İki yıl sonra
Bundan iki yıl önceydi…
Sabaha karşı 04.17’de…
Kahramanmaraş merkezli depremlerle sarsıldık.
11 şehir yerle bir oldu!
54 bin canımız gitti!
150 milyar dolar uçtu!
Sonra?..
Yine bildik hikâye:
Denetimsizlik, açgözlülük, çıkar hesapları…
Ve timsah gözyaşları…
Daha geçen ay Bolu Kartalkaya’da gördük aynı tabloyu:
78 canımıza tatilleri mezar oldu.
Rant uğruna insan hayatının hiçe sayıldığını gördük…
Ve sözde dördüncü kuvvet!
“Siyasi mevziye” göre saf tutan bir medya!
O yüzden…
Hep birlikte depremin altında kaldık,
Timsah gözyaşlarıyla da boğulduk!
1999’dan ders çıkardık mı?
6 Şubat’tan ders aldık mı?
Bilemiyorum!
TOKİ’nin yaptığı binalar dimdik ayakta, peki ya diğerleri neden yerle bir?
Acaba!..
Ege beşik gibi sallanıyor, İstanbul titriyor.
Ya bir deprem olursa?
Herkes aynaya bakıp kendi cevabını versin!
Allah göstermesin ama…
Bir sonraki yıkımda anlayacağız!
Devlet?
Evet, ilk gün aksadı.
Yağmacılar yürekleri dağladı.
Ama sonra?
Devlet, millet, stk’lar, vakıflar el ele verdi!
Yaralar hızla sarıldı.
Ve şehirler, iki yılda adeta yeniden ayağa kaldırıldı.
201 bin hak sahibi evine kavuştu.
Yıl sonuna kadar kalanlar da kavuşacak.
Elbette 11 şehri yeniden inşa etmek kolay değil!
Bu vesileyle emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.
Oysa…
ABD’de California yangını sonrası vali ne dedi?
“Sigortası olan, sigortadan parasını alır. Biz kimseye bir şey veremeyiz, yapamayız!”
İşte güçlü devlet!
İşte lider farkı!
*
Asker ve Disiplin!
Asker disiplin demektir!
Disiplinsizlik yapan beş teğmen, üç subay ordudan ihraç edildi.
Hararetle tartışılıyor…
Oysa eskiden ne olurdu?
2000 öncesinde…
Şûra’dan karar çıkar,
Sabah olur,
Mesaiye gelen subay kapının önüne konurdu!
Bitti gitti!
Şimdi?..
Danıştay yolu açık!
Algıyla örtbas edeceklerini sandılar…
Ama unutmayalım:
Dünün güneşiyle bugünün çamaşırı kurutulmaz!
Bildiğiniz maskeler…
2023’te Tuzla Piyade Okulu’nda başladı,
2024’te Kara Harp Okulu’nda devam etti!
Maskeler değişiyor ama oyun aynı!
“Atatürk’ün askerleriyiz!” diyorlar…
Peki…
Eyleme katılmayanlar kimin askeri?
Bu sorunun cevabını kim verecek?
Ama mesele bu değil!
Mesele, kimlerin neyin peşinde olduğu!
Bu yüzden…
Sadece ihraç edilenlere değil, içeride kalanlara da iyi bakmalı!
Çünkü…
Şeytana pabucunu ters giydirecek kadar maharetliler!
Ama unutmasınlar…
Devlet, eski devlet değil!
Artık…
Dış istihbaratların, terör örgütlerinin kucağında siyaset yapma dönemi sona erdi!
Şapkasına bakılmaksızın…
Atatürkçü, Kürtçü, Alevici, İslamcı fark etmez…
Kim neyi temsil ederse etsin,
Dış destekle içeride operasyon dönemi bitti!
Bugün…
Aranan birinci kural: “Yerli ve milli“ olmak!
Türkiye mozaiği…
Sağcı, solcu, milliyetçi, dindar…
Bunlar bizim zenginliğimizdir!
Farklı fikirlere sahip olabiliriz ama…
Kritik görevlerde bulunan herkesin kalbi, vatan için atmalı.
*
Sözde “Erdoğan üzerinden devlete kafa tutanların” sokak arayışları da hüsranla biter.
Dün Selahattin Demirtaş’ın,
Bugün Ümit Özdağ’ın körüklediği saman alevi…
Cürmü kadar yer yaktı!
Son çırpınışlar…
Sokak çağrıları nafiledir!
Çünkü…
Arkalarında sanıldığı gibi samimi bir kitle yok!
Bunu…
Ekrem Başkan da biliyor!
Medya bülbülleri de…
CHP seçmeni kendi monşer ablukasını yıkmalı…
Millet ve değerlerine uyumlu olmalı!
Uygun adım, milli duruş…
Marş, marş!
Depremlerde ve otel yangınında hayatını kaybedenlere Allah-ü Teala gani gani rahmet eylesin.
