Yeni nesil siyaset gölgesinde Sırbistan seçimleri
Naser ŞİMŞEK
Bir tren istasyonunda başlayan hesap verme talebi, iki yıl sonra Sırbistan sandığında çoğunluğa dönüştü. Peki, öğrenciler bunu nasıl başardı?
Bir tren garında çöken beton, bir ülkenin siyasi dengesini değiştirebilir mi? Sırbistan’da bunun cevabı 25 Ekim’de sandıktan çıktı.
1 Kasım 2024’te Novi Sad tren istasyonunda bir sundurmanın çökmesi 16 insanın hayatına mal oldu. Facianın ardından yalnızca binanın güvenliği değil; kamu ihaleleri, denetim süreçleri ve siyasi sorumluluk da tartışılmaya başlandı. Protestocular, belgelerin açıklanmasını ve ihmal iddialarının bağımsız biçimde soruşturulmasını istedi.
İlk büyük tepki üniversitelerden yükseldi. Öğrenciler dersleri boykot etti, kampüslerde toplantılar düzenledi ve hayatını kaybedenleri sessizlik eylemleriyle andı. Kısa sürede gösteriler Belgrad’dan ülkenin farklı kentlerine yayıldı. Öğretmenler, çiftçiler, akademisyenler ve çeşitli mesleklerden yurttaşlar harekete katıldı. Ocak 2025’te Başbakan Miloš Vučević’in istifası da protestoları durdurmadı.
Öğrencilerin izlediği yol, alışılmış siyasi kampanyalardan farklıydı. Hareket tek bir liderin etrafında şekillenmedi; üniversite meclislerinde tartışılan kararlar ortaklaşa alındı. Bu yöntem zaman zaman uzun görüşmeler gerektirse de farklı görüşleri aynı zeminde tutmaya yardımcı oldu. Gönüllüler şehir şehir dolaşarak üniversite dışındaki seçmenlerle de doğrudan temas kurdu.
Burada sorulacak soru, öğrenciler öğrenci bütçesi ile bu çalışmayı hangi finansmanla yaptı?
Asıl dönüm noktası, sokaktaki itirazın seçim hedefiyle buluşmasıydı. Öğrenciler 2025’te erken genel seçim çağrısı yaptı. Ardından hazırlanan 250 kişilik Öğrenci Listesi’nde öğrencilerin kendileri yerine doktorlar, akademisyenler, sanatçılar ve farklı mesleklerden adaylar yer aldı. Böylece mesele yalnızca gençlerin geleceği değil, ülkenin nasıl yönetileceği sorusuna dönüştü.
25 Ekim 2026’da yapılan erken parlamento seçiminin 26 Ekim akşamı açıklanan resmî ön sonuçlarına göre Öğrenci Listesi yüzde 52,71 oyla 250 sandalyeli Mecliste 140 milletvekilliği kazandı. Aleksandar Vučić’in öncülük ettiği Birleşik Sırbistan listesi yüzde 39,17 oy ve 104 sandalyede kaldı. Sonuçlar henüz kesinleşmese de seçim, parlamentodaki çoğunluğu değiştirdi.
Öğrenci listesi seçimi kazandı, ancak dış dünya, bu listede bir lider olmadığından kimi tebrik edeceklerini bilmiyorlar.
Öte yandan Vučić’in listesinin aldığı oy, eski yönetim çizgisinin toplumdaki desteğinin tamamen kaybolmadığını da gösteriyor. Bu nedenle sonuç, bütün anlaşmazlıkların bittiği anlamına gelmiyor. Değişim isteyenlerle mevcut çizgiyi destekleyenler arasındaki siyasi tartışma devam edecek.
Şimdi öğrencilerin desteklediği adayları daha zor bir sınav bekliyor. Yolsuzlukla mücadele vaadinin hayata geçirilmesi, ekonomi politikaları, Kosova meselesi ve Avrupa Birliği ile ilişkiler somut kararlar gerektirecek. Ortak bir itiraz etrafında birleşen farklı görüşlerin ülke yönetiminde nasıl uzlaşacağı ise henüz belli değil.
Sırbistan’ın hikâyesi bugün tamamlanmış değil. Yine de Novi Sad’da başlayan bir hesap sorma talebinin iki yıl içinde ülke çapında örgütlenerek seçmenin karşısına güçlü bir siyasi seçenek olarak çıkması başlı başına dikkat çekici.
Dikkat çekici bir nokta daha; öğrenci listesinin seçim beyannamesinin çelişki dolu olması.
Hem Avrupa ile olacak hem de Rusya ile,
Kosova Sırbistan’ın ayrılmaz bütünüdür derken diğer taraftan Avrupa birliğine entegre olmayı düşünmek
Mevcut lider değişsin sloganı ile seçimi kazananlar iş başa düşünce neler yapabilecekler ?