Öncelikli olarak yeni eğitim-öğretim döneminin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.
Yeni eğitim-öğretim döneminin yanı sıra bir ay kadar önce başlayan profesyonel liglerden sonra yakında başlayacak amatör liglere değinmek istiyorum.
Türkiye’de futbol, profesyonel liglerin ışıltılı dünyasından ibaret değildir; oyunun gerçek kalbi, mahalle kültürünün ve aidiyet duygusunun en saf haliyle yaşandığı amatör liglerde atar. Yeni amatör lig sezonunun kapıları aralanırken, tribünleri doldurmaya hazırlanan taraftarlar ile kulüpleri ayakta tutmaya çalışan yönetimler arasında tatlı bir gerilim baş gösterir.
Peki, yeni sezon öncesi taraftar ne ister, kulüpler ne yapar?
Amatör takım taraftarı, endüstriyel futbolun tek tipleştirdiği modern seyircilerden çok farklıdır. Onlar için tuttukları takım; doğup büyüdükleri mahalle, çocukluk anıları ve saf bir kimlik beyanıdır. Bu yüzden sezona başlarken talepleri net ve tavizsizdir:
Mutlak şampiyonluk ve üst Lig, armanın hakkını vermek ile yerel kimliğin korunmasıdır.
Kulüplerin gerçekliği: Ekonomik darboğaz ve hayatta kalma savaşı
Madalyonun diğer yüzünde ise amatör kulüpleri binbir fedakarlıkla ayakta tutmaya çalışan başkanlar ve yönetim kurulları yer alır. Taraftarın tutkulu taleplerine karşılık, kulüplerin dünyası tamamen rasyonel ve sert gerçeklerle doludur: Bütçe bulma sancısı, Maliyet-Performans transferleri, Tesis ve Altyapı yetersizliği ile Günü Kurtarma baskısı!
Ortak paydada buluşmak: Çözüm nerede?
Yaklaşan amatör lig sezonu öncesinde bu iki dinamik arasındaki uçurumu kapatmanın yolu karşılıklı anlayış ve sürdürülebilir modellemeden geçer.
Kulüpler, taraftara hayal satmak yerine mevcut ekonomik gerçekleri açıkça anlatmalı ve şeffaf bir yönetim modeli sergilemelidir. Taraftarlar ise kulübün sadece iyi gününde tribünde bağırarak değil; kombine, aidat, ürün satışı veya üyelik gibi yöntemlerle kulübe doğrudan finansal destek sağlayarak "taşın altına elini koymalıdır."
Unutulmamalıdır ki; amatör liglerde kulüpler taraftarsız, taraftarlar ise kulüpsüz yaşayamaz. Yeni sezon başlarken, paranın değil armanın değerini bilenlerin sahasında, iki tarafın da birbirine omuz vermesi amatör futbolun en büyük kazancı olacaktır.
Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren tüm amatör lig takımlarımıza başarılar dilerim.
BAŞARILAR BAYRAMPAŞALILAR!
Bayrampaşa Belediyespor, basketbol ve voleybolda tarihinde ilk kez 2. Lig’de yer alacak. Bu, semt sporunun mahalleden ulusal sahneye çıkışıdır. Bir süredir bölgesel liglerde mücadele eden kulüp artık daha geniş bir rekabetin içinde. Semih Erden Spor Salonu, ilçenin kimliğini taşıyan bir vitrine dönüşüyor.
Başarı yalnızca skorla ölçülmez. Yerel gençlere forma, taraftara şeffaf iletişim, yönetime sürdürülebilir bütçe gerekir. 2. Lig bir durak değil, basamak olmalı. Bir de şunu ekleyeyim. “Sporun başkenti Bayrampaşa” deniliyor ya bu takımlarımızda Bayrampaşalı sporcuların da sayısının atmasını görmeyi çok isteriz. Bayrampaşa’dan Türk basketboluna ve voleyboluna Yeni Hidayet Türkoğlu, Semih Erden, Orhan Güler, Hakan Köseoğlu, Emircan Koşut ve Eda Erdem Dündar gibi yıldızların gelmesi dileğiyle…