23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 19.06.2017

Söz siyaset ve söylemek üzerine

2610 4 dk 0 yorum
Paylaş:
ÖNCE söz vardı”. Son günlerde hep kulağımda çağıldadı.
   Söylemek sözü dile getirmektir. Dile getirmek de  başkasına söylemektir. Biz sözcükler, kelimeler kullanırız, olayları olguları anlatırız, anladığımızı aktarırız. Bunun için sözcükleri öğreniriz önce, anlamını öğretirler bize. Sözcükler öğretilir ama sözü biz kendimiz anlarız. Sözcükler yetersizdir tek başlarına, olayları olguları anlatmaz, ama öğrenince onları, sözü biz kendimiz anlarız.
İnsanoğlu dünyayı algılar, görür, işitir, hisseder, alır çevresinden alması gerekeni, rengi, şekli sesi, etkiyi. Bu arada sözcükleri öğrenir, anladığını, algıladığını aktarabilsin diye. Söz sözcüklerden kelimelerden yapılır. Eklemlenir sözcükler ve dönüşüverirler söze. Söz, sözcüklerden oluşandır ve onu herkes anlar, eğer sözcükleri bilirse. 
Söz söylemek anlatmaktır; anlamakta anlatmanın ön şartı, koşulu. Çünkü insan anladığını anlatabilir ve öyle yapmalıdır da. Anlatmaya başlamaktır söz. Sözle ifade edilen de anlatı. O halde demiştik ya insanoğlu görür, işitir, hisseder, dünyayı yorumlar ama birden hayatına girer söz, anlatı. Ve nedense son zamanlar hep kulağımda çağıldadı.  “Önce Söz vardı.” 
Siyasete gelince; Siyaset tek kelimeyle, tek sözcükle  ifade edilemez, içinde bir kavram taşır. Kavram taşıyan sözcük iyi anlaşılmazsa, biz de anlayamayız o sözü, o konuşmayı. Siyaset kelimesi Arapça’dır arkadaşlar ve içerdiği anlam benzetme ile açığa çıkar. Siyaset yapmak seyislik yapmak demektir. Bir seyis için atı neyse, siyasetçi için toplum odur. Siyasetçi kendisi için yaşamaz, topluma  adar kendisini, toplumun sorunlarına. Toplum yaşar sadece, kendini emanet ederek siyasetçiye, günümüz yönetimlerinde.
Siyasetçi bilgili olmalıdır aynı zamanda da dikkatli, aynı bir seyisin atıyla ilişkisinde olduğu gibi. Toplum değildir siyasetçiyi yöneten ama siyasetçidir toplumu gözeten, yaşamı yöneten ve de yaşamları yönlendiren. Siyasetçi bakar halkına, yönlendirir halkını tıpkı bir seyisin hazırladığı gibi atını.
Siyasetin başarısı İKNA ile olur kalabalığı. Ve İKNA olur böylece siyasetin aracı. Son zamanlarda yine hep kulağımda çağıldadı “Önce Söz vardı.”
Siyasetçinin rakipleri vardır, hepsi  yönetmek  ister, hepsi ikna etmek ister kalabalığı. Aralarında böylece başlar bir uğraş, bir savaş, bir mücadele. Siyasetçi rakipleriyle uğraştadır artık, var olmak, yönetmek ister. Uğraşın, savaşın amacı halkı ikna etmektir ama ikna edince de halkı, ele geçirmektir gücü, yetkiyi ve yönetme hakkını. Ama dikkat edin vicdan yoktur uğraşta, savaşta, maçta. Vicdan sadece seyircide vardır, olan bitene karar verip içselleştirende. Hiç gördünüz mü vicdanı siz maçta ya da  kavgada. Vicdan kayboluverir, rakipler de güç amaca yoğunlaştığında. Ama bitiverir artarak,  görenin seyredenin içinde, arasında.
Siyasetçinin amacı, götürmektir toplumu barışa, huzura, aydınlığa. Ölçü en iyi yapmaktır toplumunu dünyadaki benzerleri arasında. Huzuru artırmaktır, değerlere güç katmaktır, insani değerlere. Ama insanoğlunun bir hastalığı vardır. Bazen bazıları yaşamak ister karanlıkta, karanlıktan geçinir bazıları. Ama aydınlık vazgeçilmezdir! Bir canlansın gözünüzde, karanlıktan bıkmış kelebeğin ışık aşkı. Ve insan içinde, ışığını hiçbir ışıktan almayan ışığın aşkı. 
İnsanoğlu aydın olabilir yansıtabilir topladığı tüm ışığı. Ama yansıtmak için de kullanabilir ancak sözü, sözcüğü. Ama dikkat edin, sözler bazen eğer büğer doğruyu, yanıltır. Bazen büyüler bazen de doğruyu söyler. Doğruyu anlamak için, denilenler, söylenilenler yeterlidir belki. Ama denilenler değil, belki yapılanlardır gerçek vicdanın aradığı. 
Bir de böyle bakın istedim, olagelen siyasete, dünyamda ve ülkemde. Bol aydınlık günler diliyorum tüm zamandaşlarıma ve aynı zamanı  yaşadığım tüm insanlara. 
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.