TARİH boyunca her zaman mazlumların ve mağdurların yanında olan Aziz Milletimiz ve onun bağrından çıkan kahraman Mehmetçik, yine böyle bir misyonu yerine getirmek için Afrin’e harekȃt düzenlemek zorunda kalmıştır.
Malûmunuz 2011 yılında başlayan Suriye iç savaşında yaşlı, genç, çocuk, kadın her kesimden toplam 1 milyondan fazla insan hayatını kaybetmiş, milyonlarca insan sakat kalmış, milyonlarca insan da mülteci durumuna düşüp vatanını terk ederek yollara düşmüş ve envai çeşit çileye maruz kalmıştır.
Bugün fiili anlamda Suriye diye bir devletin varlığından söz etmek mümkün değildir. Suriye toprakları terör örgütleri ve zalim Esat rejimi tarafından paylaşılmış ve bölünmüştür. Bugün o topraklarda kimin kimi neden ve hangi amaç için öldürdüğü belli olmayan bir süreç yaşanmaktadır. Tüm bunlar yaşanırken sözde dostumuz ve gerçekte müttefikimiz olan ABD Suriye’nin kuzeyinde bulunan PYD/YPG terör örgütüne 5.000 TIR, 2.000 Uçak dolusu silah hibe etmiştir. Bu silahların neredeyse tamamı ağır silahtır. Geçmişte bu milletin ekmeğini yiyen, Suriye rejimi kendilerine kimlik dahi vermezken Türkiye’nin sahip çıkmaya çalıştığı Salih Müslüm ve onunla hareket edenler, direkt Türkiye’yi hedef almış ve aldıkları bu silahları Türkiye’ye doğrultmuşlardır. Dahası, yıllardır asker, polis, sivil, çocuk demeden şehit eden ve ülkemizi bölmeyen çalışan PKK terör örgütü ile işbirliği yapıp bize cephe almışlar. Bunun üzerine Türkiye BM sözleşmesinin 51.maddesine göre meşru müdȃfa hakkını kullanarak Afrin’e harekȃt düzenlemiştir. Harekatın amacı; tıpkı 1974 Kıbrıs Barış Harekȃtında olduğu gibi huzur ve emniyeti tesis etmek ve sınırlarımızın güvenliğini sağlamaktır. Mehmetçik başka milletlerin askerleri gibi sivillere zarar veren, gittiği yerleri işgal eden bir ordu değildir. Mehmetçik, gittiği yere sevgi, şefkat, merhamet götüren bir ordudur. Bizim ordumuz kendisine silah doğrultmayana asla silah doğrultmaz. Sivil halka zarar vermeyi bırakın, oradaki sivil halk Mehmetçiğin orada bulunmasından son derece memnuniyet duymaktadır. Bugün ülkemizde, yollarda, sokaklarda, her köşe başında her an karşılaştığımız 3.5 Milyon Suriye’li bulunmaktadır. Bunların ülkelerine dönmesi için ülkelerinde şartların uygun olması gerekiyor. İşte Mehmetçiğin Zeytindalı Harekȃtının bir nedeni de budur.
‘’Bizim Afrin’de ne işimiz var’’ diyenlere şunu sormak istiyorum; neden onbinlerce KM uzaklıkta bulunan ABD’nin, binlerce KM uzaklıktaki Rusya’nın, hiçbir sınırı olmayan İran’ın Suriye’de ne işi var diye sormuyorsunuz? 911 KM ile en uzun kara sınırımızın olduğu ve hergün binlerce mültecinin kapımıza dayandığı, teröristlerin sızıp askerimize, polisimize saldırdığı, camilerimize kadar roket fırlattığı, bağırdığımızda sesimizin duyulduğu bir yerde ne işimiz var diye sormak ya en büyük cehalet, ya da geleceği görmekten aciz olmaktır.
Harekȃtın başladığı gün,Rumeli Türk Dernekleri olarak Bosna Sancak Derneğinde Basın karşısında yaptığımız duyuruyu tekrar ederek son vermek istiyorum. Hükümetimizin BM sözleşmesinin 51. Maddesinde yer alan meşru müdȃfa hakkımızı kullanarak başlattığı “Zeytin Dalı” Harekȃtı, sınırımızda oluşturulmak istenen terör koridorunu ve bölgede yaşayan mazlum sivil halk üzerindeki terör baskısını ortadan kaldırmaya yönelik bir harekâttır. Bu harekâtı sonuna kadar destekliyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet, kıymetli ailelerine başsağlığı, gazilerimize acil şifalar diliyor, Kahraman ordumuzun Muzaffer olmasını, Allah’tan niyaz ediyorum. Kalın Sağlıcakla…
Etiketler: