23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Bayrampaşa 14.08.2021

Pandemi ve Psikoloji

Yaşantımızın üzerinden pandemi gölgesi tam olarak kalkabilecek mi ve bu süreçte yeni edindiğimiz davranış ritüellerinden kurtulabilecek miyiz?

1981 3 dk 0 yorum
Paylaş:
Pandemi ve Psikoloji

Pandemi ve Psikoloji

• Bir buçuk yıldır gündemimizden hiç eksik olmayan, hayatımızı her yönüyle şekillendiren, duygu-düşünce-davranış işleyişimizi adeta sil baştan eden bir konu; pandemi… Pandemi, yaşantımızın tam ortasında yer almadan öncesinde nasıl bir normalliğimiz vardı?.. O normalliğimizde günlük hayatta nasıl da herhangi bir virüsün etkisi ile hastalanmadan hayatımızı sürdürebiliyorduk?.. Yaşantımızın üzerinden pandemi gölgesi tam olarak kalkabilecek mi ve bu süreçte yeni edindiğimiz davranış ritüellerinden kurtulabilecek miyiz?... 
Bunlar zihnimizin bu aralar sıklıkla geliştirdiği düşünce içeriklerine birkaç örnektir. Tahmin ediyoruz ki; bazı kişiler için üzerine niceleri eklenir, bazı kişiler içinse aralarından birçoğu çıkarılır ya da aralarından hiçbiri bir anlam ifade etmiyor olabilir. Yaşanan salgın her ne kadar küresel boyutta olsa da kişinin bu duruma karşı verdiği psikolojik tepkiler; geçmişten getirdiği örüntüleri, kişilik yapısı, sosyo-kültürel durumu, yaşı, ekonomik şartları, psikolojik ve bedensel sağlamlılık özelliklerine göre şekillenmektedir. Nasıl ki bedensel hastalıkların seyri kişiden kişiye değişmekteyse, yaşanan olaylar ardından gerçekleşen psikolojik etkilenmelerin kişiden kişiye değişmesi de anlaşılabilir karşılanmalıdır.
Pandemi süreciyle beraber en çok deneyimlenen duygu 'belirsizlik' olmuştur. Covid-19 virüsünü tanımıyor olmak, hali hazırda bir tedavi yöntemi olmadığı için tedavi edici yöntemlerin pandemi süreciyle beraber geliştirilmek zorunda olunması, pandemi süresinin uzaması ve ne zaman sonlanacağının bilinmemesi ile belirsizlik duygusu sürekli pekiştirilmiş oldu. Belirsizlik duygusu ise kaygı ve korkuları tetikleyen en önemli etkendir. Bu denli bilinmezin olduğu ortamda kaygı ve korkuların canlı kalmasını olağan bir sonuç olarak görmekteyiz. Kaygı duygusu içerisinde olmanın bireylerde ilk uyandırdığı düşünce ise; kendisine fazlasıyla zarar verici etkisi olan bir durum yaşadığıdır. Bu yüzden de öncelikle kaygının ne anlama geldiği doğru şekilde açıklanmalıdır. Kaygı; belirsizlik durumlarında ortaya çıkan, nedeni somut olarak belli olmayan tedirginlik hali olarak tanımlanır. Kaygı, insanoğlunun var olduğu zamanlardan beri yaşadığı bir duygudur. Bu duygu sayesinde kişi kendisini korur, yaşamda kalır ve bu sağlıklı olan bir durumdur. Bu duruma pandemi açısından bir örnek verirsek; Covid-19’dan korunmak için uzmanların önerdiği kuralları yeteri kadar uygulama düzeyinde pandemi sürecini yaşantılıma.Kaygının dozu olması gerekenden yükselirse; kişi zamanının birçoğunu tetikte geçirmeye başlar ve kişinin yaşamsal işlevselliği düşer. İşlevselliği düşen birey kaygının yanında birçok farklı semptomu da kendisinde gözlemlemeye başlar. Günlük yaşam aktivitelerini belki korunma amaçlı belki de farkına varmadan değiştiren kişi, sosyallikten uzaklaştığı için yalnızlık, içe kapanıklık, isteksizlik, tekrarlayan takıntılı düşünceler, engellenmişlik hissi ve öfke belirtilerini yaşamaya başlar.
Pandeminin psikolojik etkilerini en aza indirebilmek için pandemi öncesi rutinlerin tamamından vazgeçmek yerine, o rutinleri devam ettirilebilecek düzeylere ve koşullara göre şekillendirmeye çalışmak gerekmektedir. Bunların yanında yaşanılan kaygı ve korku duygularının pandemi tecrübesine verilen faydalı tepkiler olduğunu bilerek; işlevselliğin yoğun olarak düştüğü ve farklı semptomların eklendiğinin görüldüğü noktada ise psikolojik ya da psikiyatrik destek almanın en faydalı yöntem olacağı göz ardı edilmemelidir.

Uzm. Klinik Psikolog Elif Karataş
Bayrampaşa Kolan Hospital

Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.