Ailelerine ve milletimize bir kez daha başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Sabaha karşı 04.17’de…
Kahramanmaraş merkezli depremlerle sarsıldık.
11 şehir yerle bir oldu!
54 bin canımız gitti!
150 milyar dolar uçtu!
Sonra?..
Yine bildik hikâye:
Denetimsizlik, açgözlülük, çıkar hesapları…
Ve timsah gözyaşları…
Daha geçen ay Bolu Kartalkaya’da gördük aynı tabloyu:
78 canımıza tatilleri mezar oldu.
Rant uğruna insan hayatının hiçe sayıldığını gördük…
Ve sözde dördüncü kuvvet!
“Siyasi mevziye” göre saf tutan bir medya!
O yüzden…
Hep birlikte depremin altında kaldık,
Timsah gözyaşlarıyla da boğulduk!
1999’dan ders çıkardık mı?
6 Şubat’tan ders aldık mı?
Bilemiyorum!
TOKİ’nin yaptığı binalar dimdik ayakta, peki ya diğerleri neden yerle bir?
Acaba!..
Ege beşik gibi sallanıyor, İstanbul titriyor.
Ya bir deprem olursa?
Herkes aynaya bakıp kendi cevabını versin!
Allah göstermesin ama…
Bir sonraki yıkımda anlayacağız!
Devlet?
Evet, ilk gün aksadı.
Yağmacılar yürekleri dağladı.
Ama sonra?
Devlet, millet, stk’lar, vakıflar el ele verdi!
Yaralar hızla sarıldı.
Ve şehirler, iki yılda adeta yeniden ayağa kaldırıldı.
201 bin hak sahibi evine kavuştu.
Yıl sonuna kadar kalanlar da kavuşacak.
Elbette 11 şehri yeniden inşa etmek kolay değil!
Bu vesileyle emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.
Oysa…
ABD’de California yangını sonrası vali ne dedi?
“Sigortası olan, sigortadan parasını alır. Biz kimseye bir şey veremeyiz, yapamayız!”
İşte güçlü devlet!
İşte lider farkı!
*
Asker ve Disiplin!
Asker disiplin demektir!
Disiplinsizlik yapan beş teğmen, üç subay ordudan ihraç edildi.
Hararetle tartışılıyor…
Oysa eskiden ne olurdu?
2000 öncesinde…
Şûra’dan karar çıkar,
Sabah olur,
Mesaiye gelen subay kapının önüne konurdu!
Bitti gitti!
Şimdi?..
Danıştay yolu açık!
Algıyla örtbas edeceklerini sandılar…
Ama unutmayalım:
Dünün güneşiyle bugünün çamaşırı kurutulmaz!
Bildiğiniz maskeler…
2023’te Tuzla Piyade Okulu’nda başladı,
2024’te Kara Harp Okulu’nda devam etti!
Maskeler değişiyor ama oyun aynı!
“Atatürk’ün askerleriyiz!” diyorlar…
Peki…
Eyleme katılmayanlar kimin askeri?
Bu sorunun cevabını kim verecek?
Ama mesele bu değil!
Mesele, kimlerin neyin peşinde olduğu!
Bu yüzden…
Sadece ihraç edilenlere değil, içeride kalanlara da iyi bakmalı!
Çünkü…
Şeytana pabucunu ters giydirecek kadar maharetliler!
Ama unutmasınlar…
Devlet, eski devlet değil!
Artık…
Dış istihbaratların, terör örgütlerinin kucağında siyaset yapma dönemi sona erdi!
Şapkasına bakılmaksızın…
Atatürkçü, Kürtçü, Alevici, İslamcı fark etmez…
Kim neyi temsil ederse etsin,
Dış destekle içeride operasyon dönemi bitti!
Bugün…
Aranan birinci kural: “Yerli ve milli“ olmak!
Türkiye mozaiği…
Sağcı, solcu, milliyetçi, dindar…
Bunlar bizim zenginliğimizdir!
Farklı fikirlere sahip olabiliriz ama…
Kritik görevlerde bulunan herkesin kalbi, vatan için atmalı.
*
Sözde “Erdoğan üzerinden devlete kafa tutanların” sokak arayışları da hüsranla biter.
Dün Selahattin Demirtaş’ın,
Bugün Ümit Özdağ’ın körüklediği saman alevi…
Cürmü kadar yer yaktı!
Son çırpınışlar…
Sokak çağrıları nafiledir!
Çünkü…
Arkalarında sanıldığı gibi samimi bir kitle yok!
Bunu…
Ekrem Başkan da biliyor!
Medya bülbülleri de…
CHP seçmeni kendi monşer ablukasını yıkmalı…
Millet ve değerlerine uyumlu olmalı!
Uygun adım, milli duruş…
Marş, marş!
Depremlerde ve otel yangınında hayatını kaybedenlere Allah-ü Teala gani gani rahmet eylesin.
Ailelerine ve milletimize bir kez daha başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Etiketler: