11 Temmuz 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 10.07.2026

Yargı adalet dağıtacak mı

Av. Ali KAHRAMAN

Av. Ali KAHRAMAN

921 5 dk 0 yorum
Paylaş:

İls Sont Eux

Ağır ceza reisi duruşmaya girerken

safir bir göz yapışıyor kırmızı yakasına

kırmızı yakaları var yargıç cübbelerinin

Fransız ihtilalelinden kalma.

Burslu okuduğu yıllardan kalma ceza reisinin

garip bir tarafı var

kaşlarını çatınca bir çocukluk

dolduruyor yüzünü

ürkünç bir uğursuzluk

gülümsediği sıra.

Garip bir tarafı var valinin

makam arabasına binerken her seferinde

bakır bir dudak karışıyor kırmızı saçlarına

saçlarını parmaklarıyla taradığı zamanlar

bu dudak

öpüyor onu hain bir yumuşaklıkla.

Safir göz görünmüyor yargıca

kendini valiye vermiyor bakır dudak

görmüyor alay komutanı tekmil alırken

gömleğine bir damla civanın sızdığını

bir gözyaşı, bir ukde anlamı kazanarak.

Kimse görmüyor buruşuk pardesüsüyle bir babanın

kırılgan bir yelpaze olduğunu akşam eve girince

karısı

katlanmış kilimlerle uyum içinde

kolunu büküyor, dayıyor elini yanağına

büyük kız kanepede bu ara

bir göl gezintisine çıkmıştır

kelebek ölülerinden bir ırmakta

sürüklenmektedir lisebirdeki oğlan.

Kız için 

sırlara karışmaktır 

bir gölün ortasında olmak

erkek kardeşi bir türlü 

varamaz herhangi bir sırra…

İki yanında neden akar binlerce bu kelebek? 

Binlerce kanatlı çekirge neden uçar

beyninin yukarsında? 

Evde soba yanıyor

önce çalılar geçiyor çocukların boğazından

sonra ağaç kökleri yırtıyor damarlarını

bütün ailenin.

Dışarda soğuk

safirden, bakırdan, cıvadan bir gece uçuyor

gece uçarken kulaklarına dokunuyor bekçinin

bekçi

mavi zehir şiddetinde düdük çalarak

bir soru soruyor karanlığa

bütün cevaplar sendedir, saklama

diyor karanlık ona

bekçi en saklı yerinden bir banka broşürü

bir piyango bileti çıkarıp gösteriyor

copunu gösteriyor lisebirdeki oğlana

sonra acılı olduğu açıkça anlaşılan

bir kadına bıyık buruyor

buruk bir sabah

başlıyor acılı olduğu

açıkça anlaşılmayan

dünyada.

İsmet ÖZEL

Yedi renkli bir karmaşa içerisinde yol almaya çalışan ADALET sistemimiz her geçen gün bir çıkmaza doğru sürüklenmektedir. 

Adalete erişim, adalet sisteminin kalitesi ve adalet sistemine güven, Türkiye gündeminin en önemli ve en tartışmalı konuları arasında yer alıyor. Bir Sivil Toplum kuruluşu Raporu’na göre, yargı kurumları %18,4 ile en güvenilmeyen kurumlar arasında üçüncü sırada yer alıyor. Çalışmaya katılanların %14,2’si hukuk/adalet sistemini Türkiye’nin acilen çözülmesi gereken sorunları arasında sayıyor. İlk iki sırada yer alan ekonomi ve enflasyon/hayat pahalılığı/zamların aynı meseleye tekabül ettiğini dikkate aldığımızda, hukuk sistemi Türkiye’nin acilen çözülmesi gereken sorunları arasında ekonomik sorunlardan sonra ikinci sırada yer alıyor. 

Hatta, Türkiye’nin içerisinde bulunduğu ekonomik koşulların belirli ölçüde konjonktürel olduğu göz önünde bulundurulduğunda ve bu çerçevede ekonomiyi görece ‘geçici’ bir sorun olarak değerlendirdiğimizde, adalet Türkiye’nin en önemli ve yerleşik sorunu olarak öne çıkıyor.

Bu sonuçların sürpriz olmadığını belirtmek gerekir. Uzun süredir yapılan birçok araştırma Türkiye’de adalete güvenin son derece düşük olduğunu gösteriyor. Örneğin, bir  araştırma şirketi tarafından  gerçekleştirilen araştırmaya göre Türkiye’de adalet sistemine güven %24,5 seviyesinde. Bu, neredeyse her on kişiden sekizinin adalet sistemine güvenmediğini gösteriyor.

Peki bu güveni ortaya çıkaracak çözüm önerileri ya da toplumsal bir mutabakat arayışı var mı !

Maalesef şu anda herkes kendi işine gelen adaletin arayışı içerisinde…

Güçlünün değil Haklının kazandığı bir adalet sisteminin kurulabilmesi için, eğitim ve dini kurumların yeniden dizayn edilmesine ve bu üç kavramın siyaset üstü bir bakış açısı ile Büyük Türkiye İdeali kapsamında şekillendirilmesine ihtiyaç vardır.


Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.