kullanılan ilaçların ne kadar güçlü olduğu ortada. Yavaş yavaş zehirlendiğimiz, genetik yapımızın değişikliğe uğradığı açıkça görülüyor. Tavuk eti tüketimi son yılarda kırmızı etin aşırı pahalanmasından dolayı çok artı. Antibiyotikli beslenme ile bir piliç yirmi sekiz otuz gün içinde iki kiloyu geçmiyor bunun normal şartlarda olma ihtimali var mı? Bu kadar kısa sürede sağlıklı tavuk yetiştirmek mümkün değil. Bunun içindir ki ihracatta gönderilen bütün tavuk etleri geri geldi ve bu ülkeler bundan böyle Türkiye’den tavuk eti almama kararı aldılar. Yani bu olay Türk beyaz et üreticilerine vurulan kara leke olarak kaldı. İşin enteresan tarafı bu sektörden de duruma itiraz eden yok. Demek oluyor ki hepsi aynı şekilde sağlığa uygun olmayan bir şekilde üretim yapıyorlar. Bu sebeptendir ki sekiz on yaşlarında kızlarımız ergen oluyorlar. Yiyeceklerimiz ile aldığımız zehirlerle biyolojik ve ruh sağlığımız tamamen değişti. Tepki verme, olanı sorgulama yeteneğimize tamamen yok oldu.
Anayasanın değiştirilmez maddelerinin değiştirilebileceği söyleniyor, başıma bir şey gelir diye tepki gösteren kimse yok, birkaç gazeteci yazar ve politikacı haricinde. Anayasaya bu maddelerin konulması için ecdadımız kan vermiş can vermiş, ortalık ayağı kakması gerekirken tık yok. Milli değerlerin en büyük savunucusu geçinen partilerden hiçbir tepki almadığı gibi bu fikirleri destekleyici açıklamalar yapıyorlar. Fazla para kazanmak için birkaç haftalık bebekleri bile bile ölüme gönderenler, devleti de büyük zarara uğrattıkları halde ne devletten ne de çocuk haklarını koruyan dernek ve kurumlardan büyük bir tepki var.
Dünyanın oksijen zenginliği bakımından sayılı yerlerinden sayılan kaz dağlarında maden arıyoruz bahanesiyle binlerce ağaç kesiliyor, Çevre Balkanımız başka şeylerden bahsediyor. Bölgesel bazı köylülerin itirazlarından başka duruma ve uygulamaya karşı gelen çevreci derneklerden bir hareket yok. Avrupa çevreci derneklerden Türkiye’nin, Avrupa’nın çöplüğü yapılmakta olduğu hakkındaki uyarılarını dikkate almayan Çevre Bakanlığından herhangi bir tedbir de yok. Geçen yıl Avrupa ülkelerinden, İngiltere’den 141.000ton, Almanya’dan 87.000 ton, Belçika’dan 74.000 ton, İtalya’dan 41.580 ton, Holanda’dan 27.000 ton, plastik atık çevre bakanlığı bilgisi dahilinde Türkiye’ye geldi. Bu çöpler neyin karşılığında ülkemize geliyor. Bu atıklarla ne yapılıyor, bu hayati bilgiler niçin vatandaş ile kamuoyu ile paylaşılmıyor? Bu atıklar denizlerimizi, toprağımızı, havamızı kirletiyor. Dolayısı ile geleceğimizi tehdit ediyor. İnsanlarımız plastik atıklarının düzenli olarak toplanması ve geri dönüşümün sağlanması için eğitmeye çalışılırken diğer taraftan başka ülkelerin binlerce ton plastiği hükümetin onayı ile ülkemize getiriliyor. Her halde işin ciddiyeti daha yetkililer tarafından anlaşılamamış gibi görünüyor. Tarımsal ilaçlarla plastik atıklarla geleceğimizin teminatı çocuklarımızı zehirliyoruz yok ediyoruz. Bu zehirlerin çocukların beyin gelişimini ve sağlığını direkt etkilediği bilim adamlarınca da ispatlanmıştır, bu konu ile ilgi çok fazla makale ve yayın da var. Lütfen herkes bu duruma karşı gelsin tepkisini göstersin ve elinden geleni yapsın. Geleceğimizin aklını riske atmayalım.
Bir yılı daha bitirmiş oluyoruz. Beraber olduğumuz geçen dört yılda çoğunlukla iyi haberlerde, iç açıcı olaylarda beraber olamadık. Ümit edelim ki gelecek yıllarda iyi haber ve olaylarla beraber oluruz. Her bakımdan sizler, bizler ve tüm Türkiye için sağlıklı huzurlu başarılı bir yıl olur.
Hoşça kalın, sağlıkla kalın Allaha emanet olun.
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.