Değerli Paşavizyon okuyucuları, öncelikle her birinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.
06.2.2023 tarihinde saat 04.17’de merkezi Kahramanmaraş Pazarcık ilçesi olan 7.7 şiddetinde ilk deprem, aynı gün öylen saatlerinde Kahramanmaraş Elbistan merkezli 7.6 şiddetindeki ikinci deprem ile, on ilimizde yıkıma yol açan çok büyük bir felaket ile karşı karşıya kaldık
Maalesef yazı yazdığım şu anda 35 bin vatandaşımızı deprem felaketinde kaybettiğimiz, 100 binin üzerinde vatandaşımızın yaralı olarak kayda geçtiği, adeta birkaç şehrimizin enkaza döndüğü, onlarca ilçemizin haritadan silinecek ölçüde hasar gördüğü bu deprem, Cumhuriyet tarihimizin en büyük felaketlerinden biri olarak kayda geçmiştir.
Kahramanmaraş, Gaziantep, Malatya, Adıyaman, Osmaniye, Adana, Hatay, Kilis, Şanlıurfa, Diyarbakır illerimizde yıkıma yol açan deprem felaketinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Halen devam eden arama kurtarma çalışmalarında daha fazla vatandaşımızın kurtulmasını Cenab-ı Allah’tan diliyorum.
Değerli okuyucular;
Deprem ve afetler neticesinde yaşadığımız can kayıpları ve devasa maddi kayıplarımız, ülkemizin,vatandaşlarımızın kaderimidir? Yoksa ihmallerimizin! bir sonucumudur? Sizleri düşünmeye davet ediyorum.
Depremin etkili olduğu 10 ilimiz nüfus olarak ülkemizin yüzde15’idir. Bu illerimizde 13.5 milyon insanımız yaşamaktadır. Bu illerimizde ülkemiz ekonomisinin yüzde 10’una denk gelecek ekonomik üretimde mevcuttur. Dolayısı ile bu deprem felaketi kabaca ülkemizin yüzde 15’ini derinden etkilemiştir.
Felaketin daha başındayız, bu illerimizi deprem öncesine döndürmek çok zamanımızı alacak ve çok büyük maddi kaynağımızı bu dönüşüme harcayacağız.
Benim şahsi olarak hesabım bu geri dönüşüm için 100 milyar dolar harcama yapılması gerekmektedir.
Bütün her şey yolunda gitse dahi, kaybettiğimiz vatandaşlarımızı geri getirmek mümkün olmayacaktır. Bu felaket ülkemiz için belkide son ikazlardan biridir.
Biliyorsunuz 99 Gölcük depreminden sonra böyle büyük bir deprem İstanbul için beklenmekteydi. Geçen 24 yılda ne yaptık?
İstanbul’un nüfusuna azaltacağımıza veya donduracağımıza, maalesef ikiye katladık. Artık İstanbul’da birçok ilçemizde böyle bir felakette toplanma alanları bile kalmamıştır. Adeta intihar gibi bişey yapmaktayız. Umuyorum bu felaket bizleri uyandırır. Şehirlerimizde yoğunluğu artıran yöneticilerimizi durdurur.
Kentsel dönüşümü adeta rantsal dönüşüme dönüştüren Belediyelerimizi, gözlerini karartan Mütahitlerimizi, adeta bir koyup beş alan kumarbazlar durumuna gelen 40-50 yıllık inşaat değerlerini tamamen kaybetmiş nerede ise dururken yıkılacak hak sahiplerimizi uyandırır kendine getirir.
Son olarak ümit ediyorumki bu felaket; yerleşim yerlerimizi, ülkemizin verimli tarım arazilerimiz üzerine değilde, dağlara dağ yamaçlarına yapmamıza vesile olur.
Değerli okuyucularımız;
Depremin ilk anından itibaren BATİAD olarak deprem felaketine uğrayan illerimiz için yardım faaliyetleri başladık şu ana kadar bölgeye Kızılay -AFAD-İTO - TİM organizasyonları vasıtası ile kurumsal kimliğimiz üzerinden yüzbinin üzerinde tekstil ürünü gönderdik. Halen de bu yardımlara devam ediyoruz.
Bölgemizdeki iş insanlarımız bu rakamların benzerini de bireysel olarak felaket bölgesi için infakta bulundu. Cenab-ı Allah bir kez daha böyle bir felaketi ülkemize, milletimize yaşatmasın.
