ÖNCE Beşiktaş, sonra Kayseri, ardından Reina’daki patlamalar hepimizin yüreğini yaktı. Ülkede hain bitmiyor ama en son İzmir’de şehit olan Fethi Sekin sayesinde bir daha gördük ki bu ülkede kahraman da bitmiyor çok şükür. Patlamaların, terör eylemlerinin ardında tüm bu olanları üstlenen teröristlere rağmen hala devleti, hükümeti terör eylemleriyle ilgili göstermekten bıkmayan şeref yoksunları “Biz hapiste yatan PKK’lıyı, DHKP-C’liyi de ziyaret ettik, hiç ayrım yapmadık.” Veya “Biz sırtımızı YPG’ye, PKK’ya dayadık” diyenleri görmüyor mu acaba?
Anayasa değişikliği teklifinde Meclis çığırından çıktı. Birbirini boğazlayan hatta ısıran vekillerin haberleri geldikçe ülkedeki gerginlik seviyesi artıyor. Sanki yeterince gergin değilmişiz gibi. Hem terör olayları hem bu anayasa ve sistem değişikliğiyle ilgili tartışmalar hem ekonomik piyasadaki çalkantılar fazlasıyla yetiyor halbuki.
Dolar uçuşta. Aramızda buna sevinenler, çareyi saçma biçimde meclisteki değişiklik teklifinin geri çekilmesinde bulanlar hatta mutluluktan dört köşe olanlar var. Sadece dışarıya değil içimizdeki bu vatan sevdasından yoksunlara rağmen de başarabilmeliyiz “biz” olmayı.
Meclisteki görüşmelere dair söylenenlere şaşmamak mümkün değil. Neymiş efendim; çoğunluğun isteğiyle anayasa dayatılıyormuş! Beyler dilinize pelesenk ettiğiniz demokraside çoğunluk yönetimi var. Bundan haberiniz var mı? yoksa demokrasi sadece dilde mi? Ne dayatması yahu?
***
Rusya’nın yeniden oyun kurucu SÜPER güç olarak baş kaldırmasıyla birlikte önce Ankara Büyükelçisi Karlov’a düzenlenen suikast, ardından Tel Aviv Büyükelçisi Alexander Petroviç’in yemek yediği bir lokantada zehirlenmesi, elçiye zeval olurmuş dedirtti. Rus Büyükelçilerinin böyle peş peşe suikasta uğraması düşündürücü…
***
Avrupa Parlamentosu insan hakları ve demokrasi raporunu yayınladı; dünyada en çok Hristiyanlar zulme uğruyormuş! Duyurulur! Terörizmi İslam’a ve Ortadoğu’ya özgü diye dünyaya yıllardır iletişim gücüyle empoze edenlerin ikiyüzlülüğünün resmidir aslında Aylan bebek...
Gazze’den, Irak’tan, Arakan’dan tek kelime yok. El insaf! Terör örgütlerini kuran yöneten besleyen bu ikiyüzlülerdir. Neden 80 parçaya böldükleri, eyalet gibi yönettikleri, özgürlük(!) getirdikleri şu Ortadoğu’da kan ve gözyaşı dinmez?
Ortadoğu maalesef Osmanlı sonrası Batı zihniyetinin kirlettiği bir coğrafyadır. Gerçekler görüldüğü gibi değildir; dost düşman kavramları esen rüzgara göre yön değiştirir. Çünkü bağımsızlık hipnozuyla uyutulup parçalara bölünmüş bu coğrafyada sömürgeyi özgürlük diye yuttururlar.
Elbette artık bu tecrübe ışığında Doğu-Batı ile de dengeli ilişkiler sürdürülmeli. Biri diğerine rağmen olmamalı. Ülkemizin güvenliğinin ve çıkarlarının gereği olmalı.
Bulunduğumuz coğrafya bunu gerektiriyor.
Etiketler: