23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 13.08.2021

Ciğerlerimiz yanarken

1637 3 dk 0 yorum
Paylaş:
YAKLAŞIK 10 gündür Akdeniz’de devam eden yangınlar gündemimizde. Sürecin başından beri skandal üstüne skandal patlatan hükümet ve tüm kurumları, el birliğiyle kelimenin tam anlamıyla yangına körükle gidiyor. Helikopter mi uçak mı, örgüt mü yaptı yoksa otel yapmak için mi yakıldı gibi saçma sapan savaşlarımız sürerken devlet başkanı vatandaşı gördüğü yerde çay atıyor. THK Başkanı çıkıp önce “Düğündeydim.” sonra “Düğündeydim dediysem halay da çekmedik.” ondan sonra da “Ben başkan değilim zaten, kayyumum.” diyor. Şaka gibi bir kriz yönetimi izliyoruz, bundan kötüsü olmaz derken bir AK Partili belediye başkanı çıkıp “Evler yeniden yapılacak, bunu söylemek pek doğru değil belki ama vatandaşlar keşke bizim evimiz yansaydı” diyecekler. Hani şunları bir piyes diye yazıp seyirciye oynasanız kahkahalarla gülerler herhalde.
Uzun lafın kısası, gün itibariyle özellikle Manavgat’tan gelen haberlere göre yangın kontrol altına alınmış gibi görünse de iktidar partisi kötü bir sınav verdi diyebiliriz. Bu süreçte tek suçlanacak taraf hükümet mi peki? Elbette hayır. Öncelikle şunu söyleyelim, yangınların çıktığı şehirler bilindiği üzere CHP belediyesi yönetiminde. Bu yangınlar eğer AK Parti yönetimindeki bir şehirde çıksaydı muhalefetin söyleyeceklerini tahmin edebiliyorum. Çünkü bizim ülkede doğal afet bile komplo ve kurmaca adı altında tarafların ayrışması için bir sebep olabiliyor.  
AK Partili, CHP’li, MHP’li belediyeler yangın söndürme çalışmalarında ortak hareket ederken vatandaş da elbette dayanışma içerisinde tek yürek oldu. Bu vesileyle yangında zarar görüp yaralanan tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyor, hayatını kaybedenlere de Allah’tan rahmet diliyorum.
***
15 Temmuz’un 5.senesini de geride bıraktık. Ne yazık ki temizlik sürse de istenen ve dahası, umulan derecede bir ayıklama yapıldığını söylemek zor. Hele FETÖ’nün siyasi ayağına dair neredeyse hiçbir adım atılmadı. Yitip giden, vatanı için sokağa çıkıp şehit olan 250 insanımızın kanının intikamı hala alınmış değil. Elbette uzun zaman alacaktır, Ehli Sünnet’in de güçlenmesi belki böyle tahakkuk edecektir inşallah ancak devletin her kademesine adeta ilmek ilmek işlenmiş olan bu yapıdan ilelebet kurtulmak hükümetin boynunun borcudur. Bir kez daha şehitlerimizin ruhu şad olsun.
***
Son olarak Kılıçdaroğlu’nun bahsettiği “nefsini terbiye etmiş” Millet İttifakı adayının ismi hakkında çok meraklı olduğumu söylemek isterim. Acaba Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu bu kritere uyuyor mu? Acaba nefsini terbiye etmişle kast ettiği neydi? Belki de kendinden bahsetmiştir diye düşündüm. Malum, Kılıçdaroğlu senelerdir onca seçim kaybedip hala biz kazandık demeyi başarabilmiş, sessiz sakin, kendi halinde bir insan. Nefsine hakim olamasa ortalığı birbirine katardı şimdiye kadar, Muharrem İnce gibi olurdu mesela. Halbuki o öyle mi? Ayar verirken yumruğunu masaya vurduğunda bile eli incinip afallayan nahif bir yapıya sahip. O sebeple benim nefsini terbiye etmiş Millet İttifakı adayım Kemal Kılıçdaroğlu’dur, kendisine rakip tanımıyorum bile!
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.