23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 28.08.2018

Öğretmen eğitimi önemi ve çözümü

989 3 dk 0 yorum
Paylaş:
EĞİTİM sistemimizin sorunlarından biri öğretmen yetiştirme ve geliştirmedir. Ülke olarak bu soruna artık çözüm üretmeliyiz. Sorun tek yönlü değil; 1 milyona yakın çalışan, 400 bin civarında ataması yapılmamış ve 200 bin civarında üniversitelerde okuyan öğretmen var. 
Problemin merkezinde 20’nci yüzyılın öğretmenleri ile 21’inci yüzyılın insan kaynağını yetiştiremeye çalışmak ve de hızla değişen sistemlere uyum sorunu var.
 Artık bilgi veren öğretmen yerine üreten, rehberlik eden öğretmen anlayışına geçmemiz gerekiyor. Düşünün şu anda okullarda görev yapan, ellerinde bir müfredatla sınıfa girip çocuklara o müfredatı aktarmaya çalışan ve de çocukların gerisinde kalmış (önemli bir kısmı) durumda olan öğretmenlerle nasıl yol alabiliriz? 
Üstelik bu iş derinleşmeye devam ediyor çünkü karşısında dijital çağın nimetlerini kullanan çocuklar var ve öğretmen bu nesle karşı çözüm üretemiyor. Bu durumda da çocukların okula gitmesini cezbedecek hiçbir şey kalmıyor.
 Okullar renksiz, dersler sıkıcı, öğretmenler baskıcı, müfredat tutucu, siz öğrenci olsanız böyle okula gitmek ister miydiniz? İşte bu yüzden okullarımız ve öğretmenlerimiz öğrencilerin ilgisini yitirmiş durumda. Eğitimi tekrar ayağa kaldırmak için yapmamız gereken ilk şey öğretmenleri çağa uygun, çağın yetkinliklerine uyum sağlamış bireyler haline getirmektir. 
YÖK geçtiğimiz yıl “Eğitim fakültelerine baraj puan uygulaması getiriyoruz” dedi ve getirdi. Ama şunu belirtmeden de geçemeyeceğim; öğretmen niteliklerini ve özelliklerini bir tahtaya yazıp karşısına geçip bakın, acaba kaç özellik üniversite sınav başarısıyla ilgili, yani öğretmen niteliklerinin hangisi aday şu kadar net yaparsa iyi öğretmen olur diyor. Ya da öğretmen olma niteliklerinin kaç tanesi adayın kişisel özellikleri, bireysel nitelikleri, iletişim becerileri ve sosyal becerileri ile ilgili. 
Eğitim fakültelerine nitelikli adayların gelmesinin yolu baraj puan değildir, çünkü öğretmen adaylarının akademik başarısından önce başka niteliklerini görmemiz ve ona göre seçmemiz gerekiyor. Burada tek ve kaçınılmaz çözüm; eğitim fakültelerinin kendi öğrencilerini seçmesidir. 
Unutmayın bizim sorunumuz eğitim fakültesini düşük puanla öğrenci alması değil, öğretmenlik vasfı taşımayan adayların merkezi yerleştirmeyle eğitim fakültelerine yerleştirilmesidir. Sonra mezun olduklarında öğretmen niteliği taşımasa da atanarak yıllarca sistemin verimsizliğine katkı sunmasıdır. 
Asıl sorun geleceğin insanını yetiştirecek geleceğin öğretmenini yetiştirmek. Bunun için sınav sonuçlarına bakmak hiç iyi fikir olmayacaktır. O zaman siz fakülteleri nasıl düzenlerseniz düzenleyin alttan uygun aday gelmediği için yine işe yaramayacaktır. Çağın gerekliliklerine uygun, kişisel özellikleri öğretmenliğe yetkin, iletişimi güçlü öğretmenlere ihtiyacımız var. Baraj puan yerine eğitim fakültelerinde öğretmen adaylarını mülakatla ve kişisel özelliklerini baz alarak seçelim. Böylece ülkemiz gerçekten öğretmen olmak isteyen ve mezun olduğunda gerçekten öğretmenlik yapacak insanlara kavuşsun. 
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.