Değerli Pşavizyon okuyucuları; öncelikle hepinize sağlık, sıhhat ve hayırlı işler diliyorum.
Ülkemiz, siyasetin ağırlık kazandığı bir dönemi geride bıraktığı bugünlerde ekonomi yönetiminde ve uygulamada yeni bir döneme girmiştir.
2021 yılı Ağustos ayında uygulamaya geçilen düşük faiz politikası temelli program, maalesef istenen faydayı sağlamamış, neticesinde de yeni hükümet kabinemizde ve Merkez Bankasında hem yöneticilerimiz değişmiş, hemde ekonomi yönetim tarzı da değişmiştir.
Bu değişim ile önümüzdeki süreçte bizleri neler beklemektedir:
-Artık enflasyon oranının çok altında faiz pek mümkün değildir.
-Krediye ulaşmak gerideki iki sene ile kıyaslanamayacak kadar zorlaşacaktır.
-Ekonomimizde daralma beklenmekte.
-İşsizlik rakamlarında artış beklenmekte.
-Vergi oranlarında her kademede artış beklenmektedir.
Uygulanacak ekonomik programın artıları Sn Bakanımız Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanımız Hafize Gaye Erkan’ın ilk beyanatlarında gözükmektedir.
Bunlar:
-Bu süreçte merkez bankamız kura müdahale amaçlı döviz satışı yapmayacak.
-Merkez Bankamız döviz rezervlerini artıracak.
-Mali disiplin öne çıkacak.
-Harcamalarda tasarruf yapılacak.
-Dengelenecek Türk Lirası - döviz rakamları neticesinde ihracat artacak, ithalatta düşüş olacak. Turizm gelirlerimiz artacaktır.
Kısa başlıklarla belirttiğim yeni sürecin bana göre en önemli riski maalesef iç piyasa ve ithalata bağlı üretim satış yapan firmalarımızda kapanmalar ve iflasları bu süreçte duyacağız. Bu sürece her bir işletmenin esnafın hazırlıklı olması ve önlemlerini alması gerekir.
Bunlar:
Mutlaka kasa nakit pozisyonumuzu artırmamız gerekiyor.
Uzun süredir adeta ralli yapan gayrimenkul ve araçlarımızın bir kısmını da olsa bu yıl satıp nakte geçmek gerekiyor.
Üretim yapan firmalarımızın mutlaka ihracaat olanağını artırması bunun içinde, firma içerisinde ayrı bir operasyon birimi kurması, hedef ülke pazarlarına yönelik fuar - tanıtım ve reklam çalışmaları yapmak gerekmektedir.
Firma içerisinde verimliliği artırmak sayısal değil nitelikli elemanlarla çalışmayı öne çıkartmak,
Enerji açısından verimsiz makina parklarımızda yenileme yapmak gerekmektedir.
Ülkemiz içerisinde yatırım teşviki sağlanan iller çok titiz araştırılmalı
Bu illere;
Üretimin ilk başta yüzde 10-20’si ile sınırlı yatırım yapmayı programlarımıza almalıyız.
Önümüzdeki sürecin bir diğer riskli tarafı da maalesef ülkemiz dışındaki pazarlarda da ciddi durgunluk ve daralma oluşmaktadır.
Bu durumuda iyi analiz etmemiz şarttır. Son 10 ayda bu durumu tekstil sektörümüzde ciddi şekilde yaşamaktayız.
Dış pazarlarımızda oluşan daralma üreticilerimize ciddi zararlar ve stokların oluşmasına yol açmıştır.
Meydana gelen daralma neticesinde artık ürün fiyatı konuşulmamakta çünkü ürün istenmemektedir.
Değerli okuyucularımız mevcut ekonomik durum ve yeni ekonomi programımızdaki beklentileri yazdığım bu ayki yazıma burada son verirken, tatil aylarının hepimiz için iyi geçmesini ülkemiz ve milletimiz içn geleceğin geçmişten daha iyi olmasını diliyorum. Hoşçakalın...
