Alman Nazi rejimine muhalif olduğu için, 1938-1945 yılları arasında, Sachsenhausen ve Dachau toplama kamplarında tutukluyken 1945 yılının Nisan ayı sonunda Tirol'e transfer olmuş ve 5 Mayıs 1945 tarihinde ABD Ordusu tarafından serbest bırakılmış olan Martin Niemöller’in o meşhur sözlerini bilirsiniz: "Önce sosyalistler için geldiler, ben sosyalist olmadığım için sesimi çıkarmadım. Sonra sendikacılar için geldiler, sendikacı olmadığım için sesimi çıkarmadım. Sonra Yahudiler için geldiler, Yahudi olmadığım için sesimi çıkarmadım... Ve artık benim için geldiklerinde, sesini çıkaracak kimse kalmamıştı!"
Martin Niemöller, 1961 yılında, Dünya Kiliseler Konseyi Başkanı olmuş bir isim. Onun II. Dünya Savaşı esnasında zulüm gören kesimlere destek olmak amacıyla sesini çıkarmadığı için üzüldüğü ve o kesim içinde yer alan Yahudilerin kurduğu İsrail Devleti’nin, Gazze’de, BM raporlarına göre, 2023/Kasım ayında saat başı 2 anneyi, her iki saatte bir 7 kadını; 2023/Aralık ayında, ortalama her 10 dakikada 1 çocuğu öldüreceğini, 122 günlük katliam sonucunda otuz bine yakın Filistinliyi katledeceğini, yetmiş bine yakın Filistinliyi yaralayacağını, yüzbinlerce Filistinliyi evsiz-barksız bırakacağını, Gazze’yi handiyse bir tarlaya dönüştürüceğini, hastaneleri vuracağını, hastane basıp yatan hastaları hatta hastanede hastasını ameliyat eden doktorları öldüreceğini bilmiyordu. Martin Niemöller, İsrail’in Gazze’de uyguladığı bu soykırımını karşı nerdeyse bütün dünyanın sessiz kalacağını ve başta Almanya olmak üzere bir çok modern (!) ülkenin açıktan ve her şeyiyle destekleyeceğini bilmiyordu.
Vietnam Savaşı sırasında, Kuzey Vietnam'a gidecek ve Ho Chi Minh'i ziyaret edecek kadar cesur davranan Martin Niemöller, muhtemeldir ki Müslümanların, Gazze’de Filistinlilere bir soykırım gerçekleştiren İsrail’e karşı, askeri, diplomatik anlamda pek bir şey yap(a)mayacaklarını da bilmiyordu. Martin Niemöller, o Müslümanların ekonomik anlamda, İsrail ve İsrail’i açıktan ya da dolaylı destekleyen firmaların ürünlerine karşı bir boykot uygulamayı dahi başaramayacaklarını da bilmiyordu. Martin Niemöller, büyük ihtimalle, “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki bu imanın en zayıf derecesidir.” hadis-i şerifini de bilmiyordu. Bilseydi her halde Müslüman olurdu. Bilseydi, bu hadis-i şerifi bilen ve kendilerine Müslüman diyenlerin, bu hadis-i şerif doğrultusunda hiç değilse İsrail’in ve açıktan ya da dolaylı İsrail’i destekleyen firmaların ürünlerine karşı bir boykot uygula(ya)mamalarını anlayamazdı. Onun anlayamayacağı bir şey daha var: 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırıma karşı, asırlar boyunca zalimin hasmı, mazlumun hamisi olmuş bu memlekette hala hiç kimsenin Nazım’ın “Bulutlar adam öldürmesin”i neden söylemediğidir.
Martin Niemöller, 1961 yılında, Dünya Kiliseler Konseyi Başkanı olmuş bir isim. Onun II. Dünya Savaşı esnasında zulüm gören kesimlere destek olmak amacıyla sesini çıkarmadığı için üzüldüğü ve o kesim içinde yer alan Yahudilerin kurduğu İsrail Devleti’nin, Gazze’de, BM raporlarına göre, 2023/Kasım ayında saat başı 2 anneyi, her iki saatte bir 7 kadını; 2023/Aralık ayında, ortalama her 10 dakikada 1 çocuğu öldüreceğini, 122 günlük katliam sonucunda otuz bine yakın Filistinliyi katledeceğini, yetmiş bine yakın Filistinliyi yaralayacağını, yüzbinlerce Filistinliyi evsiz-barksız bırakacağını, Gazze’yi handiyse bir tarlaya dönüştürüceğini, hastaneleri vuracağını, hastane basıp yatan hastaları hatta hastanede hastasını ameliyat eden doktorları öldüreceğini bilmiyordu. Martin Niemöller, İsrail’in Gazze’de uyguladığı bu soykırımını karşı nerdeyse bütün dünyanın sessiz kalacağını ve başta Almanya olmak üzere bir çok modern (!) ülkenin açıktan ve her şeyiyle destekleyeceğini bilmiyordu.
Vietnam Savaşı sırasında, Kuzey Vietnam'a gidecek ve Ho Chi Minh'i ziyaret edecek kadar cesur davranan Martin Niemöller, muhtemeldir ki Müslümanların, Gazze’de Filistinlilere bir soykırım gerçekleştiren İsrail’e karşı, askeri, diplomatik anlamda pek bir şey yap(a)mayacaklarını da bilmiyordu. Martin Niemöller, o Müslümanların ekonomik anlamda, İsrail ve İsrail’i açıktan ya da dolaylı destekleyen firmaların ürünlerine karşı bir boykot uygulamayı dahi başaramayacaklarını da bilmiyordu. Martin Niemöller, büyük ihtimalle, “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki bu imanın en zayıf derecesidir.” hadis-i şerifini de bilmiyordu. Bilseydi her halde Müslüman olurdu. Bilseydi, bu hadis-i şerifi bilen ve kendilerine Müslüman diyenlerin, bu hadis-i şerif doğrultusunda hiç değilse İsrail’in ve açıktan ya da dolaylı İsrail’i destekleyen firmaların ürünlerine karşı bir boykot uygula(ya)mamalarını anlayamazdı. Onun anlayamayacağı bir şey daha var: 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırıma karşı, asırlar boyunca zalimin hasmı, mazlumun hamisi olmuş bu memlekette hala hiç kimsenin Nazım’ın “Bulutlar adam öldürmesin”i neden söylemediğidir.
Etiketler: