23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 17.08.2016

Hesap hatası

730 4 dk 0 yorum
Paylaş:
“Yaşamaz ölümü göze almayan,
Zafer, göz yummadan koşana gider.
Bayrağa kanının alı çalmayan,
Gözyaşı boşana boşana gider!” 
Bazen, yapacağı işle ilgili olarak her şeyi hesaplar insanoğlu… Planlar yapar, programlar yapar. Yağacağı işle ilgili her şey tamdır, eksiksizdir, tamamdır. Kendince, o işin en ince ayrıntısına kadar her şeyi düşünmüş, sorgulamış, irdelemiştir. Tabir caizse, o işle ilgili olması muhtemel her şeyi nakış işler gibi inceden inceden örmüştür. Program, plan mükemmeldir, yapılacak tek şey o işe başlamaktır artık. Durmak istemez. Ve başlar. Tam bu noktada, küçük bir “hesap hatası” (misjudgment, mistake, miscalculation, miscount) ortaya çıkar. Kağıt üstünde mükemmel görünen plan, bu küçük hesap hatası yüzünden birden berbatlaşır. 
İşte 15 Temmuz 2016 akşamı, bu aziz millete, bu devletin İstihbarat teşkilatına, emniyet teşkilatına, özel kuvvetlerine, belediye başkanlıklarına, valiliklerine, ordusuna, Genel Kurmay Başkanına, Kuvvet  Komutanlıklarına, TBMM’sine, Başbakanına, Başkomutan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, namlu çeviren, kurşun sıkan, tanklarla saldıran, Skorsky helikopterlerle ateş açan, savaş uçaklarıyla bomba atan, hain ve alçak bir çete, asker elbisesi içindeki ihanet şebekesi, 21. yüzyıl Moğol istilası müsveddeleri; FETÖ ve avanesi, böyle küçük bir hesap hatası yaptı. Yarım asırdır, ekmeğini çaldığı, emeğini çaldığı, çocuklarını ellerinden aldığı halka ve yarım asra yakın itibar gördüğü parlamentoya, bomba attılar, kurşun yağdırdılar. Cumhurbaşkanlığı sarayını bombaladılar, yetmedi, Başkomutanımız ve Cumhurbaşkanımız üzerine ölüm timleri gönderdiler. Kağıt üstünde bakıldığında, bu ihanet planı, bu hain darbe (artık darbe teşebbüsü) mükemmel görünüyordu. Her şey en ince ayrıntısına kadar hazırlanmıştı. Zaten, daha önce çakma darbe senaryolarını yazmış oldukları için yeteri kadar tecrübeliydiler. Her şey olağanüstü işleyecekti: Başta genel kurmay olmak üzere kuvvet komutanları derdest edilecekti, özel kuvvetler ele geçirilecekti, yollar, köprüler, tutulacaktı, valilikler, belediye başkanlıkları teslim alınacaktı,TÜRKSAT ele geçirilecek, başta TRT olmak üzere özel kanallara el konulacaktı, TRT’den darbe bildirisi okunacaktı, MİT ele geçirilecek başkanı tutuklanacaktı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlükleri  ya ele geçirilecek ya da bombalarla yok edilecekti ve en çirkini, Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan kaldığı otelden ya alınacak ya da oracıkta öldürülecekti… Daha çok şey vardı yapılacak olan; sıkıyönetim komutanları, yeni valiler, yeni belediye başkanları göreve başlayacaktı, şehirlerde öldürülecekler belirlenmişti, öldürüleceklerdi, AKPARTİ’yle ilişkisi, irtibatı olan herkesin malına el konacaktı…. 
İşte tam bu noktada küçük bir hesap hatası yaptılar. Başkomutanın: “Milletimin derhal,  sokağa, meydanlara, hava limanlarına çıkmasını istiyorum” diyeceğini ve bu aziz milletin bu çağrıyı bir şehadet çağrısı olarak kabul ederek sokaklara, köprülere, meydanlara, hava limanlarına çıkacağını ve gözünü kırpmadan tankların önüne yatacağını, gözünü kırpmadan, namlunun önünde canını feda edeceğini, gözünü kırpmadan, uçaklar kalkmasın diye üstündeki mahsulle beraber tarlasını yakacağını hesaba katmadılar. 
İşte tam bu noktada küçük bir hesap hatası yaptılar. Bu aziz milletin susarak ve “bir “ olarak, o alçaklara, o katillere, o eşkiyalara: “Sizin helikopteriniz, tankınız, topunuz, tüfeğiniz varsa, benim iman gibi bir serhaddim var” diyeceğini hesaba katmadılar. İşte tam bu noktada küçük bir hesap hatası yaptılar, Ömer Halisdemir astsubayım, Erol Olçok kardeşim ve oğlu, Erkan Pala kardeşim başta olmak üzere binlerce insanın ölüme koşa koşa gideceğini  ve 240’ının şehid, binlercesinin de gazi olacağını düşünemediler. 
İşte tam bu noktada küçük bir hesap hatası yaptılar. Bu milletin yüreğinden gelen bir sesle ve inançla: "Babam Menderes'e ağladı, ben Özal'a ağladım, ama çocuklarım Recep Tayyip Erdoğan için ağlamayacak, Şimdi onun için ağlamak zamanı değil, onun için can vermek zamanıdır” diye haykıracağını ve tankın, topun, tüfeğin, helikopterin ve savaş uçağının namlusuna atılacağını ve yeni bir 18 Mart meydana çıkaracağını hiç düşünemediler.
İşte tam bu noktada küçük bir hesap hatası yaptılar. Bile bile hile ve ihanet yaptılar, bu millete tuzak kurdular, ancak Kadir-i Mutlak olan Allah’ın hileleri boşa çıkaranların en hayırlısı olduğunu ve “göklerden gelen bir karar” olduğunu unuttular. 
Kurdukları tuzağın pisliği içinde debelene debelene boğulacaklar. 

Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.