MERHABALAR saygıdeğer Paşavizyon Gazetesi okurları.
Sanatçı kelimesini ilk duyduğumuz da her birimiz çocukluğumuzdan kalan bir alışkanlık üzerine heyecanlanır ve bir anda mutlu oluruz. Bu aslında tatlı bir heyecandır Sanatın içerisinde yer almak, Sanatın bir kolunda görev yapmak bambaşka bir onurdur.
Peki bir insanın sanatçı olmak için nasıl bir yetilerinin olması gerekir. Yada bir insan Sanatın bir kolu ile uğraşıyor diye SANATÇI ünvanını alması mı gerekiyor.
Gelin şuradan bir bakış açısı yapalım. Sanatçı kimdir? Sanatçı Sinema, tiyatro, müzik gibi sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan,Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimseye SANATÇI denir.
Şimdi bugünün resmine baktığımız da ekranlarda, gazetelerde ve dijital platformlarda kendince bir şeyler yaptığını düşünen herkes, isminin başına SANATÇI ünvanını alır hale geldi. Bu ünvanı alabilmek bu kadar kolaysa, yıllarını eğitimle ve öğrenme ile geçiren insanlara ne diyeceğiz. Yada hangimiz sanatçıyız sorusuna nasıl cevap vereceğiz.
Ne yazıktır ki güzel ülkemde bir şeyler güzel giderken bir şeyler hep yanlış gitmek zorunda mı? “Neden kendinizi bu kadar önemsiyorsunuz” diye bir soru yönelttiğiniz de, “biz değil halk bizi önemsiyor biz halkın sanatçısıyız ve onların sesiyiz” diyecek kadar da kendilerini büyük görmekten alıkoyamıyorlar.
Bugünlerde Covid sürecini zor şartlarda geçirmiş belki de kirasını ve evinin giderlerini karşılamakta zorlanmış gerçek sanatçıların sorunlarını kenara atıp, kendilerini Sanatçı kisvesi altında nitelendiren kişilerin sorunları ile uğraşır hale geldik.Ülke yangın yerine dönmüşken ağaçlarımızı, hayvanlarımızı ve vatandaşlarımızın hayatlarını kaybetmişken, içimiz deyim yerindeyse yanıyorken, kendisini Sanatçı diye nitelendiren insanların egolarını tatmin etmekle meşgul olduk. “Efendim ben sanatçıyım istediğimi söylerim. ben sanatçıyım istediğime hakaret ederim” gibi söylemlerle, ülkenin acısına bir acı daha kattıklarının bilincinde bile değiller.
“Kime göre sanatçıyız kime göre sanatımızı yapıyoruz” sorularının karşılığı artık kaybolmaya yüz tutar hale geliyor. Bunun en büyük nedenlerinden birisi de dijital medya ve sosyal medya gerçeği. Dijital ve sosyal medya platformlarında sayfaları olan herkes kendisini özgür ve aklına her geleni söyleyebilecek psikoloji de hisseder hale geldi. Birilerinin dayatması sonucu yada daha doğru bir dille birilerinin para karşılığında konuşturduğu kişilerin ismi oldu Sanatçı çok yazık değil mi.Bir dönem örnek aldığımız ya da onlar gibi olmak istediğimiz Sanatçı büyüklerimizden, bugün kü resme geldik.
Herkese hakaret eden yaptığı işlerin arkasına sığınan yeni nesile örnek teşkil edecek durumda olduğunun bile farkında olmayan amiyane tabirle çakma sanatçılar ortalarda gezer oldu.Velhasıl değerli Paşavizyon okurları ;
SANATÇI kime göre değil; Sanatıyla ve ortaya koyduğu eserleriyle sanatçıdır.
Sanatçı kelimesini ilk duyduğumuz da her birimiz çocukluğumuzdan kalan bir alışkanlık üzerine heyecanlanır ve bir anda mutlu oluruz. Bu aslında tatlı bir heyecandır Sanatın içerisinde yer almak, Sanatın bir kolunda görev yapmak bambaşka bir onurdur.
Peki bir insanın sanatçı olmak için nasıl bir yetilerinin olması gerekir. Yada bir insan Sanatın bir kolu ile uğraşıyor diye SANATÇI ünvanını alması mı gerekiyor.
Gelin şuradan bir bakış açısı yapalım. Sanatçı kimdir? Sanatçı Sinema, tiyatro, müzik gibi sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan,Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimseye SANATÇI denir.
Şimdi bugünün resmine baktığımız da ekranlarda, gazetelerde ve dijital platformlarda kendince bir şeyler yaptığını düşünen herkes, isminin başına SANATÇI ünvanını alır hale geldi. Bu ünvanı alabilmek bu kadar kolaysa, yıllarını eğitimle ve öğrenme ile geçiren insanlara ne diyeceğiz. Yada hangimiz sanatçıyız sorusuna nasıl cevap vereceğiz.
Ne yazıktır ki güzel ülkemde bir şeyler güzel giderken bir şeyler hep yanlış gitmek zorunda mı? “Neden kendinizi bu kadar önemsiyorsunuz” diye bir soru yönelttiğiniz de, “biz değil halk bizi önemsiyor biz halkın sanatçısıyız ve onların sesiyiz” diyecek kadar da kendilerini büyük görmekten alıkoyamıyorlar.
Bugünlerde Covid sürecini zor şartlarda geçirmiş belki de kirasını ve evinin giderlerini karşılamakta zorlanmış gerçek sanatçıların sorunlarını kenara atıp, kendilerini Sanatçı kisvesi altında nitelendiren kişilerin sorunları ile uğraşır hale geldik.Ülke yangın yerine dönmüşken ağaçlarımızı, hayvanlarımızı ve vatandaşlarımızın hayatlarını kaybetmişken, içimiz deyim yerindeyse yanıyorken, kendisini Sanatçı diye nitelendiren insanların egolarını tatmin etmekle meşgul olduk. “Efendim ben sanatçıyım istediğimi söylerim. ben sanatçıyım istediğime hakaret ederim” gibi söylemlerle, ülkenin acısına bir acı daha kattıklarının bilincinde bile değiller.
“Kime göre sanatçıyız kime göre sanatımızı yapıyoruz” sorularının karşılığı artık kaybolmaya yüz tutar hale geliyor. Bunun en büyük nedenlerinden birisi de dijital medya ve sosyal medya gerçeği. Dijital ve sosyal medya platformlarında sayfaları olan herkes kendisini özgür ve aklına her geleni söyleyebilecek psikoloji de hisseder hale geldi. Birilerinin dayatması sonucu yada daha doğru bir dille birilerinin para karşılığında konuşturduğu kişilerin ismi oldu Sanatçı çok yazık değil mi.Bir dönem örnek aldığımız ya da onlar gibi olmak istediğimiz Sanatçı büyüklerimizden, bugün kü resme geldik.
Herkese hakaret eden yaptığı işlerin arkasına sığınan yeni nesile örnek teşkil edecek durumda olduğunun bile farkında olmayan amiyane tabirle çakma sanatçılar ortalarda gezer oldu.Velhasıl değerli Paşavizyon okurları ;
SANATÇI kime göre değil; Sanatıyla ve ortaya koyduğu eserleriyle sanatçıdır.
Sanatına ve gerçek sanatçısına saygı duyan bir ülke hayali ile...
Sanatla kalın...
Etiketler: