22 Mayıs 2026 Cuma
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 17.07.2023

Tam gaz devam nokta com...

Mustafa SÖNMEZ

Mustafa SÖNMEZ

1173 4 dk 0 yorum
Paylaş:
Türkiye güzyılı tüm hızıyla devam ediyor. Seçimlerden hemen önce mevsimlik vatanseverlik linkine tıklayıp seçmenleri tavlayan politikacı tayfası mazbataları aldıktan sonra milleti dürtmek ne kelime titreşim moduna aldı. Sesi de çıkmadıkça sorunları da duyulmayan  vatandaş kendi vatanında sığınmacı, kendi evinde kiracı, kendi tarlasında yarıcı gibi oldu. Yanına yandaşına kaynak aktarmak uğruna yıllarca her türlü savurganlığa sorumsuzca yol veren Akp iktidarı “durmadan yoluna devam” etme kararlılığını  millete rağmen sürdüreceğinin işaretlerini  ilk iki ayında yeterince gösterdi. Zulmün kaldığı yerden devam edeceğinin üzerine and içmişçesine milleti kendi yeminlerinin kefaretinin orucuna demeyeyim açlığına mahkum edeceklerini de.
Gerine kasıla “ekonomist” makamından sunulan taksim gösterilerinin hiçbir notaya karşılık gelmeyen kuralsızlıkları barındırdığını söyleyen herkesi hain ilan eden “teflon tava” zihniyeti, ortodoks ekonomi ayinlerinde darbuka çalacak bir perküsyon üstadını enkazın başına getirip dünya 16’cısı olarak devraldığı . ülke ekonomisini ancak Afrika ülkeleriyle kıyaslanabilecek seviyeye düşürürken gösterdiği beceriksizlik başarısını darbukanın sesiyle gürültüye getirmeye çalışırken hesaba ne tamtamı ne vuvuzelayı katmadığını da gösterdi. Şimdi görüntü kirliliğine gürültünün pası da pisliği de eklendi. Hesapsızca, kitapsızca.
Peki nereden geliyor bu cüretin kaynağı? Rakipsizlikten, boşluktan, muhalefetsizlikten. Siyasi kariyeri boyunca girdiği tüm seçimleri kazanan birine “boşluk birincisi” demek kulağa hoş gelmeyebilir. Adil de bulunulmayabilir. Fakat 2019 yerel seçimlerinde hem teyel hem temiz dikişle kaybettiği İstanbul seçimlerinin derdine düştüğü kadar millete hizmet kaygısına kapılsa  tek başına ilk turda kazanacağı seçimleri bir kurbana ortak girmiş gibi yedi kişi  ile ancak ikinci turda birkaç yüzküsurbin dolarlık devşirme seçmenlerin katılım sayısına yakın farklarla, onların oylarıyla kazanmak durumunda kalmazdı. Kendisiyle yarışa yarışa kendi oylarını bile kaybeden birine yenilmek için böyle bir muhalefet tek başına yeterdi. Yetti de.
Şimdi meydan artık daha da boş. Seksenli yılların Tonton Amcası Özal’ın değil siyaset, bürokraside geçen kariyeri kadar süre dahil şahit olmadığı, iş başına geçince de  yapmadığı yapamadığı zamları birkaç güne sığdırmak millete hizmetkar olmak mıdır? Devleti ekonomik alandan çekip küçültürken memur sayısını iki katına çıkarmak nedir mesela? MTV’ye vergi salma tekniğine, yasaya uygunluğu tartışılan yarın Anayasa Mahkemesi’ne taşındığında büyük ihtimalle geri alınacak yasaları bir torbaya sığdırmak keyfiliği nedir? Haydi MTV bir servet ya da servet transferinden alınan vergi. Aracı olan ödesin. Kabul. KDV’nin genel oranlarına yapılan ilaveler neyin nesidir? KDV yayılı bir muamele vergisidir ve mükellefi nihai tüketicidir. Yani vatandaştır. Vatandaş bir gömlek aldığında iplikçinin, dokumacıdan, dokumacının kumaşçıdan, kumaşçının imalatçıdan, imalatçının toptancıdan, toptancının mağazacıdan aldığı katılan değere ait tüm vergiler gömleğin içindedir. Ve gömlekle birlikte vatandaştan tahsil edilir.   
Peki vatandaş bu ödemeyi nereye ve nasılını biliyoruz da neyle  yapacak? Üretime katılan, çalışan sayısının yüzde onu, onbeşi dışında kalan kısmı sabit gelirlilerden oluşan toplum bu yükü nasıl omuzlayacak? Onların insanlık onur ve haysiyetine yakışır seviyede yaşayabilecekleri refah seviyesini belirlerken ölçüyü kaşıktan alıp kepçeyle geri vermelerini hiç utanmadan sıkılmadan isteyerek mi? Sahi siz laik değilsiniz  hatta laiklik karşıtısınız da işlerinizde kararlarınızda neden Allah’ın bir buyruğunu ya da rızasını gözetmezsiniz?  Yoksa sizde “Tanrı göğe yer bize” diyenlerden mi oldunuz?  Yazık!....
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.