Gülüş Tasarımı Dosyası-5 / Diş eti estetiği neden önemlidir?
İbrahim GÜLLE
Bu ayki yazımda, estetik bir gülüşün çoğu zaman göz ardı edilen ancak en az dişlerin kendisi kadar önemli olan bir parçasını, diş etlerini konuşacağız.
Muayene sırasında hastalarımızın büyük bir kısmı dişlerinin renginden, şeklinden veya diziliminden bahsediyor. Ancak çok az kişi diş etlerinin de estetik bir gülüşte ne kadar önemli bir rol oynadığının farkında. Ben bunu çoğu zaman bir tabloya benzetiyorum. Çok değerli bir tablo bile, ona yakışmayan bir çerçeveyle beklediği etkiyi oluşturamayabilir. Doğru seçilmiş bir çerçeve ise eserin güzelliğini daha da ön plana çıkarır. Diş etleri de gülüşün çerçevesi gibidir diyebilirim. Sağlıklı, simetrik ve dişlerle uyumlu olduklarında, dişlerin estetik görünümünü tamamlar ve gülüşün çok daha dengeli algılanmasını sağlar.
Sağlıklı bir diş eti genellikle açık pembe renkte, sıkı yapıda ve dişleri düzenli şekilde çevreleyen bir görünüme sahiptir. Bunun yanında estetik açıdan yalnızca sağlıklı olması yeterli değildir. Diş etlerinin seviyesi, simetrisi ve dişlerle olan uyumu da güzel bir gülüşün oluşmasında önemli rol oynar.
Hiç aynaya baktığınızda ön dişlerinizden birinin diğerinden daha kısa göründüğünü düşündünüz mü? Çoğu zaman bunun nedeni dişin kendisi değildir. Bazı durumlarda diş eti seviyesi, dişin olduğundan daha kısa veya daha uzun görünmesine neden olabilir. Bu nedenle estetik değerlendirme yapılırken yalnızca dişlere değil, diş etlerine de dikkat edilir.
Hastalarımızın estetik kaygıyla başvurduğu durumlardan biri de gülümserken diş etlerinin normalden fazla görünmesidir. Halk arasında "diş eti gülümsemesi" (gummy smile) olarak bilinen bu durumun tek bir nedeni yoktur. Dudak yapısı, dişlerin boyu, çene gelişimi veya diş eti seviyeleri gibi farklı faktörler bu görünüme yol açabilir. Bu nedenle doğru tedaviye karar verebilmek için öncelikle sorunun kaynağının doğru şekilde belirlenmesi gerekir. Bazen sadece basit bir diş eti seviyeleme işlemi yaparak ve bunun dışında hiçbir şeye dokunmayarak da güzel bir gülüş tasarımı yapabiliyoruz.
Elbette diş eti estetiğinden söz ederken sağlığı da göz ardı etmemek gerekir. Kanayan, şiş veya iltihaplı diş etleri yalnızca estetik görünümü olumsuz etkilemez; aynı zamanda dişleri çevreleyen destek dokuların da zarar görmesine neden olabilir. Bu nedenle estetik uygulamalardan önce varsa diş eti hastalıklarının tedavi edilmesi büyük önem taşır.
Günümüzde uygun vakalarda diş eti seviyelerindeki düzensizlikler klasik cerrahi yöntemlerle veya lazer destekli uygulamalarla düzenlenebilmekte ve daha dengeli bir gülüş elde edilebilmektedir. Hangi yöntemin tercih edileceğine ise kişinin ağız yapısı ve ihtiyaçları doğrultusunda karar verilir. Çoğu zaman birkaç milimetrelik bir düzenleme bile, kişinin gülüşünü düşündüğünden çok daha fazla değiştirebilir.
Sonuç olarak güzel bir gülüş yalnızca beyaz ve düzgün dişlerden ibaret değildir. Diş etlerinin sağlıklı olması, simetrik görünmesi ve dişlerle uyum içinde olması da en az dişlerin kendisi kadar önemlidir. Başarılı bir gülüş tasarımında amaç, dişler ve diş etlerinin birlikte doğal ve uyumlu bir bütün oluşturmasını sağlamaktır.
Bir sonraki yazımda, estetik diş hekimliğinde en çok merak edilen konulardan biri olan "Lamina mı, zirkonyum mu?" sorusuna birlikte cevap arayacağız.
Kalın sağlıcakla.