Çocuklarımızın duruşuna ne kadar dikkat ediyoruz?
Leyla ALTINTAŞ
Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarımızın günlük yaşamında önemli bir değişiklik başlıyor. Günün büyük bölümünü okul sıralarında geçiren çocuklar, eve geldiklerinde ise çoğu zaman tablet, telefon, bilgisayar veya televizyon karşısında vakit geçiriyor. Buna bir de ağır çantalar ve uzun süre aynı pozisyonda oturmak eklendiğinde, çocuklarımızın omurga ve kas-iskelet sağlığına biraz daha dikkat etmemiz gerekiyor.Elbette çocukların büyüme döneminde duruşları zaman zaman değişebilir. Ancak sürekli aynı şekilde oturmak, hareket azlığı veya belirgin duruş değişiklikleri göz ardı edilmemelidir.
Öncelikle okul çantasına bakalım. Çanta çocuğun vücuduna uygun büyüklükte olmalı, iki omuz askısı birlikte kullanılmalı ve gereksiz eşyalar taşınmamalıdır. Çocuğun her gün ihtiyacı olmayan kitap ve malzemeleri çantasında taşıması, gereksiz bir yük oluşturur. Çantanın doğru yerleştirilmesi de önemlidir; ağır eşyalar mümkün olduğunca sırta yakın konumlandırılmalıdır.
Bir diğer önemli konu ise masa ve sandalye seçimidir. Çocuk oturduğunda ayaklarının yere rahatça ulaşabilmesi, sırtının desteklenmesi ve çalışma masasının yüksekliğinin çocuğun omuzlarını sürekli yukarıda tutmasını veya aşırı öne eğilmesini gerektirmemesi gerekir. Ancak burada önemli bir ayrıntıyı hatırlatalım: Çocuğun saatlerce tek bir “mükemmel” pozisyonda oturmasını beklemek doğru değildir. En iyi pozisyon, bir sonraki pozisyondur. Yani çocuklarımızın zaman zaman oturma şeklini değiştirmesi ve hareket etmesi gerekir.
Gelelim ekran kullanımına…
Tablet ve telefonlar artık çocukların hayatının bir parçası. Burada amaç ekranları tamamen hayatımızdan çıkarmak değil, kullanım alışkanlıklarını sağlıklı hâle getirmek olmalıdır. Uzun süre başı öne eğerek telefona bakmak, boyun ve sırt bölgesinde yorgunluk ve rahatsızlık oluşturabilir. Ekran karşısında geçirilen zamanın arasında düzenli hareket molaları verilmesi, çocuğun farklı pozisyonlara geçmesi ve gün içerisinde aktif oyunlara zaman ayrılması önemlidir.
Çocukların günlük yaşamında hareketin yeri mutlaka korunmalıdır. Koşmak, oynamak, bisiklete binmek, yüzmek, yürümek veya çocuğun sevdiği herhangi bir fiziksel aktivite; yalnızca kasların gelişimi açısından değil, genel sağlık ve yaşam alışkanlıklarının kazanılması açısından da değerlidir.
Peki hangi durumlarda bir uzmana başvurmalıyız?
Çocuğun sürekli veya tekrarlayan boyun, sırt ya da bel ağrısı olması; belirgin şekilde öne eğilerek oturması; omuz veya kalça seviyelerinde belirgin bir farklılık görülmesi; yürüyüşünde veya hareketlerinde dikkat çeken bir değişiklik olması ya da günlük aktivitelerden kaçınması durumunda profesyonel değerlendirme almak uygun olacaktır. Özellikle şikâyetler devam ediyorsa “Nasıl olsa geçer.” diyerek uzun süre beklememek gerekir.
Burada ailelere önemli bir mesajım var: Çocuğunuzun duruşunu sürekli eleştirmek yerine, ona doğru alışkanlıkları kazandırmaya çalışın. “Dik otur!” demek yerine birlikte kısa hareket molaları verin. Çantayı birlikte düzenleyin. Ekran başında geçirilen zamanı dengelemek için birlikte yürüyüşe çıkın. Çocuklarımızın omurga sağlığını korumak, yalnızca onları ağrıdan uzak tutmak anlamına gelmez. Aynı zamanda yaşam boyu sürdürebilecekleri sağlıklı hareket alışkanlıklarının temelini atmak demektir.
Unutmayalım; çocuklarımıza bırakabileceğimiz en değerli miraslardan biri, sağlıklı bir beden ve hareket etmeyi seven bir yaşam alışkanlığıdır.
Sağlıklı çocuklar, hareket ederek büyür…