22 Mayıs 2026 Cuma
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 17.12.2021

İhtilaftan Vahdete bir gece yürüyüşü

Av. Ali KAHRAMAN

Av. Ali KAHRAMAN

1194 3 dk 0 yorum
Paylaş:
KENDİ içerisinde sayısız ihtilaf yaşayan  Türk milletinin bu çıkmazdan kurtulabilmesi için neler yapılması gerekir, bu hususta bazı testleri ortaya koymak istiyorum.
İhtilaf toplumumuzun maddi ve manevi yönden fakirleştirmekte ve birlik ve beraberlik içerisinde yaşamasını imkansız hale getirmektedir. Bunun sonucunda toplum atomize olmakta, güven ve sevgi ortamı ortadan kalkmaktadır.
Gerçeği, şahsi veya taraftarı olduğu  grubun çıkarları için araç kılmayı hedefleyen hiçbir hedef ve eylemi  meşru olarak görülemez. Irkçılık,  taassup, bencillik, inatçılık, itibar,  şöhret ve dünyevi faydalar gibi ahlâka aykırı sebeplerle temel esaslardan  bir kısmını kabul edip bir kısmını reddetmek hiçbir şekilde kabul edilemez.
 Toplumun yapısını sarsıcı, onları bölüp parçalara ayırıcı mahiyetteki ihtilaflar tefrika sınıfından sayılır ve o ülkenin gücünü ve kudretini zaafa uğrattığı için de yasaktır.
Her tefrika çekişmeyi, kavgayı, hatta savaşı beraberinde getirmiş ve toplumların birlik ve beraberliğini, güç ve kudretini zaafa uğratmış, neticede yok oluşlarının önde gelen sebeplerinden biri olmuştur.
Mehmet Akif Ersoy bunu çok özlü bir şekilde şöyle ifade eder:
“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”
Rasulullah 'İhtilafta oturan ayakta durandan, ayakta duran yürüyenden daha hayırlıdır.' demiştir.
Toplumdaki bu çürümeyi ortadan kaldırmak için öncelikli olarak kardeşlik ve dayanışma duygusunun bütün halk kesimlerine yayılması gerekmektedir. Bunun için özellikle kanaat önderleri ve siyasilere büyük iş düşmektedir. Bu aktörlerin kendi menfaati ve gelecekleri yerine ülkenin geleceğini düşünmeleri zaruridir. Böyle bir durumun olması halinde ülkedeki siyasi, etnik ve  ekonomik problemler basit argümanlar haline gelir. Bütün bu cendereden kurtulmak için ülkenin acilen kendi gerçek kodlarına dönmesi gerekmektedir. Yoksa sürekli birilerini eleştirerek, öteki kötü olduğu için kendini iyi görerek  ülkeyi refaha çıkaramayız.
Hacca gidenler Müzdelife’den Mina’ya gece yürüyüşünü iyi bilirler. Bu yürüyüş sembolik şeytan taşlamadan önceki uzun bir gece yürüyüşüdür. Ben bu yürüyüşte bir arınma iştiyakı ve İsra Suresi’nde anlatılan Resulün Mekke’den Kudüs’e yürütülüşüne benzeşme görüyorum.
İsra Suresi; “Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.”
Ülkemiz insanlarının da bir dostluk ve kardeşliğe doğru bir gece yürüyüşüne çıkması gerekiyor... Ülkenin aydınlığa çıkmasının yolu, tan vaktinde hep birlikte güneşe doğru yönlerimizi çevirmektir. Vesselam...
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.