16 Haziran 2026 Salı
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 15.06.2026

Asayiş Bay Kemal

Mustafa SÖNMEZ

Mustafa SÖNMEZ

1039 5 dk 0 yorum
Paylaş:

Türkiye’de uzun süredir  siyasetin aktör yetiştiremediği tartışmaları  yapıla durur. Ben  aktörden vazgeçtim  çözüm de üretemediği  ve üretemeyeceği konusunda büyük bir karamsarlığa kapılmış durumdayım.  Kendimi bilmeye başladığım ilk günden bu yana envaiçeşit kriz, darbe, terör olayı, siyasi ve hukuki tartışma, kapışma  ve gerginlikleri bizzat yaşamış, tanık olmuş bir neslin mensubu olarak daha önce hiç böyle bir duygu ya da düşünce durumuna düşmemiştim. Kenan Evren’in ‘bir sağdan bir soldan’ söylemiyle  hukuku, kerrat cetveline , adaleti abaküs boncuklarına indirgediği darbe ve sonrası dönemde bile  ülkenin içinde bulunduğu kaos ortamından mutlaka kurtulacağına dair güçlü duygularımız vardı. Bugün böyle mi? 

Toplumun adalet sistemine olan inancı günden güne eriyor. Adalet siyasetin elinde sıradanlaşıyor ve muktedirler yeni bir dönem ve koltuk güvenliklerinin tesisini sağlamak amacıyla toplum nezdinde itibarı olmayan bir iki fügüranı “gambit”  kontenjanından hakimlerin önüne atıyorlar. Yıllardır aydınlığa kavuşmamış, yarım bırakılmış dosyalar raflardan indiriliyor. Sözüm onlara ülkede “yargılanmayacak” ayrıcalıklı hiçbir sınıf, grup, partili, gazeteci vs yok havası yaratarak yeni ikna kampanyalarında  kullanılmak üzere “broşürlerini süsleyecek” malzemeleri tedarik ediyorlar. Vatandaşın mutfağa, sağlığa, eğitime, geleceğine  ayırması gereken bütçe, kazancını katlamaya başlarken muktedirler her şeyden uzak kendi gündemleriyle koltuklarını, makamlarını, saraylarını cilalıyorlar. Her geçen gün yeni bir oyun sahneye konuyor. Her geçen gün her şey daha da kötüye gidiyor.  

Son olarak yıllar önce birinci sınıf  Temel Hukuk derslerinde “iyi ya da kötü niyetin korunduğu haller” bahsinde varlığından haberdar olduğumuz “butlan” kavramı, ülkenin geleceğini riske atmak, milletin istikbalini  karartmak pahasına siyasi çekişmelerin masasına meze yapılıyor.  Seçmen iradesinin hiçe sayılarak seçilmişlerin yargı sopasıyla tek taraflı olarak terbiye edilmesi çalışmaları yetmiyormuş gibi şimdi de siyasi rakiplerini  aynı sopayla ve şeytanı emekliye ayıracak yöntemlerle  bertaraf etme gayretleri hiçbir utanç ya da sıkılma belirtisi taşımadan toplumun gözünün içine baka baka sergileniyor.

Siyasi kariyerindeki en büyük başarısı Kemal Kılıçdaroğlu’nu yenmek olan, bunun üstüne de yeni bir hedef koyamayan Akp Genel Başkanı Erdoğan, İmamoğlu’na karşı aldığı 3-0’lık mağlubiyetin acısını CHP’den çıkarmanın yolunu “mutlak butlan” aracılığıyla bulmuş olduğunu düşünüyor. Ayrıcalıklarla donattığı iş, aş, ekmek, koltuk, makam dağıttığı ve bunlar karşılığında da  “mutlak itaatlerini” sağladığı  biatçılarıyla Kılıçdaroğlu’na karşı bir zaferi daha kendisine hak görüyor. Elbette ki bu yolla  millete de zulmü.

İki yıl önceki bir konuşmasında herkese mavi boncuk dağıtırken CHP’nin devletçilik okunu yeşil ve morlarla şenlendireceğini söyleyen Özgür Özel’in rekor denemesine Kılıçdaroğlu el yükselterek  yedinci oku, “Ampulcülüğü” eklemek  üzere partiye geri dönüyor. Gerekçe “mutlak butlan”. Hedef “mutlak sultan”.  Milletin hiçbir sorununu çözemeyen, çözmeye becerisi olduğu da görülmeyen, aksine tüm bu sorunların müsebbibi olan  iktidara “can suyu projesi” olacağı geri ödemesiz  siyasi krediyi tanımlamak pahasına geri dönüyor.  İktidar için artık “Asayiş Bay Kemal”. Fakat unuttukları bir şey var. Bir düşünürün dediği gibi “Bazıları itaat etmek için doğar. Bazıları ise görmekle lanetlenmiştir.”

Bu gidişat lanetli bir geleceğin hattı üzerinde ilerlese de bizim için hatrı olan, mübarek ve kutsal olan satıhtır.         


Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.