23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Bayrampaşa 21.10.2022

Balkanlar ve Karadeniz görüşüldü

Trakya Üniversitenin üyesi olduğu Balkan Üniversiteler Birliği ve Karadeniz Üniversiteler Birliğinin organize ettiği “Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi” düzenlendi.

1706 31 dk 0 yorum
Paylaş:
Balkanlar ve Karadeniz görüşüldü

Balkanlar ve Karadeniz görüşüldü

Trakya Üniversitesinin Kalıcı Yönetim Kurulu Üyesi ve Daimî Genel Sekreteri olduğu bölgenin en büyük yükseköğretim birliği Balkan Üniversiteler Birliği (BUA) ve yine Trakya Üniversitenin üyesi olduğu Karadeniz Üniversiteler Birliğinin (BSUN) organize ettiği “Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi” düzenlendi. Türkiye’nin; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar başkanlığında, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ile beraberindeki geniş heyet, birlik üye üniversitelerinin rektör ve temsilcilerinden oluşan güçlü bir grupla temsil edildiği; Balkanlardan ve Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerden önemli isimleri ağırlayan toplantıda kalıcı barışın ve sürdürülebilir kalkınmanın akademideki iş birliği ile mümkün olacağı vurgulandı.
Düzenleme Kurulunda; BUA Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, BUA Dönem Başkanı Prof. Dr. Mircea Dimitru, Bükreş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Marian Preda, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sorin Costreie, BSUN Dönem Başkanı Prof. Dr. Karin Markides, BSUN Genel Sekreteri Prof. Dr. Eden Mamut’un yer aldığı ve Bükreş Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen tarihî toplantı; bölgenin siyaset, diplomasi, bürokrasi ve akademisinin önemli isimlerinin yer aldığı büyük bir açılış töreni ile başladı.
Türkiye’nin, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar başkanlığında birlik üyesi üniversite rektörlerinin ve temsilcilerinden oluşan geniş bir heyetle temsil edildiği toplantıda ev sahibi Romanya başbakan ve bakanlar düzeyinde katılım gösterdi. NATO, AB ve bölge ülkelerinin üst düzey isimlerinin yer aldığı toplantıda akademideki iş birliğinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesiyle dünyanın içinden geçmiş olduğu kriz ortamından çıkabileceği, sürdürülebilir barışın ve kalkınmanın bu yolla tesis edilebileceği vurgusu yapıldı.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar: Uluslararası birlikler ve kurumlarla iş birliği yapmak için Türkiye Üniversitelerini aktif olarak desteklemeyi taahhüt ediyoruz
Açılışta yaptığı konuşmasında dünyanın zor zamanlardan geçtiğini ifade eden Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar “Hepimizin karşılaştığı zorluklara karşı diyalog ve iş birliği için bir araya gelmek yerine toplumlar kendi aralarında yüksek duvarlar örmeye başladı. Görevimiz, bir arada yaşamanın nasıl mümkün olduğunu gösteren yollar oluşturmak. Bu açıdan üniversitelerimiz arasında geliştirilecek bilimsel ve kültürel iş birlikleri, bu yolların en umut verici olanlarından biridir. YÖK olarak uluslararası birlikler ve kurumlarla iş birliği yapmak için Türkiye üniversitelerini aktif olarak desteklemeyi taahhüt ediyoruz. Uluslararası etkileşimler yayıldıkça tüm dünyada yükseköğretim ve araştırma kalitesi yükselecektir. Tüm öğrencilerimizi uluslararasılaşma yolunda küreselleşmiş bir zihniyetle yetiştirmemiz gerektiğine inanıyorum” dedi..
208 üniversite ve 7 milyondan fazla öğrencisi ile Türk yükseköğretiminin her geçen gün büyüdüğünü belirten Özvar “Avrupa yükseköğretiminde öğrenci sayısı bakımından en büyük ülke olan ve kaliteli yükseköğretim sunan Türkiye, Balkanların ve Karadeniz’in sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunma konusunda büyük bir potansiyele sahiptir.” diyerek Türkiye’nin bölge yükseköğretimine sağlayacağı katkıları belirtti.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, toplantının gerçekleşmesine vermiş oldukları katkılardan ötürü, ülkemizde bölgeyle yoğun irtibat ve temasları bulunan Trakya Üniversitesi Rektörü ve BUA Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu başta olmak üzere BUA Dönem Başkanı Prof. Dr. Mircea Dimitru, Bükreş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Marian Preda, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sorin Costreie ile BSUN Dönem Başkanı Prof. Dr. Karin Markides ile Genel Sekreteri Prof. Dr. Eden Mamut ve birlik üye üniversitelerine teşekkür ederek “Bu toplantının, bilgi ve fikir alışverişinde bulunmak için önemli bir platform oluşturacağına ve ayrıca Karadeniz ve Balkanlardaki üniversiteler arasındaki bağları güçlendireceğine inanıyorum.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tabakoğlu: Kongre, Balkanlar ve Karadeniz coğrafyası başta olmak üzere tüm Avrupa ve dünyada yeni bir başlangıcın ilk adımı olacaktır
Büyük bir titizlikle hazırlıklarını yürüttükleri, BUA ve BSUN iş birliğinde gerçekleştirilen “Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi”ne 20 ülkeden 200 üniversitenin katıldığını söyleyen BUA Genel Sekreteri ve Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Türkiye’nin YÖK Başkanlığı düzeyinde temsil edildiği toplantıda ev sahibi Romanya ve bölge ülkelerinden de üst düzeyde katılım olduğunu belirtti.
Savaşın tüm şiddeti ile devam ettiği günlerde Ukrayna’nın sınır komşusu Romanya’da böyle bir toplantı yapmalarının bölgenin gelecek vizyonu açısından tarihî bir anlam taşıdığını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu “Bölgede stresin arttığı bugünlerde bir araya gelerek diyalog ve iş birliği çağrısı yapıyoruz. İnanıyorum ki bu toplantı, Balkanlar ve Karadeniz coğrafyası başta olmak üzere tüm Avrupa ve dünyada yeni bir başlangıcın ilk adımı olacaktır.” dedi.
Rektör Tabakoğlu, uzun zamandır hazırlıklarını yürüttükleri toplantıya vermiş oldukları destekten ötürü YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bükreş Büyükelçisi Füsun Aramaz ile BUA Dönem Başkanı Prof. Dr. Mircea Dimitru, Bükreş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Marian Preda, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sorin Costreie başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti.