06.2.2023 tarihinde saat 04.17’de merkezi Kahramanmaraş Pazarcık ilçesi olan 7.7 şiddetinde ilk deprem, aynı gün öylen saatlerinde Kahramanmaraş Elbistan merkezli 7.6 şiddetindeki ikinci deprem ile, on ilimizde yıkıma yol açan çok büyük bir felaket ile karşı karşıya kaldık
Maalesef yazı yazdığım şu anda 35 bin vatandaşımızı deprem felaketinde kaybettiğimiz, 100 binin üzerinde vatandaşımızın yaralı olarak kayda geçtiği, adeta birkaç şehrimizin enkaza döndüğü, onlarca ilçemizin haritadan silinecek ölçüde hasar gördüğü bu deprem, Cumhuriyet tarihimizin en büyük felaketlerinden biri olarak kayda geçmiştir.
Kahramanmaraş, Gaziantep, Malatya, Adıyaman, Osmaniye, Adana, Hatay, Kilis, Şanlıurfa, Diyarbakır illerimizde yıkıma yol açan deprem felaketinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Halen devam eden arama kurtarma çalışmalarında daha fazla vatandaşımızın kurtulmasını Cenab-ı Allah’tan diliyorum.
Değerli okuyucular;
Deprem ve afetler neticesinde yaşadığımız can kayıpları ve devasa maddi kayıplarımız, ülkemizin,vatandaşlarımızın kaderimidir? Yoksa ihmallerimizin! bir sonucumudur? Sizleri düşünmeye davet ediyorum.
Depremin etkili olduğu 10 ilimiz nüfus olarak ülkemizin yüzde15’idir. Bu illerimizde 13.5 milyon insanımız yaşamaktadır. Bu illerimizde ülkemiz ekonomisinin yüzde 10’una denk gelecek ekonomik üretimde mevcuttur. Dolayısı ile bu deprem felaketi kabaca ülkemizin yüzde 15’ini derinden etkilemiştir.
Felaketin daha başındayız, bu illerimizi deprem öncesine döndürmek çok zamanımızı alacak ve çok büyük maddi kaynağımızı bu dönüşüme harcayacağız.
Benim şahsi olarak hesabım bu geri dönüşüm için 100 milyar dolar harcama yapılması gerekmektedir.
Bütün her şey yolunda gitse dahi, kaybettiğimiz vatandaşlarımızı geri getirmek mümkün olmayacaktır. Bu felaket ülkemiz için belkide son ikazlardan biridir.
Biliyorsunuz 99 Gölcük depreminden sonra böyle büyük bir deprem İstanbul için beklenmekteydi. Geçen 24 yılda ne yaptık?
İstanbul’un nüfusuna azaltacağımıza veya donduracağımıza, maalesef ikiye katladık. Artık İstanbul’da birçok ilçemizde böyle bir felakette toplanma alanları bile kalmamıştır. Adeta intihar gibi bişey yapmaktayız. Umuyorum bu felaket bizleri uyandırır. Şehirlerimizde yoğunluğu artıran yöneticilerimizi durdurur.
Kentsel dönüşümü adeta rantsal dönüşüme dönüştüren Belediyelerimizi, gözlerini karartan Mütahitlerimizi, adeta bir koyup beş alan kumarbazlar durumuna gelen 40-50 yıllık inşaat değerlerini tamamen kaybetmiş nerede ise dururken yıkılacak hak sahiplerimizi uyandırır kendine getirir.
Son olarak ümit ediyorumki bu felaket; yerleşim yerlerimizi, ülkemizin verimli tarım arazilerimiz üzerine değilde, dağlara dağ yamaçlarına yapmamıza vesile olur.
Değerli okuyucularımız;
Depremin ilk anından itibaren BATİAD olarak deprem felaketine uğrayan illerimiz için yardım faaliyetleri başladık şu ana kadar bölgeye Kızılay -AFAD-İTO - TİM organizasyonları vasıtası ile kurumsal kimliğimiz üzerinden yüzbinin üzerinde tekstil ürünü gönderdik. Halen de bu yardımlara devam ediyoruz.
Bölgemizdeki iş insanlarımız bu rakamların benzerini de bireysel olarak felaket bölgesi için infakta bulundu. Cenab-ı Allah bir kez daha böyle bir felaketi ülkemize, milletimize yaşatmasın.
Hepinize sağlık sihhat diliyorum.
Hoşçakalın
Etiketler: