Eğitim ve spor bir arada olabilir mi?
Öncelikli olarak 2025-2026 eğitim ve öğretim yılının tüm öğretmenler, öğrenciler ve velilere hayırlı olmasını dilerim. Eğitim, bireyin hayatını şekillendiren en temel unsurdur ve her zaman önceliklidir. Ancak, okul ve sporun bir arada yürütülüp yürütülemeyeceği sıkça tartışılır. Cevap net: Elbette yürütülebilir! Bunun sırrı, tıpkı antrenman ve beslenme düzeninde olduğu gibi planlı ve disiplinli bir yaklaşımdır. Okul ve sporu bir arada sürdüren çocuklar, daha sağlıklı bir uyku ve beslenme düzenine sahip oluyor. Sporun gerektirdiği disiplin, çocukların zaman yönetimi becerilerini geliştiriyor, öz denetimlerini güçlendiriyor ve pratik düşünme yeteneklerini artırıyor. Araştırmalar, düzenli spor yapan çocukların fiziksel sağlıklarının yanı sıra ruhsal ve sosyal gelişimlerinin de olumlu yönde etkilendiğini gösteriyor. Bir araştırmaya göre haftada en az 3 saat fiziksel aktivite yapan çocukların bilişsel işlevlerinin ve akademik performanslarının daha yüksek olduğunu ortaya koymuş. Spor, büyüme çağındaki çocuklar için hem bedensel sağlık ve fiziksel gelişim hem de sağlıklı bir kişilik oluşumu ve ruh sağlığı açısından vazgeçilmezdir.
Spor yapan çocuklar, çevreleriyle daha iyi iletişim kurar, özgüvenleri artar ve toplumdaki yerlerini sağlamlaştırır. Psikolojik olarak ise öz kontrol, konsantrasyon, irade kullanımı ve başarı motivasyonu gibi beceriler kazanır. Yine başka bir araştırmaya göre düzenli spor yapan gençlerin stresle başa çıkma ve duygusal denge kurma becerilerinin daha gelişmiş olduğunu kanıtlamış. Ayrıca, spor alışkanlığının çocuklukta kazandırılması, yetişkinlikte de devam etme olasılığını artırıyor.
Ne yazık ki, günümüzde boş alanların ve oyun sahalarının azalması, çocukları telefon, tablet ve televizyon ekranlarına mahkûm ediyor. Türkiye’de ilköğretim çağındaki çocukların haftada ortalama 30-35 saatlerini ekran başında geçirdiği tahmin ediliyor (Türkiye İstatistik Kurumu-2023). Bu durum, çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimini olumsuz etkiliyor. Spor, çocukları bu ekran bağımlılığından uzaklaştırarak doğalarına uygun bir yaşam tarzı sunar. Ailelerin, çocuklarını spora yönlendirmesi, hem sağlıklı bir nesil yetiştirmek hem de teknoloji bağımlılığını azaltmak için kritik bir adımdır. Çocukları ekran başından uzaklaştırıp spora yönlendirmek, sadece fiziksel sağlık değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik gelişim için bir fırsattır.
Hepimiz spor yapmamaktan, hareketsizlikten göbeklendik…
Bari çocuklarımızı obezite gibi tehlikelerden koruyalım…
***
Türkiye’de spor denince akla ilk gelen branş futbol. En büyük bütçeler, emek ve zaman futbola harcanıyor; ancak altyapıdan A takımlara yükselen sporcu sayısı oldukça düşük. Türkiye Futbol Federasyonu’nun 2024 verilerine göre, profesyonel liglerde oynayan yerli futbolcuların yalnızca % 15’i kendi kulüplerinin altyapısından yetişiyor. Bu, altyapıya verilen önemin söylemde kaldığını gösteriyor. Sakatlıklar, rekabetin yoğunluğu ve yetersiz altyapı yatırımları, birçok yeteneğin kaybolmasına neden oluyor. Altyapı sistemlerinin güçlü olduğu ülkelerde (örneğin, Almanya ve Hollanda) genç sporcuların profesyonel seviyelere geçiş oranının % 40’lara ulaştığını belirtiyor. Türkiye’de ise bu oran çok daha düşük. Kulüpler, “Altyapıya önem veriyoruz” dese de, çoğu başka takımlar için sporcu yetiştiriyor. Altyapı yatırımlarına yeterli bütçe ayrılmaması ve gençlerin profesyonel dünyaya hazırlanmaması, nice yeteneğin harcanmasına yol açıyor. Artık altyapıya sözde değil, özde önem verme vakti geldi de geçiyor.
***
Profesyonel liglerden sonra amatör liglerde de sezon artık başlıyor. Birçoğu gençlerle mücadele edecek tüm Bayrampaşa takımlarına başarılar diliyorum.
Bayrampaşalı yetenekli gençlerin sayısının artması dileğiyle...
Spor yapan çocuklar, çevreleriyle daha iyi iletişim kurar, özgüvenleri artar ve toplumdaki yerlerini sağlamlaştırır. Psikolojik olarak ise öz kontrol, konsantrasyon, irade kullanımı ve başarı motivasyonu gibi beceriler kazanır. Yine başka bir araştırmaya göre düzenli spor yapan gençlerin stresle başa çıkma ve duygusal denge kurma becerilerinin daha gelişmiş olduğunu kanıtlamış. Ayrıca, spor alışkanlığının çocuklukta kazandırılması, yetişkinlikte de devam etme olasılığını artırıyor.
Ne yazık ki, günümüzde boş alanların ve oyun sahalarının azalması, çocukları telefon, tablet ve televizyon ekranlarına mahkûm ediyor. Türkiye’de ilköğretim çağındaki çocukların haftada ortalama 30-35 saatlerini ekran başında geçirdiği tahmin ediliyor (Türkiye İstatistik Kurumu-2023). Bu durum, çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimini olumsuz etkiliyor. Spor, çocukları bu ekran bağımlılığından uzaklaştırarak doğalarına uygun bir yaşam tarzı sunar. Ailelerin, çocuklarını spora yönlendirmesi, hem sağlıklı bir nesil yetiştirmek hem de teknoloji bağımlılığını azaltmak için kritik bir adımdır. Çocukları ekran başından uzaklaştırıp spora yönlendirmek, sadece fiziksel sağlık değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik gelişim için bir fırsattır.
Hepimiz spor yapmamaktan, hareketsizlikten göbeklendik…
Bari çocuklarımızı obezite gibi tehlikelerden koruyalım…
***
Türkiye’de spor denince akla ilk gelen branş futbol. En büyük bütçeler, emek ve zaman futbola harcanıyor; ancak altyapıdan A takımlara yükselen sporcu sayısı oldukça düşük. Türkiye Futbol Federasyonu’nun 2024 verilerine göre, profesyonel liglerde oynayan yerli futbolcuların yalnızca % 15’i kendi kulüplerinin altyapısından yetişiyor. Bu, altyapıya verilen önemin söylemde kaldığını gösteriyor. Sakatlıklar, rekabetin yoğunluğu ve yetersiz altyapı yatırımları, birçok yeteneğin kaybolmasına neden oluyor. Altyapı sistemlerinin güçlü olduğu ülkelerde (örneğin, Almanya ve Hollanda) genç sporcuların profesyonel seviyelere geçiş oranının % 40’lara ulaştığını belirtiyor. Türkiye’de ise bu oran çok daha düşük. Kulüpler, “Altyapıya önem veriyoruz” dese de, çoğu başka takımlar için sporcu yetiştiriyor. Altyapı yatırımlarına yeterli bütçe ayrılmaması ve gençlerin profesyonel dünyaya hazırlanmaması, nice yeteneğin harcanmasına yol açıyor. Artık altyapıya sözde değil, özde önem verme vakti geldi de geçiyor.
***
Profesyonel liglerden sonra amatör liglerde de sezon artık başlıyor. Birçoğu gençlerle mücadele edecek tüm Bayrampaşa takımlarına başarılar diliyorum.
Bayrampaşalı yetenekli gençlerin sayısının artması dileğiyle...
Etiketler: