23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 28.08.2018

Ülkemizin ağır imtihanı: Ekonomik Savaş

851 3 dk 0 yorum
Paylaş:
HEPİMİZCE malumdur ki Türkiye Devleti ve halkı olarak ikinci Kurtuluş Savaşının içindeyiz. Bu savaş milli mücadele yıllarında gerçekleşen istiklal savaşı gibi konvansiyonel bir savaş değil ancak bu savaşın ismi ve boyutu çok daha farklı: Ekonomik Savaş. 
Günümüzde süper güç devletler bile konvansiyonel bir savaşı asla ve kat’a göze alamaz. Bir ülkenin askeri bir savaşa girmesi demek ülke ekonomisinin tüm çarklarının savaş için dönmesi demektir ki hiçbir devletin gücü günümüz dünyasında bunu kaldıramaz. O yüzden konvansiyonel savaş seçeneği her zaman en arka planda tutulur. 
Günümüz dünyasında teknolojinin gelişmesine paralel olarak savaşın çeşitleri artmıştır. Algı savaşları, ekonomik savaş, teknolojik savaş gibi çeşitler buna örnektir. Bu savaşın mimarı ABD. Bu ekonomik savaşı yalnız Türkiye ile değil küresel güç dengelerinin yavaş yavaş yeni efendileri olma yolunda ilerleyen Rusya, Çin, İran’ın başını çektiği Avrasya Blokuna karşı da vermektedir.
Bu savaş ABD-Türkiye arasında diğerlerinden daha çetin yaşanmaktadır. Çünkü Türkiye bundan sonraki süreçlerde ayağında hiçbir pranga üzerinde hiçbir vesayet olmaksızın yoluna devam etmeyi arzulamaktadır. Türkiye’nin bu isteği ABD’nin Ortadoğu ve Önasya’daki varlığını tehlikeye sokmaktadır. Çünkü bulunduğu bölgede kendi kararlarını bütün vesayet odaklarından bağımsız alabilen bir Türkiye demek, ABD için hem prestij anlamında, hem de ekonomik çıkar anlamında ABD’yi tarifi ve telafisi namümkün büyük zararlara uğratacaktır. O yüzden ABD bu durumu önleyebilmek için bir dizi girişimlerde bulundu. İlk olarak Türkiye’de kendisi için bir ileri karakol görevi FETÖ ile 17 Aralık’ta tarihde rüşvet ve yolsuzluk soruşturması adıyla kılıflanmış olan bir polis darbesi gerçekleştirmeye kalkıştı daha sonra MİT tırları kumpası dünya kamuoyunda Türkiye İŞİD’e yardım ediyor algısı oluşturmaya çalıştı. En son olarak bu ileri karakol ile 15 Temmuz 2016 darbe girişiminde mekanize bir saldırı gerçekleştirdi ancak bunların hiçbirinde başarı elde edemedi. 
Daha sonra ki zamanlarda yatırımcıları çeşitli spekülasyonlarla Türkiye’den çekerek ve Türkiye’nin ekonomik müttefiklerine bir dizi saldırılar gerçekleştirerek sıcak para akışını kesti. Ancak Türkiye bütün bunlara rağmen dik durdu ve bu saldırıların hepsinden sağ çıkmayı başardı. Türkiye’nin bu savaştan galip çıktığı gün dünya Türkiye’yi en büyük şeytan ABD’ye karşı gösterdiği dik duruşla hatırlayacaktır. 
Yazımı sonlandırmadan evvel söyleyeceğim son şey: ‘’Karanlıklar aydınlıklara zorluklar ferahlıklara gebedir.’’ 
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.