22 Mayıs 2026 Cuma
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 30.04.2023

Siyasetin alternatifsizliği ve olası sonuçları

Av. Ali KAHRAMAN

Av. Ali KAHRAMAN

1313 3 dk 0 yorum
Paylaş:
Osmanlı’dan günümüze siyaset sahnesinde yer alan aktörleri incelediğimizde, genel olarak Türk halkının önüne çıkan siyasi partilerin çoklu alternatif üreten yapıda oluştuklarını görürüz. Genel olarak en az 5, 6 siyasi partinin ülkeyi yönetmeye talip olduklarını görmekteyiz. Fakat tarihin belirli dönemlerinde bunun aksine bir siyasi yapılanmanın da ortaya çıktığını gözlemlemekteyiz. Sultan Abdülhamid Han – İttihad ve Terakki, Cumhuriyet Halk Partisi – Demokrat Parti ve içinde bulunduğumuz zaman diliminde oluşan Cumhur İttifakı – Millet İttifakı şeklinde iki alternatifli bir iktidar mücadelesinin şekillendiğini de görüyoruz.
Bu ikili yapının iktidar mücadelesinde çok keskin ve şiddetli bir siyasi yapı oluşturduğuna şahitlik etmekteyiz. Bu siyasete prim vermeyen ya da kendisini bu yapılara mensup görmeyen insanların alternatifsiz bir siyaset algısını hissettiğini ve bundan kaynaklı olarak siyasete soğuduğu önümüzde bir önemli veri olarak yer almaktadır.
Başkanlık seçiminde her ne kadar Cumhur ve  Millet İttifakının iki önemli alternatif olarak toplumun karşısına çıktığını görüyor ve seçim sisteminden kaynaklı olarak bunu normal kabul ediyorsak da, Milletvekili seçimlerinde söz konusu ittifakların var oluşu, halkın her iki ittifakında aktörleri olan AK Parti ve CHP’ye  tepkili ve uzak olma ihtimali karşısında, alternatifsiz bir siyasi atmosferin dayatıldığı gerçeği ortaya çıkmaktadır.
Milletvekili seçimlerinde halkın rahatça kendisine yakın bulduğu siyasi partiyi desteklemesi ve gelecekte iktidar için namzet olarak gördüğü siyasi hareketin ivme kazanmasını sağlaması gerekirken, hiç de sıcak bakmadığı bir siyasi hareketi sırf desteklediği siyasi parti bu ittifakın içerisinde diye desteklemek zorunda kalacaktır.
Örnek vermek gerekirse, Recep Tayyip Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı seçiminde gözü kapalı oy verecek olup, AK Parti yerine Yeniden Refah Partisine oy verecek olan bir  yurttaşın AK Parti ile Milletvekili seçimlerinde ittifak yapan Yeniden Refah Partisi yüzünden kendi partisinin seçime kendi logosu ile girmemesi nedeni ile AK Partiye oy vermesi veya her ne kadar Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verecekmişse de, CHP’ye milletvekilliği seçimlerinde asla oy vermeyecek olan İYİ Parti veya Saadet Parti mensuplarının ittifaktan dolayı CHP’ye oy vermesi halka resmen bir dayatma olarak ortaya çıkmaktadır.
Siyasetin vatandaşların önüne yönetim modeli  ve siyasi aktör olarak çoklu alternatif sistem öngörmesi ve bu şekilde toplumun tamamına hitap etmesi gerekmektedir. Bugünkü geldiğimiz nokta bir kısır döngüyü barındırmaktadır. İnsanların  alternatifsiz bir yarışa, siyasete ilgisi ve beklentisi git gide azalır. Kendi değerlerine yakın bir siyasi partiye oy vermeyecek olan bireyler siyasetten kopmaya başlar.
Siyasi partilerin iktidarda kalmasının ve uzun soluklu olarak toplum karşısına çıkabilmesinin yolu; kendi alternatifinin oluşmasına ve yaşamasına izin vermesidir.
Türkiye’nin bu kısır döngüden ve kuraklıktan kurtulması yarınlarının daha yaşanabilir ve müreffeh olmasını sağlayacaktır..


Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.