Gülüş tasarımı dosyası:6 Lamina mı, Zirkonyum mu? Hangisi daha uygundur?
İbrahim GÜLLE
Gülüş tasarımıyla ilgilenen hastalarımızdan en sık duyduğumuz sorulardan biri “Lamina mı yaptırmalıyım, zirkonyum mu?” oluyor. İnternette, sosyal medyada araştırma yapanlar çoğu zaman bu iki uygulamayla karşılaşıyor. Ancak bu soruya herkes için geçerli, tek cümlelik bir cevap vermek mümkün değil. Çünkü lamina ve zirkonyum restorasyonlar birbirlerinin alternatifi gibi görünseler de aslında farklı özelliklere ve farklı kullanım alanlarına sahipler.
Önce laminalardan başlıyorum. Halk arasında “yaprak porselen” olarak da bilinen porselen laminalar, dişin esas olarak ön yüzeyini kaplayan oldukça ince seramik restorasyonlardır. Özellikle ön dişlerin rengini, şeklini veya boyutlarını değiştirmek istediğimiz uygun vakalarda kullanılabilirler. Doğru vakada diş dokusu açısından oldukça koruyucudur. Dişin ön yüzeyinden çok az aşındırma yaparak, hatta bazı vakalarda aşındırma yapılmadan uygulanabilmektedir.
Önemli bir noktanın altını çizmem gerekiyor: Lamina her dişe ve her hastaya uygulanabilecek bir yöntem değil. Mesela dişte çok büyük madde kaybı varsa, geniş dolgular bulunuyorsa, ciddi konum bozuklukları mevcutsa veya alt-üst dişler arasında kapanış ilişkisi uygun değilse lamina yapamayabiliyoruz. Bazen öncesinde kısa süreli bir ortodontik tedaviyle dişlerin konumlarını ve kapanış ilişkisini düzeltip ardından lamina uygulamasına geçmemiz de mümkün olabiliyor.
Zirkonyum kuronlarda ise diş yalnızca ön yüzeyinden değil, çevresel olarak aşındırılıp küçültülür ve tamamen kaplanır. Yani dişin hazırlanma şekli laminadan oldukça farklıdır. Kırılmış, önemli miktarda madde kaybetmiş, daha önce büyük dolgular yapılmış veya tam kaplama gerektiren dişlerde zirkonyum kuronları tercih edebiliyoruz.
Peki estetik açıdan hangisi daha güzel görünür? Burada “lamina her zaman daha doğal görünür” veya “zirkonyum daha estetiktir” şeklinde kesin bir kural koymak doğru olmaz. Kullanılan materyaller ve üretim teknikleriyle her iki yöntemle de son derece doğal sonuçlar elde edebiliyoruz. Sonucun başarısında mevcut dişlerin ve diş etlerinin durumu, diş teknisyeninin ustalığı, renk ve form seçimi gibi birçok ayrıntı rol oynuyor.
Kısacası “Lamina mı, zirkonyum mu?” sorusundan sonra sorulması gereken başka sorular var: Diş ne kadar sağlam? Üzerinde büyük dolgular var mı? Renginde ciddi bir değişiklik var mı? Dişlerin konumu ve kapanış ilişkisi nasıl? Ne kadar diş dokusunu koruyabiliriz? Hastanın estetik beklentisi nedir? Bütün bunların cevabına göre hangi yöntemin daha uygun olduğunu belirliyoruz. Dolayısıyla sağlam diş dokusunun korunabildiği ve lamina için uygun olan bir vakada, yalnızca daha dayanıklı olduğu düşüncesiyle dişi tamamen kaplamak her zaman doğru yaklaşım olmayabilir.
Sonuç olarak lamina da zirkonyum da doğru hastada, doğru şekilde uygulandığında başarılı sonuçlar vermektedir. Bizim amacımız bir yöntemi diğerinden üstün ilan etmek değil, kişinin ihtiyaçlarını değerlendirerek hangi yöntemin daha uygun olduğunu belirlemektir. Çünkü diş hekimliğinde en iyi tedavi, en çok konuşulan değil; ihtiyaç duyulan tedavidir.
Bir sonraki yazımda ise gülüş tasarımının belki de en zor ama en önemli hedeflerinden birini ele alacağız: Doğal görünen bir gülüş nasıl oluşturulur?
Kalın sağlıcakla.