6 Şubat’ta Türkiye, Kahramanmaraş merkezli bugüne kadar tarihte görülmeyen iki büyük deprem felaketine maruz kaldı.
İlki 7,7 ikincisi 7,6 büyüklüğündeki deprem; Kahramanmaraş, Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya ve Hatay'da büyük yıkıma yol açtı. Arama kurtarma çalışmalarının 11. gününde can kaybı 36 bin 187'ye yükseldi, yaralı sayısı 108 bin 68 oldu. Hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.
Dünyada “asrın felaketi’’ olarak değerlendirilen bu depremlerde Türkiye “tek yürek’’ oldu. Bazı şerefsizler hariç bütün vatandaşlarımız ve kurumlar tek nefes oldu.
Ancak bu depremlerden de Türkiye’ye diz çöktürmek isteyen ülkemiz içinden ve dışından hainlerle ve şeref yoksunları ile karşılaştık. Ahbap Derneği üzerinden bile çift başlılık yaratmaya çalıştılar. Bu anlamda sizlerle 15 Şubat’ta Hürriyet Gazetesinde Nedim Şener tarafından yazılan yazının bazı kısımlarını paylaşmak istiyorum.
“’Devlete güveni sarsmak için bir anda sıfır takipçili hesaplarla, ortaya attıkları yalanları katlayarak büyüttüler.
Bu yüzden 8 gündür bir yandan deprem acısıyla uğraşırken diğer yandan FETÖ’cülerin yalanlarıyla boğuşuyoruz.
Fitneci yüzünü bir kez daha ortaya koyan FETÖ’cüler, Haluk Levent’in “Ahbap” çatısı altında yürüttüğü yardım kampanyasına sözde destek vererek ona sahip çıkmaya çalıştı.
Elbette bu operasyonun başını, FETÖ’nün Ergenekon ve Balyoz gibi kumpas operasyonlarında aktif rol almış olan Emrullah Uslu, 7 Şubat günü Twitter hesabından “Ortada devlet mevlet yok. Bir tek Haluk Levent ve ‘Ahbap’lar var” yazarak fitnenin fitilini ateşledi.
AFAD başta devletin tüm kurumlarının harekete geçmesine rağmen FETÖ’cü firari Hakan Şükür başta olmak üzere bir anda Haluk Levent’in başını çektiği yardım organizasyonuna yardım yapacaklarını söylemeye başladı.
Birçok FETÖ’cü de buna destek vererek, devlette zafiyet algısı yaratmaya çalıştı.
Fitne dalgası o kadar çok büyüdü ki Haluk Levent ve yürüttüğü yardım çalışmaları üzerinden Ahbap grubu ile devlet arasında bir çatışma yaratmaya çalıştılar.
Oysa imzaladığı protokolle AFAD’a akredite olan Haluk Levent tüm yardım çalışmalarını devletin ilgili kurumlarıyla ortak yürütüyordu. Ahbap hesabında toplanan paralar, AFAD ve Valiliklerin talepleri doğrultusunda ihtiyaç duyulan yardımlar için harcanıyor. Aynı zamanda Ahbap’ın yardım projeleri de valiliklere onaylattırılarak harcanıyor.
İşte o aşamada, Haluk Levent ve Ahbap’ın etrafını çevreleyen FETÖ’cülerin gerçek yüzünü ortaya koymak gerekiyordu.
Haluk Levent, özellikle FETÖ’cülerin ateşlediği fitne ateşine karşı “Ahbap da bizim AFAD da bizim” diyerek tavrını net olarak ortaya koydu.
Ben de Twitter hesabımdan FETÖ’cülerin geçmiş yıllarda Haluk Levent’e kurdukları kumpasları, “Utanmaz FETÖ’cüler! Şimdi övdüğünüz Haluk Levent’i, 2009’da 3 aylık icra dosyası için gözaltına alırken ayağından zincirleyip hastaneye götürmediniz mi?
2011’de konsere gittiği KKTC’de kelepçeletip 10 gün hapis yatırmadınız mı?
2015’te icra dosyası için Interpol’e yazı yazmadınız mı?” diye hatırlattım.
Haluk Levent yazdıklarıma destek olarak, “Bana bu acıları yaşatanlar şimdi yurtdışında olup beni övüyor olabilirler. Olabilir. Ülkemde herkes bana saldırsın razıyım ama yeter ki bana acı yaşatanlar beni övmesin” diye FETÖ’cülere gereken cevabı verdi.
Amaçları şuydu; sözde destek mesajlarıyla çevreledikleri Haluk Levent’in açıkladığı yardım hesaplarına yurtdışından para gönderip Ahbap grubunun çalışmalarını kriminalize ederek pisliklerini bulaştırmak. Asıl amaçları Haluk Levent ve yardım organizasyonunu devlet ile karşı karşıya getirmekti.
Bu dakikadan sonra ortak amacımızın güçbirliği içinde depremzedelere yardım etmek, devlete ve tüm siyasetçilere düşen fitne odaklarının oyun ve kumpaslarını boşa çıkartarak yaraları sarmak için uğraşan herkese destek olmaktır.’’
