Cumhuriyetin kadınları, ekonominin görünmeyen kahramanları
Eda Yıldız KARADAĞ
Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; bir milletin yeniden doğuşu, bir toplumun geleceğe umutla bakabilmesidir. Biz kadınlar için ise Cumhuriyet, hayatın her alanında var olabilmenin, kendi ayaklarımız üzerinde durabilmenin ve hayallerimizin peşinden gidebilmenin en güçlü temellerinden biridir.
29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet, Türk kadınının toplumsal hayattaki konumunu değiştiren büyük dönüşümlerin de kapısını araladı. Eğitimden çalışma hayatına, seçme ve seçilme hakkından yöneticilik görevlerine kadar uzanan kazanımlar, kadınların yalnızca aile içinde değil, toplumun her alanında söz sahibi olmasının önünü açtı.
Bugün bir kadın olarak kendi işletmesini açabiliyor, istihdam oluşturabiliyor, mesleğinde ustalaşabiliyor ve temsil ettiği meslektaşlarının sesi olabiliyorsak, bu yolun açılmasında Cumhuriyetimizin ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu çağdaşlaşma anlayışının büyük payı vardır.
Ancak Cumhuriyet’in kadınlara sunduğu hakları konuşurken, bu hakların ekonomik hayatta ne ölçüde karşılık bulduğunu da sorgulamalıyız.
Çünkü bugün binlerce kadın esnafımız, yalnızca işletmesini ayakta tutmaya çalışmıyor. Aynı zamanda anneliği, aile sorumluluklarını, artan maliyetleri, ekonomik belirsizlikleri ve toplumsal beklentileri bir arada yönetmeye çalışıyor.
Bir kuaför salonunun kapısını sabah erkenden açan kadın, yalnızca saç tasarlamıyor; geleceğini inşa ediyor. Bir güzellik salonunda çalışan kadın, yalnızca mesleğini icra etmiyor; ekonomik bağımsızlığını koruyor. Bir işletme sahibi kadın, yalnızca kendi hayatına değil, istihdam ettiği insanların yaşamına da dokunuyor.
Kadın esnafın güçlenmesi, yalnızca kadınların değil, ülke ekonomisinin güçlenmesidir.
Bu nedenle kadın girişimciliğini desteklemek, finansmana erişimi kolaylaştırmak, sosyal güvence koşullarını iyileştirmek ve mesleki eğitim olanaklarını artırmak bir tercih değil, toplumsal kalkınmanın gereğidir.
Kadınların yalnızca çalıştığı değil, karar mekanizmalarında da eşit fırsatlarla temsil edildiği bir esnaf teşkilatı, Cumhuriyetimizin eşit yurttaşlık anlayışını daha ileriye taşıyacaktır.
Bir kadın oda başkanı olarak inanıyorum ki Cumhuriyet’e duyduğumuz minneti göstermenin en anlamlı yolu, onun bizlere açtığı kapılardan daha fazla kadının geçebilmesini sağlamaktır.
Çünkü Cumhuriyet, kadınlara yalnızca bir gelecek sunmadı; o geleceği değiştirebilme cesaretini de verdi.
Bugün bize düşen, bu cesareti üretime, emeğe, dayanışmaya ve başarıya dönüştürmektir.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Cumhuriyetimizin kuruluşunda emeği geçen herkesi saygı ve minnetle anıyor, Cumhuriyetimizin 103. yılını kutluyorum.
Cumhuriyet’in ışığında üreten, yöneten ve geleceği şekillendiren tüm kadınlara selam olsun!