DEĞERLİ dostlar; Bosna-Sancak Kültür ve Yardımlaşma Derneği ve Bosna Sancak Akademik Vakfı olarak bu yıl ikincisini düzenleyeceğimiz Bosna-Sancak Kültür Günleri etkinliğimiz 14 Ekim’de başlıyor. Çeşitli söyleşiler, gösteriler ve benzeri aktivitelerin yapılacağı etkinliğimiz 28 Ekim’e kadar sürecek. Bu yılki açılışımızı Marmara Üniversitesinin Sultanahmet’te bulunan Rektörlük ek binasında yapıyoruz. Buradaki programımız iki gün sürecek. Bu vesileyle bizlere bu güzel mekanı tahsis eden Marmara Üniversitesi Rektörlüğüne teşekkürlerimi sunuyorum.
Bu yıl programımızın açılışına Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ı davet ettik. Büyük bir ihtimalle katılacaktır. Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Sn. Bakir İzzetbegoviç’i de davet ettik ve katılacaklarını teyit ettiler. 15 Ekim’deki programımızda Babası Rahmetli ALİYA İZZETBEGOVİÇ’i anlatacak
Bosna-Sancak Kültür Günlerini düzenlememizin bir çok nedeni var. Bosna Sancak Kültürünü tanıtma ve yaşatma, kültürel işbirliği ve dayanışma, toplumlar arası diyalog ve kaynaşma bu sebeplerden sadece bazıları.
İstanbul kültürel çeşitliliğin oldukça fazla olduğu bir ilimizdir. Aynı zamanda kültürel yozlaşma ve dejenerasyonun da hızlı yaşandığı bir yerdir. Bu nedenle 81 ilin neredeyse tamamı İstanbul’da kendi günlerini düzenlemekteler. Birkaç gün önce Sivas günleri etkinliği yapıldı.İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Rusya Federasyonu Saha (Yakutistan) Özerk Cumhuriyetinin Başkenti Yakutsk Belediyesi işbirliği ile iki ülke arasında ilişkileri geliştirmek amacıyla 7-11 Ekim tarihleri arasında Yakustk günleri düzenleniyor. Bunlar kültürel çeşitliliktir ve olması yapılması gereken faaliyetlerdir. Hatta bu konu da geç bile kalınmıştır.
Oldukça kadim bir kültüre sahip olan Bosna Sancak insanı kendi kültürlerini unutmaması, yaşatması, hızla yaşanan kültürel dejenerasyona direnmesi için gerekli tüm önlemeleri almak, bunun için ne gerekiyorsa yapmak gerektiğine inanıyorum.Esas itibariyle derneğimizin adı ve misyonu da tamamen buna matuftur. Şunuda belirtmekte yarar var oranın insanı belki ülkemizin sınırları içinde değiller ama kesinlikle yüzleri ülkemize dönük vaziyettedir. Ve kendilerini Evladı Fatihan olarak görmektedirler.Buradan kastettiğimiz hiçbir kültürel özellik taşımayan, hiçbir topluma aidiyet duygusu beslemeyen nesiller yetiştirmemektir. Türkiye’deki Belediyeler bu durumun farkına varmış olmalılar ki her yıl İstanbul ve Ankara’da kendi illerinin adını taşıyan günler düzenlemekte, dünyanın en büyük Turizm organizasyonlarından biri olan EMITT Doğu Akadeniz Fuarında stand açarak illerinin kültürünü tanıtmaktalar.
Bosna Sancak kültürü gerek gündelik yaşantısıyla, gerek mutfağıyla, gerek edebiyatıyla ve gerek müziğiyle oldukça zengin ve renkli bir kültürdür. Geçen yıl düzenlediğimiz etkinliğimize Boşnak olmayanların daha fazla ilgi gösterdiğini söyleyebilirim. Yani oldukça sevilen ve ilgi duyulan kültürel yapıya sahip bir toplululuktur Bosna Sancak insanı. Bu yıl da herkesi bu etkinliğimize davet ediyoruz. İlerleyen zamanlarda bu etkinliğimizi tüm Türkiye’yi kapsayacak şekildeki tüm Balkan dernekleriyle yapmak istiyoruz. Bunun için çalışmalara başladık.
Türkiye’de yaşayan biz Türk insanı ile Bosna Sancak insanı elmanın iki yarısı gibidir, madalyonun iki yüzü gibidir. Geçmiştede böyleydi gelecektede böyle olacak.
Yazıma Bilge Kral Aliya İzzetbegoviçin şu sözüyle son vermek istiyorum: ’’Boşnakları Boşnak yapan; Sırplardan, Hırvatlardan ayıran dinidir. O olmazsa biz de olmayız’’.
Etiketler: