04 Eylül 2026 Cuma
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 04.09.2026

Tarihin derin sayfasından: İttihatçılık

Erkan Macit

Erkan Macit

908 5 dk 0 yorum
Paylaş:

8 Haziran 1908’de Reval de Rus Çarı ve İngiliz kralı Osmanlı'yı parçalamak için anlaşınca; Türk derin devleti masonik darbe ile devrilen Abdülaziz'in tahtına çıkarttıkları mason Padişah 5. Murat'ı devirerek; tahta oturttukları Abdülhamit’in iktidarına son verme kararı aldılar. 

Panislamizm ile imparatorluğu bir arada tutma görevi verdikleri Abdülhamit görevini yapamadığı için; Yunan, Sırp, Bulgar, Ermeni milliyetçiliği patlamış ek olarak Kürt, Arap Milliyetçilikleri de tetiklenmişti. Milliyetçilikleri körükleyen Mason localarına Türk subaylarını sızdırarak Enver, Cemal Paşa gibiler eliyle yine Mason Talat Paşa liderliği de İttihat Terakki Partisi kuruldu. 

İtalyan Risotto locasına bağlı kurulan İttihat Terakki, Vatikan’a da dolaylı olarak bağlıydı. Tüm Avrupa ve Rusya üzerine çullanırken Türk derin devleti mecburen Mason Localarının içinde yeni partiyi kurmuştu. İttihat Terakkiye katılanların birisi de Türkçü bir subay olan Mustafa Kemal altı ay sonra bu yapının Vatikan'a hizmet ettiğini anlayıp istifa etmiştir. Bu tarihten itibaren de Masonik ittihatçılarla mücadele etmek zorunda kaldı. Mason İttihatçılar önce Mustafa Kemal'i, Cemal Paşa eliyle Selanik’te ölümle tehdit etti, sonra Trablusgarp'a Libyalı direnişçiler öldürsün diye göreve gönderdi. Fakat beklenmeyen bir şey oldu, Şeyh Sunusi Mustafa Kemal'e biat etti. Bu arada Mustafa Kemal Atatürk, gençlik yıllarında İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne resmi olarak üye olmuştur ancak ordu ile siyasetin ayrılması gerektiği ve izlenen yöntemler konusundaki temel görüş ayrılıkları nedeniyle lider kadrodan ve cemiyetin aktif siyasetinden hep mesafeli durmuştur. 

Edirne’nin işgalden kurtarılması ve Çanakkale savaşlarında başarılarının ordu gazetesinde yazılmasını bile yasaklattılar. Samsun'a çıkmasını önlemek için limana suikastçılar yolladılar bu yüzden şehirden hemen Havzaya geçti. Erzurum ve Sivas kongresinde bir yandan İngiltereci Rauf Orbay, Karabekir, Amerikancı Halide Edip diğer yandan Almanya ve Vatikancı İttihatçılarla, Padişah, Kürtçüler, isyancılarla ayrı ayrı mücadele etmek zorunda kaldı. Mason localarına sızarak devleti kurtarma görevi verilen ittihatçılar artık tamamen Masonlaşmış, devletin aleyhine çalışmaktadırlar. Bin bir zorlukla TBMM'yi açıp direniş harbiden başladığında Garp cephesini çökertecek Çerkez Ethem isyanını başlatıp, “Yeşil Ordu" ihtilalini yapıp sıtma hastalığından yatan Mustafa Kemal'i öldürmeye kalktılar. Topal Osman'ı provoke ettiler. İttihatçılar, İzmir suikastinde tekrar başarısız olunca Mustafa Kemal mecburen İttihatçı Masonları tek tek yargılayıp idam ettirerek ülkedeki fesadı dindirdi. Ancak Masonlar rahat durmadı. Atatürk'ü zehirleyip Enver Paşanın kurmay subayı olan Mason İnönü'yü Cumhurbaşkanı yaptılar. İttihatçılar MHP içinde varlıklarını sürdürmeye çalıştılar ancak Rahmetli Alpaslan Türkeş onları tasfiye etti. 

Tarihe baktığımızda İttihatçılar (İttihat ve Terakki Cemiyeti mensupları) saf ve ideolojik  anlamda İslamcı değildi. Temel amaçları devleti kurtarmak olan İttihatçılar; öncelikle Osmanlıcılık, süreç içinde ise ağırlıklı olarak Türkçülük ve Batılılaşma/modernleşme fikirlerini benimsemiş sözde seküler bir aydın ve subay hareketidir. Ancak sonradan baktığımızda ise gerçekler hiç de öyle değildir.

1-)İttihatçı Masonlar Türkçü değillerdir, ırkçıdırlar. Onlara Vatikan ve Alman gizli servisinin verdiği görev doğrultuda Türk boylarını kutuplaştırıp ayrılıkçılığı körüklemektedirler. 

2-)Atatürkçü hiç değillerdir Atamızın zehirleyen Mason localarının hizmetkârlarıdırlar.

 3-)Müslüman değillerdir tüm Masonlar gibi yeri geldiğinde dindar rolleri yaparlar. 

4-)İnsani değillerdir. Materyalist, menfaatçi, pusucu, töre bilmezler. 

5-)Rahmani değillerdir.

Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.