23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 22.05.2022

Üretim ve enerji

1545 4 dk 0 yorum
Paylaş:
Tekrar merhabalar, saygıdeğer Paşavizyon okurları.
Herkesin geçmiş Ramazan bayramını kutlar, ibadetlerimizin Allah katında kabul olmasını dilerim. Bu sayıdaki yazımda sanayinin olmazsa olmazlarından enerjiden bahsetmek istiyorum.
Dünya, hasar boyutu oldukça yüksek olan COVİD-19 salgının yaralarını sarmaya ve toparlanmaya çalışırken küresel boyutta ciddi bir kriz meydana geldi, enerji. Pandemi döneminde yaşanan kapanmalar enerji talepleri de tarihi bir düşüşe neden olmuştu. Bu tarihlerde dünya piyasalarında petrolün varilinin bir dolardan satıldığına tanık olduk hep birlikte. Bu süreç yatırımcıları durma noktasına getirirken, tedarik zincirinde de kaymalara neden oldu. Kapanmaların ardından normale dönen küresel ekonomi, hızla artan elektrik, petrol, doğal gaz ve kömür talepleri karşısında tedarik sıkıntısı yaşanınca fosil yakıt piyasalarında, şiddetli dalgalanmalar ortaya çıkmaya başladı. Özellikle hızlı ivmelenme gösteren enerji talebi, enerji fiyatlarını Avrupa ve ABD gibi bölgelerde rekor seviyelere çıkararak piyasalarda aksaklıklara neden oldu ve olmaya da devam ediyor.
Krizin ayak sesleri 2021 yılının ilk aylarına kadar dayansa da Ekim 2021 itibariyle dünya genelindeki etkileri artmaya başlamıştı ve 2022 yılında etki alanını daha da genişletti. Türkiye’nin krizin sancılı tarafını genel hatlarıyla hissettiği ocak ayında, enerji fiyatlarında yaşanan rekor seviyesindeki dalgalanmalar, elektrik kesintileri ve ülkelerin enerji tedariki konusunda ki yarattığı problemler sanayicileri fazlasıyla zor durumda bıraktı. En büyük tehlikelerden biri kuraklığın devam etmesi halinde ise enerji piyasası için gerçekten alarm zilleri çalıyor.
Birçok dünya ülkesi gibi enerjisinin büyük bir kısmını ithal eden Türkiye de krizin etkilerini derinden hissetti. Bu süreçte en zor durumu ise sanayi şirketleri yaşadı. Geçen yılı ihracat rekoru ile kapatan Türkiye koymuş olduğu 2022 ihracat hedeflerine ulaşmak adına çalışırken önce artan hammadde ve vergi maliyetleri şimdi de enerji krizi ile sarsıldı. Fabrikalardaki enerji ve doğalgaz kesintileri sonucu üretimde yaşanan duraksamanın, ihracat ve satışlar üzerinde ciddi yansımalara neden olduğu görülüyor. Özellikle ihracat odaklı sektörler bu durumdan oldukça endişeli ve devlet nezdinde bir yapılandırma yapılması bekleniyor.
Çözüm nedir derseniz bu konuda biraz bilgisi olan herkesin cevabı yenilenebilen enerji. Çok şükür Allah’ın bize bahşettiği güneş ve rüzgâr gibi sonsuz rezervli bir kaynağımız var. Yirmi yıldır bu konuda bilgili kişilerin tavsiye ettiği, devletin enerji programlarını bu yönde geliştirmeleri gerektiği planların bu merkezde yapılması gerektiğini söylemelerine rağmen bugüne kadar hiçbir şey yapılmamış gibi, yılın %70’ini güneşli ve rüzgârlı geçiren Türkiye, bu imkânların %5’inden bile faydalanamıyor. Acil olarak yenilenebilir enerji projeleri sadece KDV destekli değil cazip kredi ve bağışlarla desteklenmelidir. Güneş enerji santralleri ile ilgili çok araştırma yaptığım için biliyorum. Sadece kurulum da ciddi bir maliyeti var, sonrasında sadece belli aralıklara bakım yapmanız yeterli. Sonrası Allah’tan. Tekrar söylüyorum petrol arama ve çıkartma için harcanan paralara inanın yazık oluyor. O paralar güneş enerjisi yatırımlarına yapılacak olsa ülke geleceği için daha faydalı ve çevre kirliliğine de bir çare olacağına inanıyorum. Çünkü ne havayı ne de suyu kirletiyor temiz enerji.
Devlet politikalarını yönlendirenler bu konuları bizden daha iyi biliyorlardır muhakkak. Amma popilist politikalar buna ne kadar müsaade eder orası muamma. Kendi kullandığımız enerjiyi kendimiz üretelim. Bakın Rusya’da savaş var enflasyon %14 bizde savaş yok enflasyon %70 her şey apaçık ortada. Allah bizi yönetenlere doğru karar verme gücü versin.
Hoşça kalın, sağlıkla kalın değerli okurlarım.
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.