28 Şubat'ın tanıkları anlattı
Eyüp Belediyesi
28 Şubat'a özel bir program düzenledi. Yeni Şafak Gazetesi Haber Müdürü Recep
Yeter'in moderatörlüğündeki programın konuşmacıları ile Star Gazetesi Köşe
Yazarı Yakup Köse ve Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür'dü. Oturuma katılanlar
28 Şubat ve devamındaki süreçte yaşadıklarını ve o günden bugüne gelinen
noktayı anlattı.
Eyüp Kültür
Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen "28 Şubat Özel Programı"na Eyüp
Belediye Başkanı Remzi Aydın, AK Parti Eyüp İlçe Başkanı Süleyman Aykaç ve
vatandaşlar katıldı.
Eyüp
Belediyesi'nin özel programına konuşmacı olarak Star Gazetesi Köşe Yazarı Yakup
Köse ve Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür katıldı. Programın moderatörlüğünü
ise Yeni Şafak Gazetesi Haber Müdürü Recep Yeter yaptı.
Türkiye'nin
geçirdiği en zor dönemlerden biri olan 28 Şubat'taki "Post modern"
darbe olarak adlandırılan MGK kararları ve sonrasındaki gelişmelerle ilgili
deneyimlerini ve o günlerde yaşadıklarını dinleyicilerle paylaşan konuşmacılar
kendi hayatlarından da kesitler sundular.
28 Şubat sürecinde
yaşanan gelişmelerin masaya yatırıldığı programın açılışında konuşan Eyüp
Belediye Başkanı Remzi Aydın, “Hepimiz insanız unutuyoruz maalesef, unutmamamız
lazım. Dolayısıyla bizler Eyüp Belediyesi olarak diğer paydaşlarımızla her daim
bu tip etkinlikleri ısrarla yapacağız. Yapmaya da devam edeceğiz ki,
unutulmaması lazım. Şuna inanıyorum 28 Şubatlar hep oldu aslında. 28 Şubatlara
gerçekten milletimiz fırsatını bulduğunda çok güzel cevaplar verdi. Şöyle bir
Türk siyasi tarihine baktığımızda tek patiyle devam eden süreçte serbest fırka
denemesinde ne kadar büyük bir teveccüh olduğunu biliyoruz ve o sürecin de
baltalandığını, kapatıldığını biliyoruz” ifadelerini kullandı.
Star Gazetesi
köşe yazarı Yakup Köse o yıllarda henüz 14 yaşında bir çocuk olmasına rağmen
nasıl tutuklanıp cezaevine gönderildiğini, yapılan işkenceleri anlattı. Aylarca
yıllarca süren davaları örnek gösteren Köse, "Benim idam kararım sadece 3
celsede 5'er dakikalık duruşmalar sonrasında verildi. Yani toplam 15 dakikada
ben idama mahkum edildim" dedi.
Yaşadığı zor
günleri anlatan Köse, “Tutuklandım, ailemin gözetimi altında bulunmam
gerekirken ailem Antalya’daydı ve ben Nazilli Cezaevi'ne gönderildim. Ailem
benim nerede olduğumu üç ay boyunca bilemedi. Uzun süre beni sormuşlar, aramışlar
ve en sonunda vefalı birisi Aydın Cezaevinde yatıyor demiş. Ben üç mahkemeye
çıktım ve idam cezası alana kadar üç celse gördüm. Ben 15 dakika içerisinde
anayasal düzeni silah zoruyla yıkmak suçunda idam cezası aldım. O zaman
anayasal cebrinin en olduğunu bile bilmiyordum.
Şunu söylemek istiyorum, 28 şubat aslında hiç bitmedi. 28 Şubat sürekli
olarak farklı yüzlerle Anadolu insanına dayatmaya çalışıyor” şeklinde konuştu.
“BÜYÜK TÜRKİYE
İÇİN O İDAM SEHPASINA YENİDEN ÇIKMAYA HAZIRIM”
Cezaevinde
yaşadığı bazı olayları da anlatan Yakup Köse, “Koğuşumun kapısı açıldı ve
içeriye bir subay girdi. Benim kolumdan tuttu ve gel seninle biraz yürüyelim.
Beni koca bir avluya getirdi ve avluda darı ağacı var. O zaman idam cezası
kaldırılmamıştı. Bana o darı ağacını gösterdi ve 'burada asılabilirsin' dedi.
Benimle dalga geçti ve beni oraya korkutmak için götürmüştü. Ben idam
sehpasında inen birisi olarak şunu söylüyorum, ‘İslam davası ve büyük Türkiye
için o idam sehpasına yeniden çıkmaya hazırım” ifadelerini kullandı.
Sabah Gazetesi
köşe yazarı Mahmut Övür de yaşananları anlatırken, olayların 1970'li yıllarda
kurgulandığını anlattı. Övür, 28 Şubat sürecini anlatırken ayrıca o yıllardaki
mafya yapılanmaları ile Susurluk olaylarındaki derin yapılanmaları aktardı.
1990'lı yıllarda işlenen cinayetler ve faili meçhul olaylara dikkat çeken Övür,
bütün bunların Türkiye'deki Milli Görüş'ün yükselmesinin önüne geçebilmek için
tasarlandığını belirtti.