Saadet
Partisi teşkilatları tarafından düzenlenen basın açıklamasında, İslam
coğrafyasını saran ateş çemberine karşı sert mesajlar verildi. "Zalimlere lanet,
mazlumlara destek" temasıyla dünyaya seslenildi.
Eş
zamanlı olarak tüm teşkilatlarda yapılan açıklamanın Bayrampaşa ayağında,
Saadet Partisi Bayrampaşa İlçe Başkanı Cevat Tüzünoğlu açıklama yaptı.
Basın
açıklamasında, aylardır dünyanın gözü önünde devam eden Gazze’deki katliamlara
dikkat çekildi. Gazze’nin sadece bir coğrafi bölge değil, insanlık onurunun son
kalesi olduğu vurgulanırken, modern dünyanın "insan hakları"
maskesinin düştüğü ifade edildi. Yapılan açıklamada; bebek kanıyla beslenen bu
vahşi soykırım durana ve abluka tamamen kalkana kadar susulmayacağı kararlılıkla
belirtildi.
Tuna
Caddesi'nde kalabalık bir teşkilat grubuyla birlikte yapılan açıklamada Saadet
Partisi Bayrampaşa İlçe Başkanı Cevat Tüzünoğlu’nun açıklamaları şöyle:
“Burada
sadece bir basın açıklaması yapmak için değil; başta İslam coğrafyası olmak
üzere dünyanın dört bir yanını saran zulüm ateşine karşı birer İbrahimî damla
olmak ve mazlumun kimliğine bakmaksızın onunla omuz omuza durduğumuzu tüm
dünyaya ilan etmek için toplandık. Millî Görüş hareketi olarak bizler, tarih
boyunca olduğu gibi bugün de coğrafya, mezhep ve kimlik ayrımı yapmaksızın
zalimin karşısında elif gibi dimdik duruyoruz.
Aylardır
dünyanın gözü önünde, tarihin kaydedebileceği en vahşi, en alçak soykırımlardan
biri Gazze’de işlenmektedir. Bebeklerin süt kokusuna barut kokusunun karıştığı,
annelerin feryadının arşı titrettiği bu mübarek topraklar; bugün sözde modern
dünyanın sahte "insan hakları" maskesinin düştüğü yerdir. Gazze bugün
sadece bir coğrafi bölge değil; imanın, direnişin ve topyekûn insanlık onurunun
son kalelerinden biridir. Şunu herkes bilsin ki: Gazze’de dökülen her damla
kan, bu zulme sessiz kalanların vicdanına sürülmüş kara bir lekedir. Bu katliam
durana, abluka tamamen kalkana dek durmayacağız, susmayacağız!
Onurumuz,
kırmızı çizgimiz ve ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa, bugün işgalci postalları
altında zincirlenmiştir. Bu zincirler sadece taş duvarlara değil; Müslümanların
ibadet hürriyetine ve tüm insanlığın inanç kutsiyetine vurulmuş bir prangadır.
Unutulmasın ki Kudüs zincirliyse İslam coğrafyası esirdir. Biz Saadet Partisi
teşkilatları olarak gür bir sesle haykırıyoruz: Kudüs özgürleşmeden dünya
huzura kavuşamaz; Mescid-i Aksa’nın zincirleri kırılmadan insanlık
prangalarından kurtulamaz.
Siyonizmin
pervasızlığına karşı sadece "kınama" mesajları yayınlamak yetmez!
Zulme karşı sadece "üzüntü" beyan etmek bu ateşi söndürmez!
Türkiye
sadece sözle değil; siyasi, ekonomik ve diplomatik tüm caydırıcı gücüyle
mazlumun yanında yer almalıdır.
Çünkü
İsrail ancak ve ancak güçten anlar.
Komşumuz
İran topraklarına yönelik gerçekleştirilen saldırılar, kardeş Lübnan’da sivil
halkın üzerine yağan bombalar; terör şebekesinin bölgemizi topyekûn bir ateş
çemberine sürükleme projesinin son halkasıdır.
Bizler,
emperyalizmin ve siyonizmin önümüze koyduğu mezhep fitnesini ve etnik
kışkırtmaları reddediyoruz. Bilinmelidir ki emperyalizm sadece bomba yağdırmaz;
ekonomik ambargolarla ve finansal terörle halkları açlığa mahkûm ederek diz
çöktürmeye çalışır. Bizim lügatimizde "tarafsızlık" yoktur! Biz safı
belli olanlarız; biz hakikatin tarafındayız! Zulüm kimden gelirse gelsin
karşısında, mazlum kim olursa olsun yanındayız.
Gazze’deki
vahşet son bulana dek, Mescid-i Aksa’yı çevreleyen zincirler kırılana dek, Emperyalizmin
kirli eli coğrafyamızdan çekilene dek; mücadelemiz, azmimiz ve kararlılığımız
artarak devam edecektir!
Bizler
provokasyonlara gelmeden, vakar ve sükûnet içerisinde, birleştirici bir dille
haykırıyoruz: Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur!
Buradan
tüm dünyaya sesleniyoruz: Mazlumların gözyaşı, zalimlerin saltanatını mutlaka
yıkacaktır. Kudüs’ün özgürlüğü ve İslam coğrafyasının selameti için bütün
gücümüzle çalışmaya, hakkı ve hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Zafer
inananlarındır ve zafer yakındır.”