23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 30.04.2023

Mescit-i Aksa baskını ve yargı reformu

1302 3 dk 0 yorum
Paylaş:
Siyaset ötesi bir konu, Müslümanların ilk kıblesi, Miracın ilk basamağı, Burak’ın alemlere rahmet kutlu nebi ile buluştuğu yer.
Bu Ramazan’da da Mescit-i Aksa İsrail hükümetinin ayak oyunları yüzünden Ramazan’ın esenliğini ve huzurunu yaşayamadı. Taarruzlara inat açılan iftarlar ve bombalar altında okunan sabah ezanları 2023 ramazanının her Ramazan gibi buruk geçmesine sebep oldu. Peki bütün bunların arka planında ne var?  Ramazan sayımızda bu sorunun cevabını arayacağız.
İç politikada zora düşüldüğünde her daim Filistin kartını oynamak, Batı Şeria ve Kudüs’te karışıklık yaratmak Neteyahu hükümetlerinin vazgeçilmez silahı olduğu Ortadoğu siyasetini takip edenlerin bildiği bir gerçektir. Geçtiğimiz senelerde Netenyahu’nun iktidardan düşmeden önce Hamasla bir anda çatışmaya başlaması ve İsrail tarafına yağan roketler belki de okuyucunun hafızasında canlanacaktır. Bu yıl ise tekrardan iktidara gelen Netanyahu hükümetinin gündeminde yargı reformu var. Mart ayında İsrail meclisi Knesset’e gelen tasarı, Siyonist Netanyahu bloğu ile özgürlük yanlısı liberal İsraillileri karşı karşıya getirdi. Yargı reformu, iktidardaki partilere İsrail’in yargı sistemi üzerinde daha fazla güç veriyor. Reform taslağı yargıçların seçilmesi, yargıtay tarafından reddedilen meclis kararlarının yasalaştırılabilmesini ve yargıtay kararlarının meclis tarafından bozulabilmesi detaylarını içeriyor. Bu da mecliste çoğunluğa sahip Siyonist bloğa yasama, yürütme ve yargı erkleri üzerinde daha fazla güç sağlıyor. Öbür yandan, tasarı içindeki bir madde görevde olan başbakanın, Netenyahu’nun, görevden alınması kriterlerini daha zor hale getiriyor. Fiziksel ve psikoloji sebeplere dayanan görevden alma seçeneği kısıtlanırken yeni düzenlemeye göre bir başbakan ancak kendi rızasıyla veya kabinenin 3’te 2’sini oyu ile görevden alınabiliyor.
İsrail devletinin yazılı bir ana yasası bulunmaması aslında bir nevi yargı alanındaki yetkilerin yargıtay mercine bırakılmasına neden oluyor. Dolayısıyla, yargıtay üzerinde siyasilerin güç kazanması hukuk sisteminde daha fazla aşınma olacağına ve Siyonist rejimin daha fazla keyfi karar alabileceği anlamına tevil edilebilir. Örnek vermek gerekirse, geçtiğimiz sene Yargıtay Doğu Kudüs’te bir bölgede Filistinli ailelerin yasadışı yerleşimcilerin için bölgeden çıkarılması kararını durdurmuştu. Böyle bir denge mekanizması, zaman zaman can ve mülkiyet güvenliği bakımından Filistinlilerin korunmasını sağlayabiliyor
Ama birçok analiste göre bu hamlenin asıl nedeni mevcut Başbakan Benjamin Netenyahu’nun devam eden yolsuzluk davalarına yüzünden oluşan görevden alınma riskine karşın bir güvence oluşturmaya çalışmasıdır. Bu minvalde, Siyonist cephe hem yargıtay üyelerini halk oyu ile seçilmeyen elitistler sınıfı olarak adlandırarak itibarsızlaştırmaya çalışırken, öbür taraftan Ramazan ayında Mescit-i Aksaya aşırılıkçı Yahudileri cebren sokarak suni kriz yaratmak için çalışıyor. Ancak genel duruma bakıldığında Netenyahu’nun partisi Likud üyesi olan İsrail Savunma Bakanı Yaov Galant’ın tasarıyı protesto etmesinin ardından ülke çapında sokak olayları  baş gösterdi.  Olaylarda binlerce insan sokağa dökülürken İsrail işçi sendikaları federasyonu Histadrut hükümetin üzerindeki baskıyı arttırmak için ülke çapında genel grev ilan etti. Mescit-i Aksa baskınlarını da bu arka planı göz önünde bulundurarak yapılan bir okuma bizlere daha fazla sonuca varmamamızı sağlıyor. Sürecin nereye evrileceğini izleyip göreceğiz.

Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.