23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 16.08.2017

Hangi Adalet!

1409 4 dk 0 yorum
Paylaş:
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez veda konuşmasında  FETÖ’den, 15 Temmuz’dan, İslamofobiyle mücadeleden dem vurup helallik istedi. FETÖ için İslam ile bir ilgisi bulunmayan zehirli bir akım ifadesini kullandı. Düne kadar hükümetin her kademesindeki ismin yaptığı gibi Fetö’ye olan sempatisini defaten belirten kendisi değilmiş gibiydi. Devletin yanılgısı, hükümet adamlarının hataya düşmüş olması bir nebzeye kadar kabul edilebilir lakin Görmez profesör unvanı almış, yüksek eğitimli bir din adamı olarak o görevdeydi.  Ve başında olduğu  görev siyasetçilerinkiyle kıyası doğru olan bir makam olmadı hiçbir zaman. Bir din adamı olarak yapması gereken siyasetin rüzgarına göre değil, dini esaslara göre, Ehli Sünnete göre hareket etmekti. Dinlerarası  Diyolag kepazeliğini ortaya atmış sapık teröristi nasıl olur da bir din adamı hoş görebilir, kabullenebilir, onun için latif cümleler kurabilir?
İşte Ehli Sünnetten uzaklaştıkça artan felaketlerin bir örneği de bu FETÖ belası oldu. 15 Temmuz şehitlerinin kemiklerini sızlatırdı daha fazla o makamda kalması. Gitmesi isabetli oldu.
Bundan sonraki hayatında hakikatleri görebilmesi ve ilmini evlatlarına da öğretebilmesi temennisiyle..
***
Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’yi, hükümeti, yurt dışına ne ilk şikayeti bu ne de son. Bu kez şikayetle de kalmadı; direkt olarak ülkesini kötü gösterme çabasıyla kendini rezil etti. Alman Focus dergisine verdiği röportajda “Türkiye’de güvenlik yok. Alman turistler Türkiye’de güvende olmazlar.” diyor. Türkiye’de adaletin, özgürlüğün olmadığını söylüyor. Kötülüyor da kötülüyor. Ağzına geleni söylüyor efendilerine. Fakat ne bizim medyamızdan ses çıkıyor ne de her zamanki gibi Erdoğan dışında herhangi bir siyasetçiden. Aşağı yukarı aynı zaman diliminde gelen bir başka açıklama olan “Yeni bir devlet kuruyoruz.” ifadesine muhalefet demediğini bırakmıyor ama. Herkesten çok devletçi, herkesten çok milliyetçi kesiliyorlar bir anda. Ayaklarına gelen böyle bir fırsatı tabi ki kaçırmıyorlar. Halkın sesine karşı hiçbir zaman böyle duyarlı olamayan muhalefetimiz mesele işgüzarlık olunca kimseye kaptırmıyor 1.lik koltuğunu. Zamanında Atatürk’ün anayasasını kaldırıp çöpe attıktan sonra pişkin pişkin Atatürkçüyüz diyenlerle aynı zihniyet bunlarınki çünkü. Dedeleri gibi sadece çakallık yapmayı biliyorlar. Darbe anayasasından sonra halkın seçtiği anayasaya katlanamayışları, halkın onadığı sistemi kabullenmeyişleri hep bu halk düşmanlığından. Yıllarca halka kendi istediklerini dayatmaya alışmalarından. Halkı kafalarına göre dizayn etme zulümleri artık son bulduğundan hep bunlar. “Yeni bir devlet kuruyoruz.” Açıklaması ise son zamanlarda Erdoğan’a yaranmak için kendine göre geride kalmışların söylediği boş laflardan biri sadece. Üstünde bu kadar durmak gereksiz. Hele hele bu sözler üzerinden milliyetçilik duyarı oluşturmaya çalışmak tam anlamıyla bir komedi, CHP’nin her hamlesi gibi.. Kılıçdaroğlu’nun sözlerine verilmeyen tepkinin, onun çirkin anti-propagandasına gösterilmeyen hassasiyetin bu kıyıda köşedeki lafa ithaf edilmesi ise medyamızın adalet anlayışını gözler önüne seren cinsten..  Tıpkı Kılıçdaroğlu’nun adaleti Almanya’da, Fransa’da araması gibi; tıpkı Görmez’in Türk insanını “aydınlattığı” ilmini evlatlarından mahrum bırakması gibi; ikiyüzlü bir adalet anlayışı…
***
Ve son söz, bugün PKK’lı kalleşlerin katlettiği 15 yaşındaki Eren Bülbül için.. Terör çok canımızı yaktı bizim. Annesinin başını okşamaya kıyamadığı gencecik evlatları aldı ellerinden; kınalı kuzuları, kundaktaki bebekleri, kadınları, yaşlı insanları, mert delikanlıları.. Sinmedik. Korkmadık. Bu şafaklarda yüzen al sancağın hiç sönmeyeceğine hep inandık. Dertlendik, çok içlendik ama boyun eğmedik. Ne Çanakkale’de ne Kafkas Dağlarında ne Anadolu’da. Vatan toprağının her karışını alnımızın akıyla koruduk. 15 yaşındaydık kimimiz, kimimiz 70. Tıpkı bugünkü gibi. Eren 15 yaşındaydı. Memleket sevdası için oradaydı, şehit oldu. Allah ona rahmet eylesin. PKK’ya laf etmeden terör duyarıyla prim yapmaya çalışan kahpelere, bu küçücük çocuğun ölümüne sebep olan teröristlerle aynı yolu yürüyüp yüzü kızarmayan hainlere de yazıklar olsun; lanet olsun. Bu güzel çocuğun kanı sizin ellerinizdedir. Ve siz 70 yıldır olduğu gibi bundan sonra hiç bu ülkede istediğiniz gibi at koşturamayacaksınız. Çünkü, “Her taşı yakut olan bu vatan, can verme sırrına ‘eren’lerindir.”  Vesselam.

Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.