Kongrede bölgenin nabzını tutan konuşmalar yapıldı
Kongrenin açılışında bir konuşma yapan BUA Dönem Başkanı Bükreş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Marian Preda; sorunlara çözüm üretilmesi için iş birliği geliştirilerek gelecek vizyonu çizilmesi açısından önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptıklarını söyledi.
Toplantının açılışına video mesajla katılan Romanya Başbakanı Nicolae Ciuca, bölgede yaşanılan sorunların sadece diyalog yoluyla çözülebileceğini ve bunun da akademide yapılacak iş birliği ile mümkün olabileceğini ifade ederek bu noktada üniversitelere büyük bir sorumluluk düştüğünü dile getirdi.
Avrupa Parlamentosu Komisyon Üyesi Mariya Gabriel, Erasmus Öğrenci ve Akademisyen Değişim Hareketliliği Programı’nın önemine dikkat çekerek bu programın Avrupa toplumlarının birbirini yakından tanımasına ve iş birliği kanalları açmasına öncülük ettiğini belirtti.
Brüksel’den video mesajla açılışa katılan NATO Genel Sekreter Yardımcısı Mircea Geoana, Avrupa’nın artık eskisi gibi olamayacağını vurgulayarak Karadeniz ve Balkan bölgelerinin bu noktada stratejik bir önem kazandığını ifade etti.
BUA ve BSUN’un ortak düzenledikleri toplantının yükseköğretim alanında diyalog ve iş birliği ortamı oluşturduğunun ve ortamın da bölgede olumlu sonuçlar doğuracağının altını çizen Romanya Eğitim Bakanı Ligia Deca, barış için üniversitelere büyük görevler düştüğünü söyleyerek bölgenin eğitimdeki ortak geleceğinde bu toplantının bir milat olduğunu belirtti.
Güvenlik ve yeni teknolojiler alanında üniversitelerin iş birliğinin bölgesel refahı artıracağını söyleyen Romanya Araştırma, İnovasyon ve Dijitalleşme Bakanı Sebastian Burduja, pandeminin ve Ukrayna-Rusya Savaşı’nın bölgeyi derinden etkilediğini, diyalog ve iş birliği ile sağlanacak kalıcı barış ortamı ile bu etkinin minimize edilebileceğini vurguladı.
Balkanlar ve Karadeniz’in önemli üniversitelerinin bir araya geldiği toplantının bu zor günlerde gerçekleşmesinin insanlığın ve dünyanın geleceği için bir umut olduğunu ifade eden Romanya Dışişleri Bakanı Bogdan Aurescu, barışın bugün sağlanamazsa dünya için yarınların daha karanlık olacağı düşüncesini dile getirdi.
Açılışa video mesaj ile katılan Romanya Savunma Bakanı Vasile Dincu, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın stratejik etkilerine dikkat çekerek bu etkilerin ülkeler ve üniversiteler arasındaki iş birliği ile aşılabileceğini söyledi.
BUA ve BSUN’un bölgede önemli roller üstlendiğini vurgulayan Yunanistan Yükseköğrenim Kurumu Başkanı Prof. Pericles Mitkas, birliklerin sürdürülebilir kalkınma ve özgür bir dünya için çalışmalara imza atmaya devam edeceğini belirtti. Prof. Mitkas, geçmişte dönem başkanlığını üstlendiği iki birliğin bir araya gelmesine öncülük ettiği için Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ve heyetine teşekkür etti.
Böyle zor zamanlarda bu tür toplantıların oldukça önemli olduğunu söyleyen Romanya Başbakan Danışmanı Iulian Chifu, toplantının ana gündem maddelerinden çevre konusunda üniversitelerin önemli görevler üstenmesi gerektiğini söyledi.
Dünyanın teknoloji ve robotik alanda büyük bir değişimin eşiğinde olduğunu, çocukları nasıl bir dünyanın beklediğine dair kimsenin bilgisi olmadığını söyleyen Romanya Temsilciler Meclisi Üyesi George Tuta, tüm dünyanın buna odaklanması gerekliliğine dikkat çekerek tüm ülkelere iş birliği çağrısında bulundu.
Bundan 30 yıl önce Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde Avrupa ve Balkan üniversitelerinin bir araya geldiği büyük bir toplantıya katıldığını söyleyen Romanya Eski Devlet Başkanı Emil Constantinusce, Balkanlar ve Karadeniz’in önemli üniversitelerinin bir araya gelmesinin 30 yıl önceki toplantıdan çok daha değerli olduğunu belirtti. Bugün gerçekleşen toplantının diyalog ve iş birliği temeli ile çatışmaları sonlandırma yoluna ışık tutacağını söyleyen Constantinusce, yakın gelecekte önemli iş birliklerinin ve projelerin hayata geçirileceğine olan inancını dile getirdi.
Üniversitelerin karakterinde demokrasi ve özgürlük olduğunu söyleyen BSUN Dönem Başkanı Prof. Karin Markides, iki birlik olarak sürdürülebilir kalkınmanın ve kalıcı barışın öncüsü olarak bu kavramları her zamankinden daha yüksek sesle dile getirmenin gerekliliğine vurgu yaptı.
Pandemi nedeniyle iki yıl ertelemeli de olsa büyük bir toplantıya ev sahipliği yapmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını belirten BUA Dönem Başkanı Prof. Dr. Mircea Dumitru, toplantının organizasyonunda büyük emek harcayan Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Bükreş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Marian Preda ile üniversite yetkililerine teşekkür ederek tüm katılımcılara “hoş geldiniz.” dedi.
BUA’nın kuruluşu ve çalışmaları hakkında açıklamalarda bulunan Trakya Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilmi İbar “BUA’nın üye sayısı tıpkı Avrupa Üniversiteler Birliği gibi çok daha fazla olmalı. Bu noktada iki üniversite birliğinin ortak çalışmaları yeni imkânlar ve fırsatlar doğuracak. Bu bölgenin gençleri neden Batı Avrupa’da eğitim görsünler ki? Üzerimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz.” dedi.
Kongre, açılış konuşmalarının ardından bölge ülkelerinin Bükreş büyükelçilerin mesajları, dünyaca ünlü ekonomist ve bilim insanı Prof. Dr. Jeffrey Sachs’ın konuşmacı olduğu “Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve Ekonomik İş Birliği Konferansı” ve “Yeni Bölgesel ve Küresel Bağlamda Üniversitelerin Rolü Paneli” ile devam etti.

BALKANLAR VE KARADENİZ BÖLGESİNDE DİYALOG VE İŞ BİRLİĞİ KONGRESİ’NDE BÜYÜKELÇİLERDEN BARIŞ, DİYALOG VE İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI
Trakya Üniversitesinin daimî genel sekreteri ve kalıcı yönetim kurulu üyesi olduğu Balkan Üniversiteler Birliği (BUA) ve Karadeniz Üniversiteler Birliği (BSUN) iş birliğinde hayata geçirilen “Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi”ne katılan büyükelçiler, kalıcı barışın sağlanabilmesi için diyalog ve iş birliği çağrısında bulundu.
BUA ve BSUN üye üniversite temsilcileri ile Avrupa ve ev sahibi Romanya diplomasi ve bürokrasisinin önemli isimlerinin konuşmalarının ardından birlik üye ülkelerinin büyükelçileri söz aldı. Büyükelçilerin ortak mesajı, gelecek vizyonunun iş birliği ve diyalogla çizilebileceği oldu.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın içerisinde sadece çatışmaları barındırmadığını çok bileşenli sorunlar yumağı olduğunu söyleyen Fransa Bükreş Büyükelçisi Laurence Auer, Avrupa olarak kendilerine düşen görevin iletişim ve diyalog kanallarını açık tutmak olduğunu söyledi. Eğitimde fırsat eşitliği, enerji ve ekonomi hakkında görüşlerini de dile getiren Auer, AB üye ülkelerinin birlikte hareket etmesinin barışa hizmet edeceğini belirtti.
Karadeniz ve Balkanlar ile ilgili konuların İtalya’yı doğrudan ilgilendirdiğini ifade eden Büyükelçi Alfredo Maria Durante Mangoni, sürdürülebilir kalkınma ve ekonomi için iş birliklerinin önemine vurgu yaparak toplantının gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Rusya’nın saldırgan tutumunun bölgeyi ve insanlığı tehdit ettiğini ve gelişimin önünde büyük bir engel olduğunu söyleyen Polonya Büyükelçisi Maciej Lang, yaşanılan bu durumu ve ortaya çıkardığı engelleri aşmak için yeni fikirler ve stratejiler üretmek için bir araya gelmeye ve çalışmaya devam etmek gerekliliğine vurgu yaptı.
Diyalog ve iş birliğine ülke ve bölge olarak en çok ihtiyaç duydukları günlerde böylesine kapsamlı bir toplantıya katılmaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade eden Ukrayna Büyükelçisi Teofil Bauer, eğitimin ve bilimin sadece insanlığın bugününe hizmetle sınırlı kalmaması ve gelecek inşasında da önemli bir yer tutması gerekliliğine dikkat çekti.
Dünyada yaşanan gelişmelerin artık tüm toplumları ilgilendirdiğini dile getiren Yunanistan Bükreş Büyükelçiliğinden Karakossatis, uygun çözümleri bulmak adına bir araya gelmenin ve birlikte hareket etmenin önemini ifade etti.

Aramaz: Türkiye, bir Balkan ve boydan boya bir Karadeniz ülkesidir. Bölge ile derin bağları vardır
Türkiye’nin bir Balkan ülkesi ve Karadeniz’e en uzun sınırı olan ülkelerden biri olduğuna, söz konusu iki bölge ile derin bağların varlığına dikkat çeken Türkiye Cumhuriyeti Bükreş Büyükelçisi Füsun Aramaz “Bu iki birliğin bir araya gelmesini bu noktada oldukça önemli buluyorum. Hep birlikte bölge için güzel bir gelecek inşa edebileceğimizi düşünüyorum. Ekonomik kalkınma için iş birliğini geliştirmeliyiz. Pandemi ve savaş bölgeyi olumsuz etkilemiştir. Refah ve huzur için birlikte daha da çok çalışmalıyız. Bu çalışmalar ve projeler, barışa ve huzura hizmet edecektir. Türkiye, tüm gücü ile kalıcı barışın sağlanması için diyalog ve iş birliği temelli çalışmalarını sürdüren bir ülke olmaya devam edecektir.” dedi.
Türkiye’den BSUN’a 15, BUA’ya 12 üniversitenin üye olduğunu ifade eden Büyükelçi Aramaz, bölge için tarihî nitelikteki toplantının gerçeklemesinde emeği geçen başta BUA Daimi Sekreteri ve Kalıcı Yönetim Kurulu Üyesi Trakya Üniversitesi nezdinde Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, BUA Dönem Başkanı Prof. Dr. Mircea Dimitru, Bükreş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Marian Preda, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sorin Costreie, BSUN Dönem Başkanı Karin Markides ve Genel Sekreteri Prof. Dr. Eden Mamut olmak üzere tüm üniversitelere ve katılımcılara teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.

KONGREYE KATILAN PROF. DR. İBRAHİM DİNÇER, HİDROJEN ENERJİSİNE DİKKAT ÇEKTİ
Temiz enerji ve hidrojen enerjisi alanında yapmış olduğu çalışmalarla tüm dünyada otorite kabul edilen Prof. Dr. İbrahim Dinçer, Karadeniz Bölgesinde Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma başlıklı oturumda bir konuşma yaptı. Prof. Dr. İbrahim Dinçer “Sürdürülebilir kalkınma için enerji, eğitim, çevre ve ekonomi ön plana çıkmaktadır. Temiz enerji ve temiz hidrojen, temiz gıda ve temiz suyu ortaya çıkaracaktır. Hidrojen enerjisine giden yol, dünyamızı kirleten fosil yakıtlardan temiz yakıtlara olan geçiş ile olacaktır.” dedi.
Fosil yakıtlarla hidrojenin kullanımının farkını karşılaştırmalı olarak aktaran Prof. Dinçer, hidrojenin daha ucuz ve daha verimli olduğunu söyledi. Dünyada temiz enerjiye olan ihtiyacın her geçen gün arttığını vurgulayan Dinçer “Türkiye, tamamen kendi imkânlarıyla temiz enerji için araştırmalarını Karadeniz Bölgesi’nde de sürdürmektedir. Temiz enerjinin kullanımı, karbon salınımını zamanla azaltacaktır. Temiz enerji ve temiz hidrojen sürdürülebilirliğe giden yoldur, bu ikisi olmadan sürdürülebilirliği sağlamak oldukça zor olacaktır.” şeklinde konuştu.
Prof. Dr. İbrahim Dinçer, konuşmasını katılımcıların sorularını cevaplayarak sonlandırdı.

KONGRE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA VE KALICI BARIŞ TEMALI PANELLERLE DEVAM ETTİ
Trakya Üniversitesinin girişimleri ile gerçekleşen, Daimi Genel Sekreteri ve Kalıcı Yönetim Kurulu Üyesi olduğu Balkan Üniversiteler Birliği (BUA) ve yine üyesi olduğu Karadeniz Üniversiteler Birliğinin (BSUN) ortak organizasyonu ile hayata geçirilen “Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi”nin ikinci günü, Bükreş Üniversitesi ev sahipliğinde bilimsel oturumlarla devam etti.
Balkanlar ve Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin önemli üniversiteleri ile akademi, diplomasi, bürokrasi ve entelijansiyanın önemli isimlerini ağırlayan kongre, bilimsel oturumlarla devam etti. Alanında uzman akademisyen ve araştırmacılar, eş zamanlı gerçekleşen 7 ayrı oturumda yaşanılan sorunlara çözüm önerilerini dile getirdi.

İkinci gün davetli konuşmacı Prof. Rick Fawn ile başladı…
İkinci günün ilk oturumunda davetli konuşmacı olarak St. Andrews Üniversitesinden Prof. Rick Fawn “Karadeniz ve Balkan Bölgesinde Diyalog ve İşbirliğinin Yeniden Başlatılması Konferansı”nda değerlendirmelerde bulundu. Bükreş Üniversitesinden Prof. Dragoș Aligică başkanlığında gerçekleşen oturumda Prof. Rick Fawn, sorunların çözümleri için uzun soluklu projelere ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bu projelerin de karşılıklı saygı ve anlayış ile diplomasi temelli olması gerektiğini söyledi.
Sovyetler Birliği’nin yıkılışı ile dünyada büyük bir değişimin yaşandığını ileri süren Prof. Fawn, barışın söylemde kalmaması için somut adımlar atılması gerektiğini belirterek bu noktada düşünce kuruluşları ve üniversitelerin önemli misyonlar üstlenmesi gerekliliğini dile getirdi.

Balkanlar ve Karadeniz’de sürdürülebilir kalkınma ele alındı…
Günün ikinci oturumunda, Yunanistan Yükseköğretim Kurumu Başkanı Prof. Pericles Mitkas başkanlığında “Karadeniz ve Balkan Bölgesinde Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı” gerçekleştirildi. Oturumun ilk konuşmacısı BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Nicolaos Theodossiou, bölgesel sorunların çözümü için koordineli ve çözüm odaklı çalışmanın önemine vurgu yaptı.
Enerji krizinin, sürdürülebilir kalkınmanın önündeki en büyük sorun olarak durduğunu söyleyen Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreter Lazăr Comănescu, 2017 yılında Paris’te imzalanan İklim Değişikliği Anlaşması’nın 2020’de pandemi, 2022’de savaş ile akamete uğradığını belirterek bu anlaşmanın, yeni argümanlarla yeniden değerlendirilmeye ihtiyacı olduğunu ifade etti.
Günümüzde herhangi bir sorunun çözüme ulaşabilmesinin siyasi makamların harekete geçmesi ile mümkün olabildiğini söyleyen Romanya Başbakan Danışmanı ve ünlü ekonomist László Borbély, üniversitelerin rehberlik etmesi gereken toplumsal etkileşim ve kamu-sanayi iş birliği gibi konuların merkeziyetçi yapıdan ayrılması gerekliliğine dikkat çekti.
Prof. Pericles Mitkas başkanlığındaki oturum, soru cevap bölümü ile sona erdi.

Oturumlar eş zamanlı olarak devam etti…
İkinci günün öğleden sonraki oturumları eş zamanlı olarak devam etti. Bükreş Üniversitesinden Prof. Radu Dudău başkanlığında gerçekleşen “Karadeniz Bölgesinde Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma” konulu paralel oturumda bir konuşma yapan Romanya’nın enerji alanındaki öncü kuruluşlarından NuclearElectrica Genel Müdürü Cosmin Ghiţă, nükleer enerji ve enerji güvenliğinin günümüzde önemli bir konu haline geldiğini ifade ederek temiz enerji ve nükleer enerjinin önemine dikkat çekti.
Aynı oturumda bir konuşma yapan Lucian Blaga-Sibiu Üniversitesinden Prof. Silviu Nate, pandemi ve savaşın doğurmuş olduğu ortamda, enerji temelinde Doğu ve Batı’yı bir araya getirecek çözümler üzerinde çalışıldığını söyledi.
Bogdan Nicolae başkanlığında gerçekleştirilen “Sahte Haber, Propaganda ve Diğer Toplumsal Zorluklar” konulu paralel oturumda bir konuşma yapan Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, bilhassa Karadeniz ve çevresinin ucuz enerji konusunda büyük bir önem kazandığını söyledi. Türkiye’de, Karadeniz Bölgesi’nde bulunan doğalgazın kullanıma sunulması için çalışmalarının sürdürüldüğünü ifade eden Prof. Kumbaroğlu, Boğaziçi Üniversitesinde de hidrojen çalışmalarına imza attıklarını belirtti.
Paralel oturumlar soru cevap bölümleri ile sona erdi.

Yuvarlak Masa Toplantısı ile Üniversite ağ ve birliklerinin önemi görüşüldü
Akademik İş Birliğinde Ağ ve Birliklerin Rolü Yuvarlak Masa Toplantısı’nda değişim programlarının önemine dikkat çekildi.
Avrupa Başkent Üniversiteleri Ağı Başkanı Prof. Luciano Saso başkanlığında gerçekleşen toplantıda bir konuşma yapan CIVIS Temsilcisi Romita Iucu, şu an itibarıyla 6 ülkede faaliyet gösterdiklerini söyleyerek faaliyet alanlarından bahsetti.
Avrupa üniversitelerinde öğrencilerin rolünden bahseden CIVIS Öğrenci Konseyi Başkanı Angela Petre; öğrencilerin karar alma mekanizmalarında, proje ve etkinliklerde aktif görev almasının donanımlı bireyler olarak yetişmelerini sağladığını belirtti.
Avrupa Sosyal Bilimler Üniversitesi olarak online bilimsel toplantılar, araştırma projeleri ve post doktora hareketliliğinin odak noktaları olduğunu ifade eden Mihai Paunescu, sadece Avrupa ile sınırlı kalmayıp tüm dünya ile kapasite artırımına yönelik çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.
Dil eğitimi ve eğitim araştırmaları alanlarında dünyanın farklı bölgeleri ile projeler yürüttüklerini söyleyen UNITA Temsilcisi Irına Macsinga, edindikleri tecrübelerden öğrendikleri en önemli şeyin, başarı için öğrenci, akademik personel ve idari personelin bir arada, uyum içinde verimli çalışabilmesi olduğunu belirtti.
Avrupa’nın 6 ülkesinde 8 üniversite ile 2019 yılından bu yana 307 bin öğrenci, 40 bin personel, 118 fakülte, 156 araştırma grubu ile çalışmalar yürüttüklerini dile getiren EPICUR Temsilcisi Nicolaos Theodossiou, AR-GE programları, Avrupa üniversiteleri arasında network kurma, eğitim ve öğretim metotlarında inovatif yöntemler, sivil toplum ile araştırmacıların bir araya gelerek ortak çalışmalar yürütmesi girişimlerinde bulunduklarını ifade etti.

Günün son oturumları eş zamanlı olarak gerçekleştirildi…
Kongrenin ikinci gününün son oturumları eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. SNSPA Üniversitesi Rektörü Prof. Remus Pricopie başkanlığında gerçekleşen “İnsani Güvenlik Eğitimi” oturumu ile eş zamanlı gerçekleşen “Üniversitelerin Uluslararasılaşması” oturumunun ardından ikinci gün sona erdi.
Bükreş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Mugur Zlotea başkanlığında gerçekleşen “Üniversitelerin Uluslararasılaşması” oturumunda bir konuşma yapan Litvanya Eski Eğitim Bakanı Gintaras Steponavicius, eğitimde uluslararasılaşma ile kalitenin yükseltilebileceğini ifade etti.
Boğaziçi Üniversitesinin kuruluş özellikleri sebebiyle ilk andan itibaren uluslararasılaşmada hızlı adımlar attığını söyleyen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, üniversitenin ikili iş birliklerinden bahsetti.
Tetova Üniversitesi hakkında bilgiler vererek konuşmasına başlayan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Shefik Shehu; iklim değişikliği, temiz enerji, AR-GE gibi konularda uluslararasılaşmayı sağlamak için ikili iş birlikleri geliştirmeye hazır olduklarını söyledi.
Uluslararasılaşmada belirli bir strateji ile hareket ettiklerini vurgulayan Batı Timişoara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Catalina Ancuta, yükseköğretimdeki değişimde gelişmiş ülkeler lehine bozulan dengenin, uluslararasılaşma ile sağlanabileceğine dikkat çekti.
Üniversitelerindeki öğrenci profilinden bahseden SNSPA Rektör Yardımcısı Crina Radulescu, Erasmus Öğrenci Hareketliliği programı başta olmak üzere değişim programlarına büyük önem verdiklerini söyledi.
Savaşın içinde bir ülke olarak uluslararasılaşma hakkında bahsetmenin kendisi için çok zor bir duygu olduğunu söyleyen Ukrayna Zaporizhzhia Ulusal Politeknik Üniversitesi Rektör Danışmanı Sergey Beylikov, üniversitenin tarihi ve kurulduğu şehir hakkında bilgiler verdi. Pandemi sonrası çok sayıda uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanırken çıkan savaş nedeniyle tüm çalışmalarını ertelemek zorunda kaldıklarını belirtti.
Toplantının ikinci günü, oturumların tamamlanması ile sona erdi.

YÖK BAŞKANI PROF. DR. EROL ÖZVAR VE YUNANİSTAN YÖK BAŞKANI PROF. PERİCLES MİTKAS, “ÇALKANTILI ZAMANLARDA YÜKSEKÖĞRETİMİN ROLÜ”NÜ KONUŞTU
Trakya Üniversitesi öncülüğünde, Balkan Üniversiteler Birliği (BUA) ve Karadeniz Üniversiteler Birliği (BSUN) iş birliğiyle, Bükreş Üniversitesi ev sahipliğinde birbirinden önemli konuların masaya yatırıldığı Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi’nde, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve Yunanistan Yükseköğrenim Kurumu Başkanı Prof. Pericles Mitkas, “Çalkantılı Zamanlarda Yükseköğretimin Rolü” isimli oturumda bölgenin gelecek projeksiyonuna üniversiteler özelinden baktı.
Balkanlar ve Karadeniz’e kıyısı olan ülke üniversitelerinin üyesi olduğu iki güçlü birliğin ortaklaşa düzenledikleri “Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi” iki önemli ismi ağırladı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve Yunanistan Yükseköğrenim Kurumu Başkanı Prof. Pericles Mitkas’ın bir araya geldiği “Çalkantılı Zamanlarda Yükseköğretimin Rolü” isimli panelde, pandemi ve Ukrayna-Rusya Savaşı’nın getirdiği kriz ortamından çıkışın iş birliği ile mümkün olabileceği, bu iş birliğinde üniversitelere önemli görevler düştüğü vurgusu yapıldı.
Konuşmasını dört tema üzerinden gerçekleştiren YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, bu dört temayı “karşılaştırmalı ve küresel bir bakış açısıyla özellikle COVID-19 ve zorla yerinden edilmiş insanlara odaklanarak çalkantılı zamanlarda yükseköğrenim” “Türk yükseköğretiminin son zamanlardaki zorluklara verdiği yanıtlar” “acil durumlardan muzdarip insanlara neden kaliteli yüksek eğitim sağlamamız gerektiği” ve “yükseköğretimin liderleri ve yöneticileri olarak sorumluluklarımız ve alınacak önlemler” olarak sıraladı.
Mart 2020’de dünyadaki birçok üniversitenin uzaktan eğitime geçiş yaptığını, bu sayede eğitimde dijitalleşmenin hızlandığını söyleyen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar “Pandemiye ek olarak savaş, siyasi istikrarsızlıklar, askeri çatışmalar, doğal afetler, açlık ve ekonomik koşullar gibi çeşitli nedenlerle dünya genelinde zorunlu göç yaşanmaktadır. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (UNHCR) son verilerine göre evlerini terk etmek zorunda kalan toplam insan sayısı 2021 yılı sonu itibarıyla 89,3 milyondur. 2012 yılında dünyada 167 kişiden 1’i göçmen/mülteci konumundayken bugün bu rakam 88 kişiden 1’e yükselmiş durumda. UNHCR tarafından yapılan son tahmine göre dünya genelinde bu sayı 100 milyon kişiyi aşmaktadır.” dedi.
İklim değişikliği nedeniyle yaşanılan kuraklık ve kıtlık gibi sorunların da insanları başka ülkelere göç etmeye zorladığını ifade eden Prof. Özvar “Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) göre iklim değişikliği insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük sağlık tehdididir. Dünya genelinde sağlık profesyonelleri, ortaya çıkan bu krizin neden olduğu zararlara şimdiden yanıt veremiyor. DSÖ’nün tahminine göre iklim değişikliği, 2030 ile 2050 yılları arasında yetersiz beslenme ve beraberinde getirdiği hastalıklarla yılda yaklaşık 250 bin insanın ölümüne sebebiyet verecek.” ifadelerini kullandı.
Hangi nedenle olursa olsun zorunlu göçün özellikle çocuklar ve gençler üzerinde fiziksel ve zihinsel tahribat yarattığını söyleyen Özvar “UNHCR’ye göre dünya nüfusunun yüzde 30’u çocuklardan oluşurken zorla yerinden edilen insanlar içerisinde bu oran yüzde 41’e ulaşıyor. Bu gençler şiddet ve korku tehdidinde yaşamakta ve eğitimleri kesintiye uğramaktadır. Mülteci çocukların ve gençlerin gelecekte iyi fırsatlara sahip olabilmeleri için eğitim önemli bir yer tutmaktadır. Eğitim sadece bireyler için değil, toplumlar için de en önemli yatırımdır. Bilgi ve becerileri arttığında bu gençler, dünyanın daha iyi bir yer olmasında önemli bir rol oynayacaklar.” şeklinde konuştu.
Yükseköğretimin, yalnızca küresel barışı, demokrasiyi ve ülkelerin kalkınmasını değil, aynı zamanda uluslararasılaşmayı da teşvik ettiğini söyleyen Prof. Erol Özvar “Farklı coğrafyalardan gelen kültür, bilgi ve deneyim, dünya çapında iş birliğini geliştirmektedir. Her yetenekli öğrenci; uyruğu, ten rengi, dini ve cinsiyeti ne olursa olsun bilime katkıda bulunabilir. Eğitimle genç nesiller daha iyi standartlara sahip olabilir, dünya ile rekabet edebilir, ülkelerine ve dünya milletlerine faydalı olabilirler.” dedi.
Türk yükseköğrenimin yaşanılan son gelişmelere nasıl cevap verdiğini aktaran YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar “Türkiye, şu anda ev sahipliği yaptığı 4 milyon mülteci ile dünyada en çok mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumundadır. Uluslararası öğrenci dalgasını yükseköğretim kurumları açısından özümsemeyi başarmış bir ülke olarak neler yaptığımızdan bahsetmek istiyorum. Türk yükseköğretim sistemi, küresel rekabet ortamında dinamik yapısıyla bölgesel bir merkez haline gelmiştir. Eşsiz coğrafi konumumuz ile yükseköğrenimde çeşitlilik sunmakta, uluslararası akademisyen ve öğrenci topluluğuna ev sahipliği yapmaktayız. Mutluluk duyduğumuz bu çeşitlilik, öğrencilerimizin diğer kültür ve milletlere yönelik anlayışlarını genişletmektedir.” ifadelerini kullandı.
Yıkıcı savaş nedeniyle Türkiye’ye gelen Suriyeli mülteci gençlerin yükseköğrenim ihtiyaçlarını karşılamak adına yapılan çalışmalardan bahseden Başkan Özvar, Türkiye’nin dünyanın her yerine sağladığı insani yardımları hatırlatarak “Birleşik Krallık merkezli Kalkınma Girişimleri tarafından hazırlanan 2022 Küresel İnsani Yardım Raporu’na göre Türkiye; 2021 yılında, gayri safi millî gelire göre yüzdesel oranda, dünyada en fazla insani yardım sağlayan ülke olarak kayıtlara geçti. Bu yardımlara topraklarımızda ağırladığımız mülteciler dâhil değil. Türkiye'nin, Suriye’den gelen göç dalgasını yükseköğretim açısından çok iyi yönettiği bir gerçektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın her zaman söylediği gibi dünyanın neresinde bir mazlum veya yardıma muhtaç bir mağdur varsa tüm gücümüzle onların yanındayız. Aynı şekilde Ukrayna'da yaşanan olaylardan sonra da hızla harekete geçtik. Mart 2022’de, Ukrayna'dan veya başka bir ülkeden güvenli bir liman arayan ve bilimsel faaliyetlerini barış içinde sürdürmek isteyen tüm bilim insanlarına kapımızın açık olduğunu duyurmuştum. Ukraynalı akademisyenlere yarım kalmış araştırmalarını yapabilmeleri için devlet üniversitelerimizde çalışma imkânı sunduk. Ukrayna'da çeşitli okullarda okuyan ve belirli koşulları sağlayan yabancı uyruklu öğrenciler de üniversitelerimize başvurabilmektedir.” cümlelerini dile getirdi.
Konuşmasına “Acil durumlardan etkilenen insanlar için neden kaliteli yükseköğrenim sağlamalıyız?” ve “Yükseköğretim liderleri ve yöneticileri olarak bu çalkantılı zamanlarda sorumluluklarımız nelerdir ve ne gibi önlemler alınmalıdır?” sorularına cevap vererek devam eden Prof. Dr. Özvar “Günümüz dünyasında en az lise mezunu olmak şart olmuştur. Liseyi bitirmeyen bireyler, sadece iş hayatında değil, sosyal ilişkilerde de üniversite mezunu akranlarına göre dezavantajlı durumdadır. Birçok araştırmaya göre acil durumlardan etkilenen yükseköğrenim çağındaki gençlerin eğitime erişimini ve devamını etkileyen bazı kritik konular vardır. Bunlardan ilki oryantasyon eksikliğidir. Başka bir deyişle mülteci öğrenciler, geldikleri ülkenin yükseköğretim sistemi hakkında yeterince bilgi sahibi değiller. İkincisi, göç ettikleri ülkenin dilini bilmeyebilirler veya bu dili öğrenirken çeşitli zorluklarla karşılaşabilirler.” dedi.
Öğrencilerin yaşadıkları süreç nedeniyle travma yaşayabildiklerini, geldikleri ülkede olumsuz tutum ve davranışlara maruz kalabildiklerini yapılan araştırmaların ortaya koyduğunu ifade eden Prof. Özvar “Peki bu noktada sorumluluklarımız nelerdir ve ne gibi önlemler almalıyız? Kaliteli eğitim, göçmenlerin iyi bir hayat için sahip oldukları belki de tek fırsattır. Kaliteli eğitim ile göçmenler ev sahibi toplumla daha kolay bütünleşebilirler. Bu ve bunun gibi birçok fayda ve imkân için ev sahibi ülkelerin, yerinden edilmiş gençlerin yükseköğrenime erişmeleri için daha etkili ve aktif politikalar izlemesi gerekmektedir. Ayrıca, oryantasyon eksikliğini gidermek için yükseköğretim başvuru sistemi ve kabul süreçleri hakkında göçmen gençler üzerinde daha etkili çalışmalar yapılmalıdır. Bu gençlere psikososyal destek ile dil becerilerini geliştirme fırsatları verilmeli, yükseköğrenime erişimini artırmak için BM ve Kızıl Haç gibi ulusal ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği yapılmalı.” ifadelerini kullandı.
Temel insani bir hak olan eğitim hakkının uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmasına rağmen birçok sebepten dolayı bu hakka erişemeyen çok sayıda genç ve çocuk olduğunu söyleyen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“2019 itibarıyla dünya genelinde 127 milyon çocuk, okula gidemedi. Uluslararası sözleşmeler yükseköğrenim için herhangi bir garanti sağlamadığından durum, bu alanda daha kötü. UNHCR’nin tahminine göre mültecilerin sadece yüzde 5'i yükseköğrenime erişebiliyor. Bu da % 40 olan küresel ortalamanın çok altında. Yükseköğretim programlarıyla kazanılan bilgi ve becerilerin her zamankinden çok daha önemli olduğu günümüz küresel ekonomisinde gençlerin yükseköğretim fırsatlarını artıracak yeni kurumsal mekanizmalar oluşturulmalıdır. Belki de dünyadaki tüm yetenekli öğrenciler için evrensel erişimi sağlayacak yasal bir çerçeveyi yürürlüğe koymanın zamanı gelmiştir. Bu tedbir gençlerimizin geleceğine yapılan bir yatırım olacaktır. Sonuç olarak son yıllarda bölgemizde yaşadığımız pandemi, iklim değişiklikleri ve büyük göç dalgaları göz önüne alındığında yükseköğretim sistemlerinin de benzer krizlere hazır olması gerekmektedir. Bu açıdan yükseköğretim sistemleri kendi altyapılarını ve insan kaynaklarını geliştirmeli, kalitelerini artırmalı ve üniversitelere mümkün olduğunca çok erişim sağlamanın yollarını bulmalı.”
Diyalog kelimesinin kökeninin Yunanca “diálogos” kelimesinden geldiğini ifade eden Türkiye Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, diyalogun önemine dikkat çekerek bu yöntemden hiçbir zaman vazgeçilmemesi gerektiğini belirtti.
Dönem başkanlığını yaptığı iki üniversite birliği BUA ve BSUN’un tarihî gelişimlerinden bahsederek konuşmasına başlayan Yunanistan Yükseköğrenim Kurumu Başkanı Prof. Pericles Mitkas, iki birliğin de yapmış olduğu toplantılar ve çalışmalarla Birleşmiş Milletlerin 2030-Sürdürülebilir Kalkınma Vizyonu’na bölgesel katkı sağladığını ifade etti.
Coğrafyalardaki farklılıklara rağmen tüm dünyada benzer sorunların yaşandığına dikkat çeken Prof. Pericles Mitkas, üniversitelerin rolünün bu ortak sorunlara kalıcı çözümler üretmek olduğunu söyledi. 2020’de yaşanılan pandemi sürecinin tüm sektörlerde olduğu gibi eğitimi de etkilediğini dile getiren Mitkas, art arda yaşanılan finansal kriz, savaş ve enerji krizi ile sorunların bir sarmal haline geldiğini belirtti.
Üniversitelerin bu sorun sarmalının çözüm merkezleri olduğunu söyleyen Prof. Mitkas; bilimsel çalışmalar, kamu-sanayi-üniversite iş birlikleri, kültürel etkileşim, inovasyon, ekonomik kalkınmaya katkı sağlama, toplumsal sorunlara çözüm üretme, akademik özgürlük, dijitalleşme, Erasmus ve diğer uluslararası iş birlikleri ve hareketlilikler, üniversitelerin networklerini ulusal ve bölgesel amaçlara uygun şekilde genişletmesi ile tüm sorunların çözüme ulaşabileceğini belirtti.
Yükseköğretimde hayat boyu öğrenme programları ile multidisipliner çalışmaların önemine dikkat çeken Prof. Pericles Mitkas; üniversitelerin pandemide, dijitalleşmede yaptığı öncülüğü ve verdiği tepkiyi savaşlar ve krizlerde de göstermesi gerekliliğine vurgu yaparak konuşmasını sonlandırdı.
Bükreş Üniversitesinden Prof. Romiţă Iucu’nun başkanlığında düzenlenen panelle bölge açısından tarihî öneme sahip Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi’nin ilk günü sona erdi.

YÖK BAŞKANI PROF. DR. EROL ÖZVAR VE TRAKYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. ERHAN TABAKOĞLU, BÜKREŞ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. MARİAN PREDA İLE GÖRÜŞTÜ
Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi kapsamında Romanya’da bulunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Bükreş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Marian Preda ile bir araya geldi.
Trakya Üniversitesinin Daimî Genel Sekreteri ve Kalıcı yönetim Kurulu Üyesi olduğu Balkan Üniversiteler Birliği (BUA) ve üyesi olduğu Karadeniz Üniversiteler Birliği (BSUN) iş birliğinde düzenlenen “Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi”ne katılan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Romanya temasları kapsamında Bükreş Üniversitesini de ziyaret etti.
Bükreş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Marian Preda ile bir araya gelerek “Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi” ile Bükreş Üniversitesi ve Türk üniversiteleri arasındaki iş birliğinin değerlendirildiği ziyarette YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a Başkan Yardımcısı Prof. Dr. H. Haldun Göktaş, Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci Gündoğan, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Türkyılmaz eşlik etti. 

Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.