O ARTIK CENNET KOKULU
Şırnak'ın İdil ilçesinde, teröristler tarafından tuzaklanan el yapımı patlayıcının imha edilmesi sırasında meydana gelen patlamada şehit olan Türkiye’nin sayılı bomba imha uzmanlarından biri olan Bayrampaşalı Patlayıcı İmha Timi (PAMİT) Komutanı Jandarma Astsubay Üstçavuş Esra Çevik'in cenazesi helallik alınmak üzere Bayrampaşa Orta Mahalle Lale Sokak’ta bulunan ailesinin evine getirilmesinin ardından Ataköy 5. Kısım Camisi’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazıyla Edirnekapı Şehitliği’nde toprağa verildi.
Şehit Esma Çevik’e ailesinin evinin önünde haklarını helal eden Bayrampaşalılar, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları attı.
Jandarma Genel Komutanlığı’nın resmi twitter hesabında 15 Kasım’da “Parfüm kokusu değil, barut kokusu” başlığıyla paylaştığı görüntülerde şehit Esma Çevik’in bombayı imha etmesinin ardından baş parmağıyla yaptığı onay işareti yürekleri dağladı. Parfüm değil, barut kokusuyla vatanı için şehit düşen Esma Çevik, artık cennet kokulu…
Paşavizyon ailesi olarak şehidimize yüce Allah’tan rahmet, kederli ailesine de sabır ve başsağlığı dilerim.
***
BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ’NDE MÜDÜRLERİN YERLERİ DEĞİŞTİ
Bayrampaşa’ya yeni bir heyecan katma adına, ilçenin gelişmesi ve kalkınması için büyük mücadele veren Bayrampaşa Belediyesi’nde görev yeri Başkan Atila Aydıner tarafından değiştirildi.
Çevre Koruma Müdürü
Eskisi: Meral Kara
Yenisi: Metin Aygün
(Metin Aygün ayrıca Kentsel Tarım Müdürlüğü’nü de yürütecek)
Zabıta Müdürü
Eskisi: Dursun Demirel
Yenisi: Dilber Sarıtaş
Temizlik İşleri Müdürü
Eskisi: Dilber Sarıtaş
Yenisi: Dursun Demirel
Basın Yayın ve Halk. İlişkiler
Eskisi: Aziz Kurt
Yenisi: Mesut Onat
Sosyal Yardım İşleri Müdürü
Eskisi: Yaşar Urgan
Yenisi: Aziz Kurt
Ruhsat ve Denetim Müdürü
Eskisi: Mustafa Çolak
Yenisi: Abdurrahman Doğan
Muhtarlıklar İşleri Müdürü
Eskisi:-
Yenisi: Yaşar Urgan
Kütüphane Müdürü
Eskisi: Ahmet Yetim
Yenisi: Meral Kara
Spor İşleri Müdürü
Eskisi:-
Yenisi: Ahmet Yetim
***
BU UTANMAZLARI GÖRDÜĞÜNÜZDE İHBAR EDİN!
Bayrampaşa Belediyesi tarafından yeniden düzenlenen Yahya Kemal Parkı kendini bilmezler tarafından çirkin bir saldırıya uğradı. Parkta oturma gurupları yerinden sökülerek ateşe verildi.
Oturma guruplarına saldıran kimliği belirsiz kişiler, oturma guruplarını ateşe vererek parke taşlarını yerinden söktü. Parkı yıkmak, parçalamak kime ne yarar kazandırır? diye soran mahalle sakinleri, “Parklar hepimizin ortak malıdır. Belediyemiz bu parkları bütün herkes yararlansın, aileleriyle gidip otursunlar ve rahat nefes alacakları bir yer olsun diye yaptı” diye tepki gösterdiler.
Parkların belediyeler tarafından yapıldıktan sonra bölgede yaşayan herkesin ortak malı olarak kullanıldığını belirten Bayrampaşa Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri; "Bu şekilde zarar veren kişiler unutmamalıdır ki buralar aynı zamanda kendilerinin de ödedikleri vergilerle yapılıyor. Parkların etrafında oturan mahalle sakinleri bu tür olaylarda hiç vakit kaybetmeden polise ya da zabıtamıza haber versinler.” ifadelerinde bulundular.
MOBİL PARK ENSELEDİ
Parkta bulunan güvenlik kameralarını inceleyen Mobil Park Timi, akşam saatlerinde 16-17 yaşlarındaki gençler önce kamelya ve pergolaları kırdığı daha sonra ise kırdıkları ağaçları yakarak ısındıklarını gördü. Gençlerin yeniden parka gelebileceğini düşünen Mobil Park Timi, akşam park civarında pusuya yatarak parka gelen şüpheli kişileri takibe aldı. Aynı gençler olabildiklerini düşündükleri kişilerin yine parka girdiğini gören Mobil Park Timi, yine saldırgan davranışlar gösterdiklerini görünce gençleri suçüstü enseledi.
***
KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK!
Yıllardır dillendirilen AK Parti’den ayrı yeni iki parti birden kurma çalışmaları resmen başlamış görünüyor. Şu anda merkezde Ali Babacan’ın ismi var. Babacan geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında konuştu. Kendisini izlerken gözlerime, kulaklarıma inanamadım açıkçası. Ben onu böylesine tanıyamamış ve yabancı karşılamışken Erdoğan izlediyse nasıl bir tepki vermiştir, hayal bile edemiyorum. Bizim ülkemizde siyasetçiler dara düştü mü puan toplamak istedi mi köşeye sıkıştı mı hemen temel hak ve özgürlüklere sarılıyor. Ama sadece mecazi anlamda. Babacan da böyle yaptı. Sanki yıllardır AK Parti’de değil de başka bir partide siyaset yapmış ama oradaki katı tutuma da yakın hissedemeyip kendince ılımlı yeni bir akıma yönelmiş biri vardı ekranda o gün. Gençlerin en büyük sorununun “baskıdan boğulacak gibi hissetmek” olduğunu söyledi. Başkanlık sisteminin ve 50+1 barajının kutuplaşmaya sebebiyet vereceğini, AK Parti’nin 2023 hedeflerinden çok uzak, adaletsizliğin de had safhada olduğunu söyledi. En ilginci de AK Parti’nin 2011, 2012, 2013 itibarıyla başlangıçtaki ilkelerinde farklılaşma meydana geldiğini ileri sürdü. Ne tevafuktur ki bu bahsettiği tarihler belki de ilk kez Davos‘la ayyuka çıkan FETÖ probleminin sinyal verdiği yıllardı. Ama Abdullah Gül’le kaygılarının aynı olduğunu ve Gül’ün kendilerine dışarıdan destek verdiğini vurgulaması tevafuk olamaz herhalde. FETÖ’ye yönelik en ağır lafı “Tabii en ağır şekilde cezalandırılmaları gerekir.” olan, hemen sonrasında aceleyle, FETÖ konusunda çok mağduriyetler var, diyerek esas kaygısını ifade eden bir siyasetçi günümüz Türkiyesinde ne kadar iş başarır muamma ancak insan bu muhalefeti, yeni siyasi teşebbüsleri izledikçe Erdoğan’ın neden hep kazandığını daha iyi anlıyor. İcraat yok. Proje, yeni bir ideal, hedef, siyasi geleceğe dair kaygı, emek, yeni ve heyecanlandıran bir söylem yok. Diğer yandan Erdoğan tarafında ise sürekli yenilik var. Cesur ve iddialı ifadeler, risk alabilecek bir siyasetçi tarzı, güven veren bir altyapı var. Risk almayı beceremeden siyasetçi, hele de Erdoğan’a rakip siyasetçi olmak artık mümkün değil. Sadece ve sadece milletin sesine kulak verip aynı zamanda geleceği öngörerek riskler almakla olur ve o riski alacak cesareti taşımakla...
Davutoğlu, ringde boy gösterirken, Babacan pastayı büyütecek. Ama Erdoğan ring ve tribün ikilisiyle mücadeleye hazır. Ama sürecin belirleyeni sadece siyaset sahası olmayacaktır.
Yeni yılın sağlık ve huzur getirmesini diler, okurlarımızın 2020 yılını kutlarım.
***
İLGİNÇ BİLGİLER
TÜRK KAHVESİNİN FAYDALARI
Günde 2 fincan Türk kahvesi içmenin; kolon ve kalın bağırsak kanserini %25, bağırsak kanserini ise %45 risk oranında azalttığını biliyor muydunuz? Nöral sistem ve zihinsel aktiviteler, kafeinle güçlenir. Yüksek enerji vererek sizi uyanık tutar. Yapılan araştırmalara göre, günde 6 fincan Türk kahvesi tüketen bir insan, hiç içmeyen bir insana göre 6 kat daha fazla düşünme potansiyeline sahip.
Yemek yedikten sonra içilen kahve sindirime yardımcı olur. Şekersiz kahve tüketimi, kilo ve mide problemlerini önler. Hafızanızı güçlendirir, daha enerjik hissetmenizi sağlar ve üşengeçliği ortadan kaldırır. Türk kahvesinin düşünme gücüne olumlu etkisi olduğu çok açık. Birçok yazar, şair, ressam sanat eserlerini ortaya çıkarırken kahve fincanını yanından ayırmaz. Söylentilere göre, “Şair Eşref” ironi yazılarını yazmadan önce 2 fincan kahve içermiş.
Normal adette içilen Türk kahvesinin faydalarını özetlediğimizde hiçbir yan etkisinin olmadığını görüyoruz. Bir fincan kahve 50 mg. kafein içerir ve vücuttan kolayca atılır. Uyarıcı özelliğiyle bir fincan dahası beyninizi sinyallere karşı açık hale getirir ve vücuttaki enerjiyi arttırır.
Etiketler: