Ramazan’da beslenme!
Oruç tutarken besinleri iyi çiğnemek, azalan öğün sayısını az ve sık yiyerek sahur ve iftar dahil 1-2 ara öğünle dörde çıkarmak en doğrusudur.
Ramazan’da beslenme!
* Ramazan ayında optimal beslenmeyi sağlamak çok önemlidir.
Yapılan birçok bilimsel araştırmada
orucun vücuttaki metabolizmayı yavaşlattığı belirlenmiştir. Oruç
sırasında gün boyunca kan şekeri düşmekte vücut ısısı azalmaktadır. Bu nedenle
üşüme, halsizlik, baş ağrısı ve işe karşı isteksizlik hissedilebilir.
Ramazan boyunca sağlıklı beslenmek şarttır. İftar zamanı
mideye aşırı yüklenmemek gerekmektedir. Oruç tutarken besinleri iyi çiğnemek,
azalan öğün sayısını az ve sık yiyerek sahur ve iftar dahil 1-2 ara öğünle
dörde çıkarmak en doğrusudur. Ramazanda yaşanılan en sık rahatsızlık
hazımsızlıktır. Bunun sebebi ani bir sekilde yenilen yemektir, ve midede
şişkinlik yaşanabilir. Ana öğün olarak çorba, et, sebze, salata, komposto, 2 veya 3 saat sonra da ara öğün olarak meyve
veya sütlü tatlılardan bir porsiyon (haftada bir) veya kuru meyvelerden bir
porsiyon tercih edilirse daha sağlıklı bir beslenme sağlanmış olur.
Ramazan sırasında sahurda yenilen hamur işleri, kızartmalar
gibi ağır yiyecekler gece yatmadan önce yenilip yatıldığı için sabah kalkınca
midede ağırlık, ekşime, yanma hissedilmektedir. Bu durumu engellemek için
sahurda hiç yemek yememe yerine sütlü veya sulu çorbalar veya kahvaltı türü
yiyecekler tercih edilmelidir.
Ramazan ayında uzun açlıklar sindirim kanalında tembelliğe
yol açabilmektedir. Meyve gibi kabuklu ve posalı gıdaların günlük tüketim
miktarı azalabilir, ayrıca sıvı ve sulu yiyeceklerin, içeceklerin posalı
besinlerin az tüketilmesi nedeniyle bağırsakların peristaltik hareketleri
yavaşlamaktadır. Bu durumda özellikle posalı besinlere az yer verilmesi
abdominal adalelerde kuvvet kaybı ve pelvik tabanda gevşeme, kabızlık, karında
şişkinlik oluşmaktadır.
Diyabetli kişiler 2.5-3 saat ara ile beslenmek
zorundadırlar, ara öğün atlandığında insülin salımındaki bozukluk kan şekeri
seviyesini olumsuz etkiler. İlaç saatleri ayarlı olan şeker, kalp,
hipertansiyon ve mide hastaları uzun süre aç kaldıklarında ilaç tedavilerini de
bozmuş olmaktadırlar. Özellikle reflü ve helicobacter pylori kökenli ülser
hastalarında uzun açlıklar aşırı asit salgısına neden olduğu gibi az ve sık
beslenmeleri, bol sıvı almaları gerekirken bir ya da iki öğünü muhtemelen aşırı
ve hızlı yiyebileceklerinden sindirim sistemleri bozulmaktadır.
RAMAZAN’DA ‘SU’YUN ÖNEMİ
Su, eksikliğinde yaşamımızın tehlikeye girdiği en önemli
besin ögelerinden biridir.
Hava sıcaklığının artması ve Ramazan ile beraber
vücudumuzdaki sıvı kaybı da artmaktadır. Hava sıcaklığı 30⁰C olan bir ortamda,
hafif bir işle uğraşan bir kişi günde 2 – 3 litre su kaybederken, sıcak bir
ortamda zor bir işle uğraşan kişi ise bir saat içinde 2 – 4 litre su
kaybedebilir. Bu durumu göz önünde bulundurarak, günlük almamız gereken su
miktarını ayarlamamız gerekir.
SAĞLIKLI BİR ORUÇ İÇİN İPUÇLARI
• Yeterli miktarda sıvı almak: En az 8 bardak su
tüketilmelidir. Yeterli sıvı alınması toksinlerin vücuttan atılması, idrar
yoğunluğunu korumak ve böbrek yükünü dengelemek, kan dengesini korumak ve
dehidratasyonu önlemek için gereklidir.
• Vücut suyunu korumak: Gün boyunca serin koşullarda kalmak
ve fiziksel faaliyetleri sınırlamak vücuttan sıvı kayıpların önlemek için
önemlidir.
• Aşırı besin tüketmemek: Vücudun düzenleyici mekanizmaları
metabolik hızı düşürmekte ve açlık durumunda vücudun enerji kaynaklarından
yeterli enerjiyi verimli biçimde kullanılmasını desteklemektedir. Aşırı
miktarda yemek alınan enerjinin artmasına ve vücut ağırlığının da artmasına
neden olmaktadır. Dengeli ve besin ögelerinden zengin yemekler önerilen
miktarlarda protein, vitaminler ve minerallerin vücutta yeniden yerine
konmasını sağlamaktadır.
• Yağlı besim tüketimini düşürmek: Düşük yağlı/yağsız süt,
yoğurt, düşük yağlı peynir, yağsız et tüketimi tercih edilmelidir.
• Dengeli bir öğün oluşturmak: İftardan sonraki diyet
normaldeki düzenli diyetimizden farklı olmamalıdır. Öğünlerimiz kompleks
karbonhidratlar, örneğin tam tahıllar ve tam tahıl ekmeği, yağsız et,
kurubaklagiller, meyveler ve sebzeleri içermelidir.
• Aşırı tatlı ve saflaştırılmış ürünlerin tüketiminden
sakınılmalıdır. Saflaştırılmış ürünler ve tatlılar, daha yavaş sindirilen
kompleks karbonhidratlara (tam tahıllar ve tam tahıl ekmeği) kıyasla çok hızlı
sindirilmektedir. Kompleks karbonhidratlar buğday, yulaf, fasulye, mercimek, tam
buğday unu, pirinç gibi tahıllar ve tohumlarda bulunur. Kompleks
karbonhidratlar daha uzun süreli dengeli bir enerji ve tokluk hissini
sağlamaları nedeni ile daha uygun bir seçimdir.
• Dengeli enerji alınması: Şeker eklenmiş içecekler ve şeker
şuruplarının tüketilmesi ile aşırı enerji alınabilir. Bunların yerine sağlıklı
seçimler olarak su, meyve suyu, çorbaların (kremasız) tüketilmesi sağlıklı
seçimlerdir.
• Sindirimi kolaylaştırmak için yemek yerken acele
edilmemeli, yemekler yavaş yenmeli, uygun biçimde çiğnemelidir.
• Besin değeri düşük ve mide salgısını arttıran asitli
içeceklerin tüketiminden sakınılmalıdır.
• Kafeinli içeceklerin tüketimi (örneğin çay, kahve ve diğer
kafeinli içecekler) sınırlanmalıdır. Çünkü bu tür içecekler diüretik etkiye
sahiptir, yaz ayları boyunca oruç sırasında vücuttan sıvı kaybına yol
açmaktadır.
Dyt. Tuba ÖNAL
Baypark Hospital
Beslenme ve Diyet Uzmanı
Ilgili Haberler
AK Parti Bayrampaşa İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ferhat Altunbey'den bayram mesajı
22.05.2026
AK Parti Bayrampaşa İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ferhat Altunbey'den Bayram mesajı
22.05.2026
Bayrampaşa protokolünden Ulaş İnşaat’a ziyaret
22.05.2026
Paşavizyon Gazetesi’nden Kaymakam Abdullah Çiftçi’ye nezaket ziyareti
22.05.2026