23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 14.03.2022

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline dair

1011 4 dk 0 yorum
Paylaş:
Ocak-2022’de dillendirilmeye başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı daha doğrusu Rusya’nın Ukrayna’yı işgali; nihayet Şubat-2022 sonunda başladı. Uluslararası camianın bütün baskı ve yaptırım kararlarına rağmen Rusya çok önceden belirlediği plan ve stratejiyi uygulamaya koymuş oldu. Rusya, daha önce olduğu gibi bu savaşta da gövde gösterisi kısmında başarılı oldu. Kiev’e doğru ilerleyen 60 kilometrelik bir askeri konvoyu var. Konvoy adım adım ilerliyor. Bu; korkutma ve Ukrayna’dan göçü hızlandırma ve bir göç kargaşası meydana getirmeye yönelik bir hamle.
Rusya, ayrıca füzelerle stratejik hedefleri vuruyor. Bütün bu olanlara karşılık yaptırımlardan öte gitmeyen bir ABD ve AB bloğu var. Kaldı ki bu ekonomik yaptırımlar da Rusya kadar ABD ve AB bloğunu da etkiliyor, etkileyecek. Mesela mevcut durumdan dolayı petrol fiyatları yükseliyor. Bu aynı zamanda Rusya’nın işine yarıyor. Gaz fiyatları da öyle.  
Sıklıkla NATO’nun müdahalesi bekleniyor. Özellikle Ukrayna’nın hava sahasını kapatma konusunda. Ancak uluslararası hukuk bakımından bu mümkün gözükmüyor. Çünkü Ukrayna henüz NATO üyesi değil. Böyle bir durum NATO ya da ABD ile Rusya savaşının başlaması demek. BMGK’nın da bir önemi yok; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan,  BM kürsüsünde: “Dünya beşten büyüktür” diye haykırdığında, bunu anlamayanlar, şimdi anlıyorlar ama faydası yok. Çünkü o beşin birisi Rusya.   
İşin en ilginç yanı, Rusya’nın işgal planlarının çok önceden biliniyor olması ve bu uluslararası arenada dile getirildiğinde, Rusya’nın ısrarla bunu reddetmiş olması. Yani Rusya’nın pişkin bir yalancı olduğu resmileşmiş oldu. Rusya, askeri güç olarak Ukrayna’dan üstün olduğunu düşünüyor. Gücün hukukun ve adaletin üstünde olduğunu zannediyor. Geçmişte de Afganistan işgali böyle başlamıştı. 2014 yılında Kırım’ın işgal ve ilhakı da böyle olmuştu. Donbas bölgesindeki iki uydurma devletin bağımsızlığının tanınması da böyle olmuştu. Vlademir Putin’in, “Ukrayna’nın müzakerelerde bütün şartlarımızı kabul etmesi gerekir” demesi de bu güce tapmasından. Halbuki hiçbir güç; sınırsız güç değildir. Ayrıca kontrol edilemeyen güç; güç değildir.
Benim ülkemde de Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile ilgili garip  ve bir o kadar da satılmışlık kokan yorumlar yapılıyor. Rusya işgalci bir güç olarak Ukrayna’da bulunuyor. Bu işgali haklı göstermek adına; satılmışlığı yaşam tarzı olarak benimseyenlerin Ukrayna Devlet Başkanı Volordimir Zelensky üzerinden Ukrayna’ya saldırma çabaları nafile uğraşlardır. Israrla Zelensky’nin siyasete başlamazdan önce tiyatrocu olduğunu, komedyen olduğunu Rusya’nın işgalinin bu  yüzden yaşandığını ileri sürenler dahi var. Bununla yetinmeyenler, Zelensky’nin  bu krizde ABD’ye ve AB’ye güvendiğini  bu nedenle  de Ukrayna’nın başına bela olduğunu da yazıyorlar. Nihayet, Rusya’yı haklı çıkarma çabaları Zelensky’nin Yahudi asıllı olduğunu yazmakla taçlanıyor. Oysa bunların hiçbirisi emperyal bir ülkenin bağımsız bir ülkeyi işgal etmesini haklı ve masum göstermez. Ayrıca değişmeyen gerçek; “Zulüm nerden gelirse gelsin, kime yapılırsa yapılsın ZULÜM; kim yaparsa yapsın ZALİM” olduğudur. İşte sorun tam burada. Bunu diyememenin insan suretindeki bu halini görmek insanlık adına utanç verici bir durum.



Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.