23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 16.10.2017

Yaprak dökümü!

1609 4 dk 0 yorum
Paylaş:
BELEDİYE Başkanlarının istifaları, görevden alınmaları, “adam yerine konulmamaları” gündemi birkaç haftadır epey meşgul etti. 
Kadir Topbaş istifa başlığında en çok dikkat çeken isimlerdendi. 15 milyonluk şehrin 13 yıllık Büyükşehir Belediye Başkanı kısa bir açıklamayla görevini bıraktı. Ardından çok fazla rüzgar esmeden başka illerden de istifa haberleri geldi. Ve son olarak da 3 gündür gündemin tepesinden inmeyen  Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında benzer iddialar ortaya atıldı. İlk anda ne Gökçek’ten ne de partiden bir haber vardı. İlerleyen saatlerde Erdoğan grup toplantısından sonra “Böyle bir gündemimiz yok ama olmayacağı anlamına da gelmez.” açıklamasını yaptı. Akşam saatlerinde iş iyice ciddiye binmişti fakat Gökçek sessizliğini korumaya devam ediyordu. Nihayet Perşembe akşamı Gökçek’in talebiyle Beştepe’de Erdoğan’la bir görüşme gerçekleşti. Herkes gözünü kulağını dört açmıştı ki yaklaşık 2 buçuk saat süren görüşme bittikten hemen sonra Gökçek Twitter hesabından Beştepe’nin karşısına dikilecek müzeyle ilgili ayrıntıları konuştuklarını söyledi. İnandırıcı bulan, subliminal mesaj arayan, “Bu iş burada bitmez.” diyen binlerce insana ertesi gün Cumhurbaşkanlığı cevap niteliğinde bir mesaj yayınladı: “Gökçek’le ilgili iddialar hayal ürünü.” Başbakan aynı şekilde “Dedikoduyla amel edilmez, nereden duydunuz bunları?” diyerek iddiaları yalanlamış oldu bir nevi. Geri vites olarak da sayılabilecek gelişmelerin sebebi nedir tartışılır fakat öyle veya böyle yıllardır sembolik birer değer kazanarak görev yapan isimlerin bu şekilde görevden alınmaları, FETÖ’nün 3 yıldır merakla beklenen siyasi ayağını temizlemede teşkilatlardan değil bu isimlerden başlanması ne derece doğrudur acaba?Teşkilatlar, tabandaki görevliler, il-ilçe belediye tabanı sütten çıkmış ak kaşık mı yani? 7 Haziran’dan 16 Nisan referandumuna uzanan süreçte tembelliği ve bilinçli gibi öne çıkan saçma girişimleriyle seçmene illallah ettiren ve en gerekli dönemlerde ortalarda gözükmeyen teşkilatta temizlik olmayacak mı? Böyle kritik ve muhalefetin ayağına pas verecek nitelikteki kararları almadan önce temel bir temizlik yapılması ve medyatik isimlerden ihaneti olanların ipliğinin pazara çıkarılarak gönderilip toplum vicdanının rahatlatılması gerekiyor. Dolayısıyla her ne kadar siyasi FETÖ temizliğine girilirken istifa adıyla, yapılanların üzerine beyaz örtü çekilerek adımlar atılıyor olsa da gelişmeler sevindirici ve fakat kesinlikle bu temizlik büyümeli. Yoksa Erdoğan’ın ifade ettiği partideki gelişim ve değişim sürecine start verilmesine kimsenin karşı çıktığı yok. Hatta aksi partinin zararına olur. Ki zaten her ne kadar Gökçek'in şu andaki çekişmede Beştepe'deki görüşme sonrası 1-0 önde olduğu düşünülse de bu Erdoğan'ın kazanacağı bir siyasi maç olacaktır. 
Çünkü siyaset ayakta kalma ve sonuç alma işidir. Erdoğan'ın dediği gibi, "Değişim milletin talebi. Biz değiştirmezsek sandıkta millet değiştirir." 
***
Ana muhalefet bildiğiniz gibi. Teröre karşı devletin sert tutumu arttıkça ses CHP’den, terörist leşlerinin cenazelerine katılan milletvekillerinden çıkıyor. Sezgin Tanrıkulu da bunların en tipik örneği. Şehit haberleriyle ilgili tek bir söz söylemeyen, Yasin Börü katledildiğinde susan, askerlerimiz sırtından kafasının arkasından vurulduğunda ağzını bıçak açmayan bu terörist sevici tip, konu askerlerin güvenlik için şüphelileri soyması olunca çıldırdı. Şehirlerin meydanlarında bombalar patlarken, onlarca yüzlerce insanımız katledilirken, kundaktaki bebekler öldürülürken insan hakları, insan hayatının şerefi ve önemi demeyenler çıkmış insanlık onuruna aykırı deyip askeri eleştiriyor. Beyler; terörist köpekler kuduruyor, hava çok güzel, gelsenize!
***
Ve dış dünya.. Malumunuz İspanya’da Katalanların özerklik referandumu uzun süre tartışıldı. İspanya polisinin şiddet dolu ve “orantısız” uygulamalarına Avrupa’dan tek kelime eden çıkmadı. Şimdi Almanya’da Bavyera’nın özerkliği konuşulmaya başlandı. Son olarak AB’nin Bütçe ve İnsan Kaynaklarından sorumlu komiserinden de “Avrupa’nın merkezinde iç savaş çıkabilir.” Açıklamasında bulundu. Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren Avrupa, Ortadoğu halklarını birbirine kırdıran Avrupa, Ortadoğu’nun iç savaş sebebi, masum bebeklerin katillerinin referansı koca Avrupa.. Yoksa böyle böyle mi sonu gelecek, kim bilir?
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.