Bir soru sorarak yazımı bitirmek istiyorum. Sizce bu hainler güruhu kimlerle hareket ediyor?
İlki 7,7 ikincisi 7,6 büyüklüğündeki deprem; Kahramanmaraş, Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya ve Hatay'da büyük yıkıma yol açtı. Arama kurtarma çalışmalarının 11. gününde can kaybı 36 bin 187'ye yükseldi, yaralı sayısı 108 bin 68 oldu. Hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.
Dünyada “asrın felaketi’’ olarak değerlendirilen bu depremlerde Türkiye “tek yürek’’ oldu. Bazı şerefsizler hariç bütün vatandaşlarımız ve kurumlar tek nefes oldu.
Ancak bu depremlerden de Türkiye’ye diz çöktürmek isteyen ülkemiz içinden ve dışından hainlerle ve şeref yoksunları ile karşılaştık. Ahbap Derneği üzerinden bile çift başlılık yaratmaya çalıştılar. Bu anlamda sizlerle 15 Şubat’ta Hürriyet Gazetesinde Nedim Şener tarafından yazılan yazının bazı kısımlarını paylaşmak istiyorum.
“’Devlete güveni sarsmak için bir anda sıfır takipçili hesaplarla, ortaya attıkları yalanları katlayarak büyüttüler.
Bu yüzden 8 gündür bir yandan deprem acısıyla uğraşırken diğer yandan FETÖ’cülerin yalanlarıyla boğuşuyoruz.
Fitneci yüzünü bir kez daha ortaya koyan FETÖ’cüler, Haluk Levent’in “Ahbap” çatısı altında yürüttüğü yardım kampanyasına sözde destek vererek ona sahip çıkmaya çalıştı.
Elbette bu operasyonun başını, FETÖ’nün Ergenekon ve Balyoz gibi kumpas operasyonlarında aktif rol almış olan Emrullah Uslu, 7 Şubat günü Twitter hesabından “Ortada devlet mevlet yok. Bir tek Haluk Levent ve ‘Ahbap’lar var” yazarak fitnenin fitilini ateşledi.
AFAD başta devletin tüm kurumlarının harekete geçmesine rağmen FETÖ’cü firari Hakan Şükür başta olmak üzere bir anda Haluk Levent’in başını çektiği yardım organizasyonuna yardım yapacaklarını söylemeye başladı.
Birçok FETÖ’cü de buna destek vererek, devlette zafiyet algısı yaratmaya çalıştı.
Fitne dalgası o kadar çok büyüdü ki Haluk Levent ve yürüttüğü yardım çalışmaları üzerinden Ahbap grubu ile devlet arasında bir çatışma yaratmaya çalıştılar.
Oysa imzaladığı protokolle AFAD’a akredite olan Haluk Levent tüm yardım çalışmalarını devletin ilgili kurumlarıyla ortak yürütüyordu. Ahbap hesabında toplanan paralar, AFAD ve Valiliklerin talepleri doğrultusunda ihtiyaç duyulan yardımlar için harcanıyor. Aynı zamanda Ahbap’ın yardım projeleri de valiliklere onaylattırılarak harcanıyor.
İşte o aşamada, Haluk Levent ve Ahbap’ın etrafını çevreleyen FETÖ’cülerin gerçek yüzünü ortaya koymak gerekiyordu.
Haluk Levent, özellikle FETÖ’cülerin ateşlediği fitne ateşine karşı “Ahbap da bizim AFAD da bizim” diyerek tavrını net olarak ortaya koydu.
Ben de Twitter hesabımdan FETÖ’cülerin geçmiş yıllarda Haluk Levent’e kurdukları kumpasları, “Utanmaz FETÖ’cüler! Şimdi övdüğünüz Haluk Levent’i, 2009’da 3 aylık icra dosyası için gözaltına alırken ayağından zincirleyip hastaneye götürmediniz mi?
2011’de konsere gittiği KKTC’de kelepçeletip 10 gün hapis yatırmadınız mı?
2015’te icra dosyası için Interpol’e yazı yazmadınız mı?” diye hatırlattım.
Haluk Levent yazdıklarıma destek olarak, “Bana bu acıları yaşatanlar şimdi yurtdışında olup beni övüyor olabilirler. Olabilir. Ülkemde herkes bana saldırsın razıyım ama yeter ki bana acı yaşatanlar beni övmesin” diye FETÖ’cülere gereken cevabı verdi.
Amaçları şuydu; sözde destek mesajlarıyla çevreledikleri Haluk Levent’in açıkladığı yardım hesaplarına yurtdışından para gönderip Ahbap grubunun çalışmalarını kriminalize ederek pisliklerini bulaştırmak. Asıl amaçları Haluk Levent ve yardım organizasyonunu devlet ile karşı karşıya getirmekti.
Bu dakikadan sonra ortak amacımızın güçbirliği içinde depremzedelere yardım etmek, devlete ve tüm siyasetçilere düşen fitne odaklarının oyun ve kumpaslarını boşa çıkartarak yaraları sarmak için uğraşan herkese destek olmaktır.’’
Bir soru sorarak yazımı bitirmek istiyorum. Sizce bu hainler güruhu kimlerle hareket ediyor?
Etiketler: