23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 14.03.2022

Rus-Ukrayna savaşı. Bu bir tuzak!

1062 4 dk 0 yorum
Paylaş:
Geçtiğimiz aylarda Rus-Ukrayna çatışması tarihi üzerine siz değerli okurlarımıza çeşitli durum analizleri sunmaya çalışmıştık. Bununla beraber bu çatışmanın geleceğine dair fikirlerimizi de sizlere aktarmıştık. Yazılarda iki ülke arasında gerginliğe dikkat çekmekle beraber konvansiyonel bir çatışmanın uzak bir ihtimal olduğunu söylemiştik. Bu düşüncenin temeli Rusya’nın Ukrayna’yı topyekün işgal girişiminin BM sözleşmesinin 1. 2. 3. ve 4. maddelerine doğrudan aykırı olmasıdır. Neredeyse bütün dünya ülkelerinin muhatap olduğu Birleşmiş Milletler sözleşmesi, bir ulus devletin bir başka ulus devlete askeri müdahalesini (istisna antlaşmalar hariç) veya seçilmiş bir iktidarın bir başka ülkenin askeri gücü tarafından yıkılmasını veya değiştirilmesini kesinlikle yasaklar. Dolayısıyla Rusya’nın içine düştüğü durum birçok boyutlu bir tuzaktır.
Öncelerinde bu işgal girişiminin engellenmesi muhtelif şekillerde mümkünken gerekli çaba Avrupa devletleri tarafından gösterilmemiştir ve süreç buraya ulaşmıştır. Öyle ki uluslararası ilişkilerin önde gelen isimlerinden Joseph Marsheimer 1994 tarihli bir makalesinde Rusya ve Ukrayna’nın elbet bir gün çatışacağını ve Rusya’yı bu savaştan caydırmanın yolunun Ukrayna’nın nükleer füzelerinden feragat etmemesi, AB ve NATO’nun Rusya topraklarına doğru daha fazla genişlemeyip kışkırtıcı adımlar atılmamasından geçtiğini analizinde dile getirmişti. Ancak Batı o günden bu yana bambaşka bir yol izlemiş, hem NATO ittifakını Doğu Avrupa’ya doğru genişletmiş, hem de Soros’çu vakıflar ve Neonazi grupları destekleyerek Ukrayna’da daha fazla karışıklığa sebebiyet vermiştir. Bu durum Putin yönetimindeki Rusya’nın Luhansk, Donetsk ve Kırım gibi etnik Rusların daha yoğun olduğu bölgeleri ilhak etmesine önayak olmuştur.
Rusya güvenlik tedbirleri kapsamında aldığı bu şehirleri aynı zamanda Azak ve Karadeniz iç denizlerinde bir egemenlik simgesi ve Batıya karşı bir savunma hattı olarak görmüştür. Ancak bu özgüven Rusya için çok negatif sonuçlara mal olmuştur. Birincisi, uzun zamandır varlık sebebi sorgulanan NATO ve Avrupa’daki Amerika’nın askeri varlığı bir kez daha anlamlı hale gelmiştir. Bir ikincisi, Rusya’nın Avrupa’da yaptığı ticari atılımlar, yaptırımlar sonucunda büyük yara almıştır ve Rus borsası günlerdir işlemez hale gelmiştir. Bir başka mesele ise Ukrayna’nın hem sosyal medyada algı yönetimi konusunda, hem de askeri sahada Avrupa ve Amerika’dan aldığı mühimmat ve istihbarat desteği ile Rus ordusuna beklenmedik zaiyatlar verdirmesidir. Zannımca, Rusya’nın ekonomik ve sosyal olarak baskılanması savaş sonrası dönemde de devam edecektir.
Swift yaptırımlarına ilaveten, ABD yönetimi yaptırımların etrafından dolanıp Rus piyasasını bir nebze olsun rahatlatacak kripto ödemeleri bile hedef alacağını ilan etti. Şimdiden, Lukoil, Gazprom, Cyberbank ve benzeri büyük Rus şirketleri alınan önlemlere rağmen hisselerinde ciddi kayıplar yaşadı. Halihazırda, yatırımcıların ülkeden kaçmaması için Rus borsası kapalı tutuluyor. Aynı zamanda dövizin muhafazası için atm’lerden çekilebilecek ücret 20 dolara indirgendi. Eş zamanlı olarak, Apple gibi büyük firmaların Rusya pazarından çekilmesi Rusya’nın hesaba katmadığı bir durumdu.
Sonuç olarak, beklenen Rusya’nın büyük ihtimalle askeri sahada savaşı kazanacak olmasıdır. Ancak askeri sahada gelecek zafer meseleyi tümünden çözmeye yetecek gibi gözükmüyor. İlerisi için Rusya’ya açılacak olan ekonomik savaş ve Ukrayna ordusunun gerilla harekatı Rusya’yı çok uğraştıracak bir durum potansiyel meseleler.

Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.