Pandemi ve Psikoloji
Yaşantımızın üzerinden pandemi gölgesi tam olarak kalkabilecek mi ve bu süreçte yeni edindiğimiz davranış ritüellerinden kurtulabilecek miyiz?
Pandemi ve Psikoloji
• Bir buçuk yıldır gündemimizden hiç eksik
olmayan, hayatımızı her yönüyle şekillendiren, duygu-düşünce-davranış
işleyişimizi adeta sil baştan eden bir konu; pandemi… Pandemi, yaşantımızın tam
ortasında yer almadan öncesinde nasıl bir normalliğimiz vardı?.. O
normalliğimizde günlük hayatta nasıl da herhangi bir virüsün etkisi ile
hastalanmadan hayatımızı sürdürebiliyorduk?.. Yaşantımızın üzerinden pandemi
gölgesi tam olarak kalkabilecek mi ve bu süreçte yeni edindiğimiz davranış
ritüellerinden kurtulabilecek miyiz?...
Bunlar zihnimizin bu aralar sıklıkla geliştirdiği düşünce içeriklerine
birkaç örnektir. Tahmin ediyoruz ki; bazı kişiler için üzerine niceleri
eklenir, bazı kişiler içinse aralarından birçoğu çıkarılır ya da aralarından
hiçbiri bir anlam ifade etmiyor olabilir. Yaşanan salgın her ne kadar küresel
boyutta olsa da kişinin bu duruma karşı verdiği psikolojik tepkiler; geçmişten
getirdiği örüntüleri, kişilik yapısı, sosyo-kültürel durumu, yaşı, ekonomik
şartları, psikolojik ve bedensel sağlamlılık özelliklerine göre
şekillenmektedir. Nasıl ki bedensel hastalıkların seyri kişiden kişiye
değişmekteyse, yaşanan olaylar ardından gerçekleşen psikolojik etkilenmelerin
kişiden kişiye değişmesi de anlaşılabilir karşılanmalıdır.
Pandemi süreciyle beraber en çok
deneyimlenen duygu 'belirsizlik' olmuştur. Covid-19 virüsünü tanımıyor olmak,
hali hazırda bir tedavi yöntemi olmadığı için tedavi edici yöntemlerin pandemi
süreciyle beraber geliştirilmek zorunda olunması, pandemi süresinin uzaması ve
ne zaman sonlanacağının bilinmemesi ile belirsizlik duygusu sürekli
pekiştirilmiş oldu. Belirsizlik duygusu ise kaygı ve korkuları tetikleyen en
önemli etkendir. Bu denli bilinmezin olduğu ortamda kaygı ve korkuların canlı
kalmasını olağan bir sonuç olarak görmekteyiz. Kaygı duygusu içerisinde olmanın
bireylerde ilk uyandırdığı düşünce ise; kendisine fazlasıyla zarar verici
etkisi olan bir durum yaşadığıdır. Bu yüzden de öncelikle kaygının ne anlama
geldiği doğru şekilde açıklanmalıdır. Kaygı; belirsizlik durumlarında ortaya
çıkan, nedeni somut olarak belli olmayan tedirginlik hali olarak tanımlanır.
Kaygı, insanoğlunun var olduğu zamanlardan beri yaşadığı bir duygudur. Bu duygu
sayesinde kişi kendisini korur, yaşamda kalır ve bu sağlıklı olan bir durumdur.
Bu duruma pandemi açısından bir örnek verirsek; Covid-19’dan korunmak için
uzmanların önerdiği kuralları yeteri kadar uygulama düzeyinde pandemi sürecini
yaşantılıma.Kaygının dozu olması gerekenden yükselirse;
kişi zamanının birçoğunu tetikte geçirmeye başlar ve kişinin yaşamsal
işlevselliği düşer. İşlevselliği düşen birey kaygının yanında birçok farklı
semptomu da kendisinde gözlemlemeye başlar. Günlük yaşam aktivitelerini belki
korunma amaçlı belki de farkına varmadan değiştiren kişi, sosyallikten
uzaklaştığı için yalnızlık, içe kapanıklık, isteksizlik, tekrarlayan takıntılı
düşünceler, engellenmişlik hissi ve öfke belirtilerini yaşamaya başlar.
Pandeminin psikolojik etkilerini en aza
indirebilmek için pandemi öncesi rutinlerin tamamından vazgeçmek yerine, o
rutinleri devam ettirilebilecek düzeylere ve koşullara göre şekillendirmeye
çalışmak gerekmektedir. Bunların yanında yaşanılan kaygı ve korku duygularının pandemi
tecrübesine verilen faydalı tepkiler olduğunu bilerek; işlevselliğin yoğun
olarak düştüğü ve farklı semptomların eklendiğinin görüldüğü noktada ise
psikolojik ya da psikiyatrik destek almanın en faydalı yöntem olacağı göz ardı
edilmemelidir.
Uzm.
Klinik Psikolog Elif Karataş
Bayrampaşa
Kolan Hospital
Ilgili Haberler
AK Parti Bayrampaşa İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ferhat Altunbey'den bayram mesajı
22.05.2026
AK Parti Bayrampaşa İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ferhat Altunbey'den Bayram mesajı
22.05.2026
Bayrampaşa protokolünden Ulaş İnşaat’a ziyaret
22.05.2026
Paşavizyon Gazetesi’nden Kaymakam Abdullah Çiftçi’ye nezaket ziyareti
22.05.2026