Ülkemiz, siyasetin ağırlık kazandığı bir dönemi geride bıraktığı bugünlerde ekonomi yönetiminde ve uygulamada yeni bir döneme girmiştir.
2021 yılı Ağustos ayında uygulamaya geçilen düşük faiz politikası temelli program, maalesef istenen faydayı sağlamamış, neticesinde de yeni hükümet kabinemizde ve Merkez Bankasında hem yöneticilerimiz değişmiş, hemde ekonomi yönetim tarzı da değişmiştir.
Bu değişim ile önümüzdeki süreçte bizleri neler beklemektedir:
-Artık enflasyon oranının çok altında faiz pek mümkün değildir.
-Krediye ulaşmak gerideki iki sene ile kıyaslanamayacak kadar zorlaşacaktır.
-Ekonomimizde daralma beklenmekte.
-İşsizlik rakamlarında artış beklenmekte.
-Vergi oranlarında her kademede artış beklenmektedir.
Uygulanacak ekonomik programın artıları Sn Bakanımız Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanımız Hafize Gaye Erkan’ın ilk beyanatlarında gözükmektedir.
Bunlar:
-Bu süreçte merkez bankamız kura müdahale amaçlı döviz satışı yapmayacak.
-Merkez Bankamız döviz rezervlerini artıracak.
-Mali disiplin öne çıkacak.
-Harcamalarda tasarruf yapılacak.
-Dengelenecek Türk Lirası - döviz rakamları neticesinde ihracat artacak, ithalatta düşüş olacak. Turizm gelirlerimiz artacaktır.
Kısa başlıklarla belirttiğim yeni sürecin bana göre en önemli riski maalesef iç piyasa ve ithalata bağlı üretim satış yapan firmalarımızda kapanmalar ve iflasları bu süreçte duyacağız. Bu sürece her bir işletmenin esnafın hazırlıklı olması ve önlemlerini alması gerekir.
Bunlar:
Mutlaka kasa nakit pozisyonumuzu artırmamız gerekiyor.
Uzun süredir adeta ralli yapan gayrimenkul ve araçlarımızın bir kısmını da olsa bu yıl satıp nakte geçmek gerekiyor.
Üretim yapan firmalarımızın mutlaka ihracaat olanağını artırması bunun içinde, firma içerisinde ayrı bir operasyon birimi kurması, hedef ülke pazarlarına yönelik fuar - tanıtım ve reklam çalışmaları yapmak gerekmektedir.
Firma içerisinde verimliliği artırmak sayısal değil nitelikli elemanlarla çalışmayı öne çıkartmak,
Enerji açısından verimsiz makina parklarımızda yenileme yapmak gerekmektedir.
Ülkemiz içerisinde yatırım teşviki sağlanan iller çok titiz araştırılmalı
Bu illere;
Üretimin ilk başta yüzde 10-20’si ile sınırlı yatırım yapmayı programlarımıza almalıyız.
Önümüzdeki sürecin bir diğer riskli tarafı da maalesef ülkemiz dışındaki pazarlarda da ciddi durgunluk ve daralma oluşmaktadır.
Bu durumuda iyi analiz etmemiz şarttır. Son 10 ayda bu durumu tekstil sektörümüzde ciddi şekilde yaşamaktayız.
Dış pazarlarımızda oluşan daralma üreticilerimize ciddi zararlar ve stokların oluşmasına yol açmıştır.
Meydana gelen daralma neticesinde artık ürün fiyatı konuşulmamakta çünkü ürün istenmemektedir.
Değerli okuyucularımız mevcut ekonomik durum ve yeni ekonomi programımızdaki beklentileri yazdığım bu ayki yazıma burada son verirken, tatil aylarının hepimiz için iyi geçmesini ülkemiz ve milletimiz içn geleceğin geçmişten daha iyi olmasını diliyorum. Hoşçakalın...
Etiketler: