YAĞMUR DUASI
Ben geldim geleli açmadı gökler
Ya ben bulutları anlamıyorum
Ya bulutlar benden bir şey bekler
Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum
Ben geldim geleli açmadı gökler
Bir yağmur bilirim bir de kaldırım
Biri damla damla alnıma düşer
Diğerinde durup göğe bakarım
Ne şehir ne deniz kokan gemiler
Bir yağmur bilirim bir de kaldırım
Nedense aldanmış bir gece annem
Bir kadın gömleği giydirmiş bana
İşte vuramadı gökler bana gem
Dinmedi içimde kopan fırtına
Nedense aldanmış ilk gece annem
…
Yağmur duasına çıksaydık dostlar
Bulutlar yarılır gökler açardı
Şimdi ne ihtimal ne imkan var
Göğe hükmetmekten kolay ne vardı
Yağmur duasına çıksaydık dostlar
SEZAİ KARAKOÇ
İstanbul ve Türkiye’nin bir çok ili, üç gün süren yoğun bir yağmurun etkisi altında evlerine kapanan çaresiz insanların bekleyişine tanık oldu. Okullar tatil oldu, trafik kilitlendi ve sokaklar bir korku mekanına döndü.
Şu teknoloji çağının çocukları doğanın o buyurgan ve korkutucu ikazını bir kez daha iliklerine kadar hissederek o üç günü geçirdi.
Yağmur yağdığında bizler rahmet yağdı derdik. Ancak son yağmurla birlikte kimse bu duyguyu hissetmedi… sanki bizlere yaklaşan bir felaketin öncüsü gibi hayatımıza giriverdi YAĞMUR…
Şairin dediği gibi açmayan, hiddetli bir gökyüzü ile karşı karşıya kaldık. Simsiyah bulutların her gittiği yere korku ve dehşet taşıdığını ve bunların sonucunda 7 kişinin de vefat ettiğini müşahede ettik. Çlenler rahmet diliyorum. Herşeyin üstesinden geldiğini düşünen biz insanlara acziyetimizi derin bir şekilde hissettiren bu yağmurun bitmesini ellerinizi semaya kaldırarak diledik. Tıpkı denizde fırtınaya yakalanan insanların Allah’a yakarışı gibi…
Biz insanlar bir felaketle karşılaştığımızda bundan kurtulmak için evrenin yaratıcısına döner ve nedametle dua ederiz. Ancak Allah bizi Salim bir limana çıkardığında yine aynı sefil hayata geri dönüveririz. Bu kez de tam böyle oldu.
Ülkenin kaynaklarının çalındığı Fon Krizinin gölgesinde yaşadığımız bu felaket unutuluverdi. Aslında ülkemiz her geçen gün bir felakete doğru bile isteye sürüklenip gidiyor. Ancak bizler kendi yapıp ettiklerimizden kaynaklanan felaketleri görmek istemiyoruz. Doğa olayları sonucu yaşadığımız olağanüstü günleri de birkaç gün içerisinde unutuyoruz.
Sanırım ölüm bizi buluncaya kadar bu gel gitlerle yaşamaya devam edeceğiz.
Ülkemizde beş yüz binden fazla insanın etkilendiği Fon krizinde mevcut iktidara yakın olmanın avantajlarını şerefsizce kullanarak manipülasyon yapan ve ülkenin mali kaynaklarını çalan insanların yanında, bunlara alan açan işbirlikçiler, haketmediği paraların üzerine konarak sistemden çıkanlar ve tamah ettiği için elindekileri de kaybedenlerin oluşturduğu bir ahlaki dejenerasyon içerisinde bulunan büyük bir topluluk ile karşı karşıyayız.
Tarihin ilk döneminden beridir var olan para kazanma yollarının terkedilerek, hiçbir ahlaki arka planı oluşturmadan zengin olma hevesi ile hareket eden kitlelerin oluşturduğu yeni finans modelinde inanılmaz bir mağdur kitlesi oluşturulmakta; bu modeli kabul ettirmek için insanların ahlakını bozan bu yeni ekonomik sistem, ülkedeki yöneticilerin de desteği ile topluma dayatılmaktadır.
Ailelerin durumuna baktığımızda 5 kişilik bir ailede en az bir kişi, borsa, fon, kripto para, hesap kullanma-kullandırma, sanal kumar ve benzeri hızlı bir şekilde para kazanma ve bunun için hiçbir gayret ve sabır göstermeden sahip olma hevesi ile hareket etmekte ve sonunda aileyi de batıracak bir eylemde bulunmaktadırlar.
Mesele sadece maddiyat elde etme boyutunda kalmayıp, insanların kolay elde ettiği her şeyin değersizleşmesi ve-veya yaşadığı hayalkırıklığını gidermek için sanal hayatın kapısını aralayan içki, uyuşturucu ve benzeri sapkın hayata yönelmesine neden olmaktadır.
Yani toplum olarak Yağmurla birlikte aklımıza gelen felaketin somut olarak iki halini yaşadığımızı görüyorum.
MADDİ FELAKET : para ve güç elde elde etmek için ahlakı terkederek hukuka ve ahlaka aykırı ve manipülatif yöntemlerle sahip olmak istediğimiz PARA
MANEVİ ( İÇSEL ) FELAKET : Yularıda belirttiğimiz yöntemlerle elde ettiğimiz ya da edemediğiniz paranın etkisi ile savrulup yaşadığımız sanal yaşam.
Bu felaketlerden toplumu ve bireyleri kurtarmak artık eskisinden daha zor. Eskiden bu tür zamanlarda döner DEVLET’ ten medet umardık. Şimdi maalesef devlet adına hareket edenler ya da onları destekleyenler de bu felaketlerin tarafı olduğu için işimiz çok zor görünüyor.
Hasbünallahi ve ni’mel vekil…