TARIM Kredi Kooperatifi'nin Kısıklı'da açılan satış mağazasında alışveriş yapan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tarım Kredi Kooperatiflerimizin gördüğünüz gibi buradaki market gerçekten çeşitli ürünler noktasında, kalite noktasında, fiyatlar noktasında gayet uygun. Gerçekten vatandaşlarımızın kesesine uygun fiyatların uygulandığı bir yer" dedi. Cumhurbaşkanı daha sonra ise Türkiye’de 1000 Tarım Kredi Marketi açılacağını söyledi.
Güler misiniz ağlar mısınız? Çekirdek bir aile kirası, faturası derken ay sonunu zar zor getirebiliyor, insanlar en temel gıda ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken kırk kere düşünüyor, dolar ve euro almış başını gidiyor; hala Kılıçdaroğlu’nun SSK’yı batırması temalı konuşmalar hazırlayan kurmayları, bu konuda da vatandaşın kesesiyle ilgili çok güncel veriler sunmuşlar Cumhurbaşkanına anlaşılan. Tarım Kredi Marketlerindeki fiyatları da vatandaşlar yüksek buluyor. 5 zincir market eleştiriliyor. Üretici değil aradaki komisyoncular ve diğerleri kazanıyor. Olan vatandaşa oluyor. Hadi ekonomiyi geçtim, vatandaşın en temel ihtiyacı olan gıda konusunda devletin tüm yetkilileri çare bulmalı. Yoksa sonumuz hiç ama hiç iyi değil...
***
MUHALEFETTE BARZANİ ÇATLAĞI
Bakmayın siz kameralar önünde yapılan “Millet İttifakı ortakları arasında tam bir uyum var” açıklamalarına... CHP ile İYİ Parti arasında ip koptu kopacak.
CHP’nin Kuzey Irak ziyaretinde Barzani ile yaptığı görüşme, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Kürt sorununun çözümünde muhatap HDP’dir” çıkışı ve ittifakın Cumhurbaşkanı adayı olması kesinleşmiş görüntüsü veren vaatleri İYİ Parti’yi gerdi. Meral Akşener’in “Fatih” benzetmesiyle Ekrem İmamoğlu’nu öne çıkarması ve İYİ Partililerin Kılıçdaroğlu’nun adaylığına itirazları ise CHP’yi fena halde rahatsız ediyor. CHP ayrıca Akşener’in sürpriz “Ben aday değilim, Başbakan olacağım” açıklamasını da ortaklık hukukuna aykırı siyasi bir manevra olarak değerlendiriyor.
Akşener’in Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmeden kulislere yansıyan bilgiler ittifakın geleceği açısından önemli ipuçları içeriyor. Akşener’in görüşmede Davutoğlu’na “CHP bize danışmadan Barzani ile görüşüyor. HDP konusunda yapılan açıklamaları tabanımıza anlatmakta zorlanıyoruz” sözleriyle ortağından duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği konuşuluyor.
İki partinin liderlerinin tavanda sağladığı uyumun tabanda olmadığı bir sır değil. Bazı İYİ Partililer, 2019 yerel seçimlerinde hiçbir il belediyesinin alınamamasını CHP ile ittifaka bağlamıştı. Gelinen noktada tavanda da çatlaklar ortaya çıkmaya başladı. Bu iş, başını İYİ Parti’nin çekeceği Gelecek-Deva-Saadet-Demokrat Parti’den oluşan üçüncü bir ittifaka gidebilir. CHP de HDP ile baş başa kalabilir.
2022 yılı ittifaklar açısından çok hareketli geçecek gibi duruyor.
İMAMOĞLU’NUN YANINDAKİ 12 VEKİL
Herşey Ekrem İmamoğlu’nun Politik Yol adlı internet sitesine 10 Eylül’de verdiği röportajla başladı. Röportajda Cumhurbaşkanı adayı olmayacağı adeta zorla ilan ettirilen İmamoğlu o günden sonra kendini yollara vurdu. Ekim ayı başında hafta sonunu Trabzon, Bayburt ve Erzurum’da geçirdi.
3 günlük programda kendisine 12 vekilin eşlik ettiği belirtiliyor! Belediyenin resmi sitesinden yayınlanan “Bayburt’ta İmamoğlu izdihamı” başlıklı haber ve fotoğrafların verdiği mesaj çok net. İmamoğlu, CHP Genel Merkezi’ne resti çekmiş, Cumhurbaşkanı adayı gibi sahayı dolaşıyor.
İmamoğlu’ndaki bu olağan dışı hareketlenme birilerini rahatsız etmiş olmalı ki sosyal medya üzerinden yeniden Mansur Yavaş’ı ön plana çıkarma çalışmalarına hız verildi. Evinin mutfağından çektiği videolarla “Adayım” mesajı veren Kılıçdaroğlu’nun işi zor. İki belediye başkanının gözü de Cumhurbaşkanı adaylığında. Bakalım bu işin sonu nereye varacak?
KOALİSYONLU YILLAR!
Hollanda’da 17 Mart 2021’de yapılan seçimlerin ardından 7 aydır hükümet kurulamıyor. 2017’de yapılan seçimden sonra da benzer süreç yaşanmış ve yeni hükümetin kurulması 6 ayı bulmuştu.
Almanya’da koalisyon görüşmelerinin aralık ayı ortasına kadar sürmesi ve yeni hükümetin en iyimser tahminle Noel tatili öncesi işbaşı yapması bekleniyor. Ülkede bir önceki hükümet ancak 5 ayda kurulabilmişti.
İtalya’da son 10 yılda 7, 1946’dan beri ise 67 hükümet kuruldu. Bizdeki durum da koalisyonlar ülkesi İtalya’dan farklı değil. 1 Kasım 1923’te kurulan İsmet İnönü hükümetinden bu yana 98 yılda 66 hükümet kurduk. Eğer tüm hükümetler görev sürelerini tamamlayabilseydi 66. Hükümet 2018’de değil 2186’da kurulacaktı!
Türkiye’de 1991-2002 arasında 11 yılda 9 hükümet kuruldu. Ortalama hükümet ömrü 1 yıl 2 ay oldu. Bu dönemde kurulan 5 hükümet bir yıldan az iktidarda kalabildi. Tansu Çiller’in kurduğu 51. Hükümet sadece 25 gün görev yaptı. 1995-96 arasında her 3 ayda bir hükümet değişti.
Hükümet kurmanın zor, siyasi istikrarı yakalamanın neredeyse imkânsız olduğu parlamenter sistemde durum bu. Başkanlık Sistemi ile yönetilen ABD’de ise 245 yılda sadece 46 başkan görev yapmış!
Mesele sadece istikrarda değil. Türkiye yüksek enflasyonla 1970’lerde işbaşına gelen CHP-MSP ve MC koalisyon hükümetleri döneminde tanıştı. Enflasyon koalisyon hükümetlerinin işbaşında olduğu 1995-1999 döneminde tavan yaptı.
Türkiye siyasi istikrarı sağladığı her dönemde ekonomisini büyüttü. Yüzde 7.8 ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek büyüme oranı 1923-1938 arasındaki Atatürk döneminde yakalandı. İkinci en yüksek büyüme ise yüzde 7.2 ile Recep Tayyip Erdoğan döneminde gerçekleşti. Türkiye, 2004’te 9.4, 2005’te 8.4 büyüdü.
1950-60 arasındaki tek partili Adnan Menderes döneminin büyüme hızı yüzde 6.3 oldu. 1965-71 Süleyman Demirel hükümetlerinde ise yüzde 6 büyüdük. Tek parti dönemlerinde büyüdük, tüm koalisyon hükümetlerinde ise küçüldük. Büyüme hızı 1991-1994 DYP-SHP hükümeti döneminde 2.7’ye, 1999-2002 arasındaki DSP-MHP-ANAP koalisyonunda ise 1.2’ye düştü.
Güler misiniz ağlar mısınız? Çekirdek bir aile kirası, faturası derken ay sonunu zar zor getirebiliyor, insanlar en temel gıda ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken kırk kere düşünüyor, dolar ve euro almış başını gidiyor; hala Kılıçdaroğlu’nun SSK’yı batırması temalı konuşmalar hazırlayan kurmayları, bu konuda da vatandaşın kesesiyle ilgili çok güncel veriler sunmuşlar Cumhurbaşkanına anlaşılan. Tarım Kredi Marketlerindeki fiyatları da vatandaşlar yüksek buluyor. 5 zincir market eleştiriliyor. Üretici değil aradaki komisyoncular ve diğerleri kazanıyor. Olan vatandaşa oluyor. Hadi ekonomiyi geçtim, vatandaşın en temel ihtiyacı olan gıda konusunda devletin tüm yetkilileri çare bulmalı. Yoksa sonumuz hiç ama hiç iyi değil...
***
MUHALEFETTE BARZANİ ÇATLAĞI
Bakmayın siz kameralar önünde yapılan “Millet İttifakı ortakları arasında tam bir uyum var” açıklamalarına... CHP ile İYİ Parti arasında ip koptu kopacak.
CHP’nin Kuzey Irak ziyaretinde Barzani ile yaptığı görüşme, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Kürt sorununun çözümünde muhatap HDP’dir” çıkışı ve ittifakın Cumhurbaşkanı adayı olması kesinleşmiş görüntüsü veren vaatleri İYİ Parti’yi gerdi. Meral Akşener’in “Fatih” benzetmesiyle Ekrem İmamoğlu’nu öne çıkarması ve İYİ Partililerin Kılıçdaroğlu’nun adaylığına itirazları ise CHP’yi fena halde rahatsız ediyor. CHP ayrıca Akşener’in sürpriz “Ben aday değilim, Başbakan olacağım” açıklamasını da ortaklık hukukuna aykırı siyasi bir manevra olarak değerlendiriyor.
Akşener’in Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmeden kulislere yansıyan bilgiler ittifakın geleceği açısından önemli ipuçları içeriyor. Akşener’in görüşmede Davutoğlu’na “CHP bize danışmadan Barzani ile görüşüyor. HDP konusunda yapılan açıklamaları tabanımıza anlatmakta zorlanıyoruz” sözleriyle ortağından duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği konuşuluyor.
İki partinin liderlerinin tavanda sağladığı uyumun tabanda olmadığı bir sır değil. Bazı İYİ Partililer, 2019 yerel seçimlerinde hiçbir il belediyesinin alınamamasını CHP ile ittifaka bağlamıştı. Gelinen noktada tavanda da çatlaklar ortaya çıkmaya başladı. Bu iş, başını İYİ Parti’nin çekeceği Gelecek-Deva-Saadet-Demokrat Parti’den oluşan üçüncü bir ittifaka gidebilir. CHP de HDP ile baş başa kalabilir.
2022 yılı ittifaklar açısından çok hareketli geçecek gibi duruyor.
İMAMOĞLU’NUN YANINDAKİ 12 VEKİL
Herşey Ekrem İmamoğlu’nun Politik Yol adlı internet sitesine 10 Eylül’de verdiği röportajla başladı. Röportajda Cumhurbaşkanı adayı olmayacağı adeta zorla ilan ettirilen İmamoğlu o günden sonra kendini yollara vurdu. Ekim ayı başında hafta sonunu Trabzon, Bayburt ve Erzurum’da geçirdi.
3 günlük programda kendisine 12 vekilin eşlik ettiği belirtiliyor! Belediyenin resmi sitesinden yayınlanan “Bayburt’ta İmamoğlu izdihamı” başlıklı haber ve fotoğrafların verdiği mesaj çok net. İmamoğlu, CHP Genel Merkezi’ne resti çekmiş, Cumhurbaşkanı adayı gibi sahayı dolaşıyor.
İmamoğlu’ndaki bu olağan dışı hareketlenme birilerini rahatsız etmiş olmalı ki sosyal medya üzerinden yeniden Mansur Yavaş’ı ön plana çıkarma çalışmalarına hız verildi. Evinin mutfağından çektiği videolarla “Adayım” mesajı veren Kılıçdaroğlu’nun işi zor. İki belediye başkanının gözü de Cumhurbaşkanı adaylığında. Bakalım bu işin sonu nereye varacak?
KOALİSYONLU YILLAR!
Hollanda’da 17 Mart 2021’de yapılan seçimlerin ardından 7 aydır hükümet kurulamıyor. 2017’de yapılan seçimden sonra da benzer süreç yaşanmış ve yeni hükümetin kurulması 6 ayı bulmuştu.
Almanya’da koalisyon görüşmelerinin aralık ayı ortasına kadar sürmesi ve yeni hükümetin en iyimser tahminle Noel tatili öncesi işbaşı yapması bekleniyor. Ülkede bir önceki hükümet ancak 5 ayda kurulabilmişti.
İtalya’da son 10 yılda 7, 1946’dan beri ise 67 hükümet kuruldu. Bizdeki durum da koalisyonlar ülkesi İtalya’dan farklı değil. 1 Kasım 1923’te kurulan İsmet İnönü hükümetinden bu yana 98 yılda 66 hükümet kurduk. Eğer tüm hükümetler görev sürelerini tamamlayabilseydi 66. Hükümet 2018’de değil 2186’da kurulacaktı!
Türkiye’de 1991-2002 arasında 11 yılda 9 hükümet kuruldu. Ortalama hükümet ömrü 1 yıl 2 ay oldu. Bu dönemde kurulan 5 hükümet bir yıldan az iktidarda kalabildi. Tansu Çiller’in kurduğu 51. Hükümet sadece 25 gün görev yaptı. 1995-96 arasında her 3 ayda bir hükümet değişti.
Hükümet kurmanın zor, siyasi istikrarı yakalamanın neredeyse imkânsız olduğu parlamenter sistemde durum bu. Başkanlık Sistemi ile yönetilen ABD’de ise 245 yılda sadece 46 başkan görev yapmış!
Mesele sadece istikrarda değil. Türkiye yüksek enflasyonla 1970’lerde işbaşına gelen CHP-MSP ve MC koalisyon hükümetleri döneminde tanıştı. Enflasyon koalisyon hükümetlerinin işbaşında olduğu 1995-1999 döneminde tavan yaptı.
Türkiye siyasi istikrarı sağladığı her dönemde ekonomisini büyüttü. Yüzde 7.8 ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek büyüme oranı 1923-1938 arasındaki Atatürk döneminde yakalandı. İkinci en yüksek büyüme ise yüzde 7.2 ile Recep Tayyip Erdoğan döneminde gerçekleşti. Türkiye, 2004’te 9.4, 2005’te 8.4 büyüdü.
1950-60 arasındaki tek partili Adnan Menderes döneminin büyüme hızı yüzde 6.3 oldu. 1965-71 Süleyman Demirel hükümetlerinde ise yüzde 6 büyüdük. Tek parti dönemlerinde büyüdük, tüm koalisyon hükümetlerinde ise küçüldük. Büyüme hızı 1991-1994 DYP-SHP hükümeti döneminde 2.7’ye, 1999-2002 arasındaki DSP-MHP-ANAP koalisyonunda ise 1.2’ye düştü.
Rakamlar böyle... Muhalefet bu gerçeği bildiği halde seçmene parlamenter sisteme dönüş vadediyor! Sistemin yeni adı da pek hoş... İyileştirilmiş, güçlendirilmiş parlamenter sistem! Her derde dava. Tabii yersen! Kaynak: Zafer Şahin
***
BİLİYORMUYUZ?
Zihin Teorisi Nedir?
Zihin kuramı ya da zihin teorisi en basit tanımı ile başkalarının duygu, bilgi, inanç, niyet ve zihinsel durumlarını farkında olup nasıl düşüneceklerini tahmin etme becerisidir.
Diğer insanların kafalarında neler olup bittiğini sürekli olarak tahmin ederken, onların düşüncelerinin ve hislerinin kendimizden farklı olma ihtimalini farkındayız. Bu beceri yaşamımızda çok önemli bir rol oynar. Sadece gözlenebilen (yüz ifadesi, vücut dili vb.) uyaranları dikkate alarak tahminde bulunmayız. Aynı zamanda karşımızdaki kişinin beklentilerini ve arzularını hesaba katarak onun tahminlerini de tahmin etmeye çalışırız. Anlatınca son derece komplike gibi görünen bu beceriyi yaşamımızın hemen her anında otomatik bir şekilde kullanıyoruz. Bu beceri sayesinde empati yapabiliyor, yalan söyleyebiliyor ve rol yapabiliyoruz. Bu beceriye sahip olmasaydık veyahut bu beceriyi geliştirmemizi sağlayacak bilişsel kapasiteye sahip olmasaydık başkaları ile doğru sosyal etkileşimlerde bulunamaz ve bugünkü sosyal yapıları kuramazdık.
Bunun sadece insana özgü bir beceri olduğu söylenebilir. Buna zihin okuma veya zihinselleştirme becerisi de denilir.
Zihin kuramı ya da zihin teorisi en basit tanımı ile başkalarının duygu, bilgi, inanç, niyet ve zihinsel durumlarını farkında olup nasıl düşüneceklerini tahmin etme becerisidir.
Diğer insanların kafalarında neler olup bittiğini sürekli olarak tahmin ederken, onların düşüncelerinin ve hislerinin kendimizden farklı olma ihtimalini farkındayız. Bu beceri yaşamımızda çok önemli bir rol oynar. Sadece gözlenebilen (yüz ifadesi, vücut dili vb.) uyaranları dikkate alarak tahminde bulunmayız. Aynı zamanda karşımızdaki kişinin beklentilerini ve arzularını hesaba katarak onun tahminlerini de tahmin etmeye çalışırız. Anlatınca son derece komplike gibi görünen bu beceriyi yaşamımızın hemen her anında otomatik bir şekilde kullanıyoruz. Bu beceri sayesinde empati yapabiliyor, yalan söyleyebiliyor ve rol yapabiliyoruz. Bu beceriye sahip olmasaydık veyahut bu beceriyi geliştirmemizi sağlayacak bilişsel kapasiteye sahip olmasaydık başkaları ile doğru sosyal etkileşimlerde bulunamaz ve bugünkü sosyal yapıları kuramazdık.
Bunun sadece insana özgü bir beceri olduğu söylenebilir. Buna zihin okuma veya zihinselleştirme becerisi de denilir.
Etiketler: