Balkanlar ve Karadeniz görüşüldü
Trakya Üniversitenin üyesi olduğu Balkan Üniversiteler Birliği ve Karadeniz Üniversiteler Birliğinin organize ettiği “Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi” düzenlendi.
Balkanlar ve Karadeniz görüşüldü
Trakya Üniversitesinin Kalıcı Yönetim Kurulu Üyesi ve
Daimî Genel Sekreteri olduğu bölgenin en büyük yükseköğretim birliği Balkan
Üniversiteler Birliği (BUA) ve yine Trakya Üniversitenin üyesi olduğu Karadeniz
Üniversiteler Birliğinin (BSUN) organize ettiği “Balkanlar ve Karadeniz
Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi” düzenlendi. Türkiye’nin; YÖK Başkanı
Prof. Dr. Erol Özvar başkanlığında, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan
Tabakoğlu ile beraberindeki geniş heyet, birlik üye üniversitelerinin rektör ve
temsilcilerinden oluşan güçlü bir grupla temsil edildiği; Balkanlardan ve
Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerden önemli isimleri ağırlayan toplantıda kalıcı
barışın ve sürdürülebilir kalkınmanın akademideki iş birliği ile mümkün olacağı
vurgulandı.
Düzenleme Kurulunda; BUA Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan
Tabakoğlu, BUA Dönem Başkanı Prof. Dr. Mircea Dimitru, Bükreş Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Marian Preda, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sorin Costreie,
BSUN Dönem Başkanı Prof. Dr. Karin Markides, BSUN Genel Sekreteri Prof. Dr.
Eden Mamut’un yer aldığı ve Bükreş Üniversitesi ev sahipliğinde
gerçekleştirilen tarihî toplantı; bölgenin siyaset, diplomasi, bürokrasi ve
akademisinin önemli isimlerinin yer aldığı büyük bir açılış töreni ile başladı.
Türkiye’nin, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar
başkanlığında birlik üyesi üniversite rektörlerinin ve temsilcilerinden oluşan
geniş bir heyetle temsil edildiği toplantıda ev sahibi Romanya başbakan ve
bakanlar düzeyinde katılım gösterdi. NATO, AB ve bölge ülkelerinin üst düzey
isimlerinin yer aldığı toplantıda akademideki iş birliğinin geliştirilmesi ve
güçlendirilmesiyle dünyanın içinden geçmiş olduğu kriz ortamından çıkabileceği,
sürdürülebilir barışın ve kalkınmanın bu yolla tesis edilebileceği vurgusu
yapıldı.
YÖK Başkanı Prof.
Dr. Erol Özvar: Uluslararası birlikler ve kurumlarla iş birliği yapmak için
Türkiye Üniversitelerini aktif olarak desteklemeyi taahhüt ediyoruz
Açılışta yaptığı konuşmasında dünyanın zor zamanlardan
geçtiğini ifade eden Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar
“Hepimizin karşılaştığı zorluklara karşı diyalog ve iş birliği için bir araya
gelmek yerine toplumlar kendi aralarında yüksek duvarlar örmeye başladı.
Görevimiz, bir arada yaşamanın nasıl mümkün olduğunu gösteren yollar oluşturmak.
Bu açıdan üniversitelerimiz arasında geliştirilecek bilimsel ve kültürel iş
birlikleri, bu yolların en umut verici olanlarından biridir. YÖK olarak
uluslararası birlikler ve kurumlarla iş birliği yapmak için Türkiye
üniversitelerini aktif olarak desteklemeyi taahhüt ediyoruz. Uluslararası
etkileşimler yayıldıkça tüm dünyada yükseköğretim ve araştırma kalitesi
yükselecektir. Tüm öğrencilerimizi uluslararasılaşma yolunda küreselleşmiş bir
zihniyetle yetiştirmemiz gerektiğine inanıyorum” dedi..
208 üniversite ve 7 milyondan fazla öğrencisi ile Türk
yükseköğretiminin her geçen gün büyüdüğünü belirten Özvar “Avrupa
yükseköğretiminde öğrenci sayısı bakımından en büyük ülke olan ve kaliteli
yükseköğretim sunan Türkiye, Balkanların ve Karadeniz’in sürdürülebilir
kalkınmasına katkıda bulunma konusunda büyük bir potansiyele sahiptir.” diyerek
Türkiye’nin bölge yükseköğretimine sağlayacağı katkıları belirtti.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, toplantının
gerçekleşmesine vermiş oldukları katkılardan ötürü, ülkemizde bölgeyle yoğun
irtibat ve temasları bulunan Trakya Üniversitesi Rektörü ve BUA Genel Sekreteri
Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu başta olmak üzere BUA Dönem Başkanı Prof. Dr. Mircea
Dimitru, Bükreş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Marian Preda, Rektör Yardımcısı
Prof. Dr. Sorin Costreie ile BSUN Dönem Başkanı Prof. Dr. Karin Markides ile
Genel Sekreteri Prof. Dr. Eden Mamut ve birlik üye üniversitelerine teşekkür
ederek “Bu toplantının, bilgi ve fikir alışverişinde bulunmak için önemli bir
platform oluşturacağına ve ayrıca Karadeniz ve Balkanlardaki üniversiteler
arasındaki bağları güçlendireceğine inanıyorum.” diyerek konuşmasını
sonlandırdı.
Trakya
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tabakoğlu: Kongre, Balkanlar ve Karadeniz
coğrafyası başta olmak üzere tüm Avrupa ve dünyada yeni bir başlangıcın ilk
adımı olacaktır
Büyük bir titizlikle hazırlıklarını yürüttükleri, BUA ve
BSUN iş birliğinde gerçekleştirilen “Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog
ve İş Birliği Kongresi”ne 20 ülkeden 200 üniversitenin katıldığını söyleyen BUA
Genel Sekreteri ve Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu,
Türkiye’nin YÖK Başkanlığı düzeyinde temsil edildiği toplantıda ev sahibi
Romanya ve bölge ülkelerinden de üst düzeyde katılım olduğunu belirtti.
Savaşın tüm şiddeti ile devam ettiği günlerde Ukrayna’nın
sınır komşusu Romanya’da böyle bir toplantı yapmalarının bölgenin gelecek
vizyonu açısından tarihî bir anlam taşıdığını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Erhan
Tabakoğlu “Bölgede stresin arttığı bugünlerde bir araya gelerek diyalog ve iş
birliği çağrısı yapıyoruz. İnanıyorum ki bu toplantı, Balkanlar ve Karadeniz
coğrafyası başta olmak üzere tüm Avrupa ve dünyada yeni bir başlangıcın ilk
adımı olacaktır.” dedi.
Rektör Tabakoğlu, uzun zamandır hazırlıklarını
yürüttükleri toplantıya vermiş oldukları destekten ötürü YÖK Başkanı Prof. Dr.
Erol Özvar, Bükreş Büyükelçisi Füsun Aramaz ile BUA Dönem Başkanı Prof. Dr.
Mircea Dimitru, Bükreş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Marian Preda, Rektör
Yardımcısı Prof. Dr. Sorin Costreie başta olmak üzere emeği geçen herkese
teşekkür etti.
Kongrede bölgenin nabzını
tutan konuşmalar yapıldı
Kongrenin açılışında bir konuşma yapan BUA Dönem Başkanı
Bükreş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Marian Preda; sorunlara çözüm üretilmesi
için iş birliği geliştirilerek gelecek vizyonu çizilmesi açısından önemli bir
toplantıya ev sahipliği yaptıklarını söyledi.
Toplantının açılışına video mesajla katılan Romanya
Başbakanı Nicolae Ciuca, bölgede yaşanılan sorunların sadece diyalog yoluyla
çözülebileceğini ve bunun da akademide yapılacak iş birliği ile mümkün
olabileceğini ifade ederek bu noktada üniversitelere büyük bir sorumluluk
düştüğünü dile getirdi.
Avrupa Parlamentosu Komisyon Üyesi Mariya Gabriel,
Erasmus Öğrenci ve Akademisyen Değişim Hareketliliği Programı’nın önemine
dikkat çekerek bu programın Avrupa toplumlarının birbirini yakından tanımasına
ve iş birliği kanalları açmasına öncülük ettiğini belirtti.
Brüksel’den video mesajla açılışa katılan NATO Genel
Sekreter Yardımcısı Mircea Geoana, Avrupa’nın artık eskisi gibi olamayacağını
vurgulayarak Karadeniz ve Balkan bölgelerinin bu noktada stratejik bir önem
kazandığını ifade etti.
BUA ve BSUN’un ortak düzenledikleri toplantının
yükseköğretim alanında diyalog ve iş birliği ortamı oluşturduğunun ve ortamın
da bölgede olumlu sonuçlar doğuracağının altını çizen Romanya Eğitim Bakanı
Ligia Deca, barış için üniversitelere büyük görevler düştüğünü söyleyerek
bölgenin eğitimdeki ortak geleceğinde bu toplantının bir milat olduğunu
belirtti.
Güvenlik ve yeni teknolojiler alanında üniversitelerin iş
birliğinin bölgesel refahı artıracağını söyleyen Romanya Araştırma, İnovasyon
ve Dijitalleşme Bakanı Sebastian Burduja, pandeminin ve Ukrayna-Rusya
Savaşı’nın bölgeyi derinden etkilediğini, diyalog ve iş birliği ile sağlanacak
kalıcı barış ortamı ile bu etkinin minimize edilebileceğini vurguladı.
Balkanlar ve Karadeniz’in önemli üniversitelerinin bir
araya geldiği toplantının bu zor günlerde gerçekleşmesinin insanlığın ve
dünyanın geleceği için bir umut olduğunu ifade eden Romanya Dışişleri Bakanı
Bogdan Aurescu, barışın bugün sağlanamazsa dünya için yarınların daha karanlık
olacağı düşüncesini dile getirdi.
Açılışa video mesaj ile katılan Romanya Savunma Bakanı
Vasile Dincu, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın stratejik etkilerine dikkat çekerek bu
etkilerin ülkeler ve üniversiteler arasındaki iş birliği ile aşılabileceğini
söyledi.
BUA ve BSUN’un bölgede önemli roller üstlendiğini
vurgulayan Yunanistan Yükseköğrenim Kurumu Başkanı Prof. Pericles Mitkas,
birliklerin sürdürülebilir kalkınma ve özgür bir dünya için çalışmalara imza
atmaya devam edeceğini belirtti. Prof. Mitkas, geçmişte dönem başkanlığını
üstlendiği iki birliğin bir araya gelmesine öncülük ettiği için Trakya
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ve heyetine teşekkür etti.
Böyle zor zamanlarda bu tür toplantıların oldukça önemli
olduğunu söyleyen Romanya Başbakan Danışmanı Iulian Chifu, toplantının ana
gündem maddelerinden çevre konusunda üniversitelerin önemli görevler üstenmesi
gerektiğini söyledi.
Dünyanın teknoloji ve robotik alanda büyük bir değişimin
eşiğinde olduğunu, çocukları nasıl bir dünyanın beklediğine dair kimsenin
bilgisi olmadığını söyleyen Romanya Temsilciler Meclisi Üyesi George Tuta, tüm
dünyanın buna odaklanması gerekliliğine dikkat çekerek tüm ülkelere iş birliği
çağrısında bulundu.
Bundan 30 yıl önce Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde
Avrupa ve Balkan üniversitelerinin bir araya geldiği büyük bir toplantıya
katıldığını söyleyen Romanya Eski Devlet Başkanı Emil Constantinusce, Balkanlar
ve Karadeniz’in önemli üniversitelerinin bir araya gelmesinin 30 yıl önceki
toplantıdan çok daha değerli olduğunu belirtti. Bugün gerçekleşen toplantının
diyalog ve iş birliği temeli ile çatışmaları sonlandırma yoluna ışık tutacağını
söyleyen Constantinusce, yakın gelecekte önemli iş birliklerinin ve projelerin
hayata geçirileceğine olan inancını dile getirdi.
Üniversitelerin karakterinde demokrasi ve özgürlük
olduğunu söyleyen BSUN Dönem Başkanı Prof. Karin Markides, iki birlik olarak
sürdürülebilir kalkınmanın ve kalıcı barışın öncüsü olarak bu kavramları her
zamankinden daha yüksek sesle dile getirmenin gerekliliğine vurgu yaptı.
Pandemi nedeniyle iki yıl ertelemeli de olsa büyük bir
toplantıya ev sahipliği yapmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını belirten BUA
Dönem Başkanı Prof. Dr. Mircea Dumitru, toplantının organizasyonunda büyük emek
harcayan Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Bükreş
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Marian Preda ile üniversite yetkililerine
teşekkür ederek tüm katılımcılara “hoş geldiniz.” dedi.
BUA’nın kuruluşu ve çalışmaları hakkında açıklamalarda
bulunan Trakya Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilmi İbar “BUA’nın
üye sayısı tıpkı Avrupa Üniversiteler Birliği gibi çok daha fazla olmalı. Bu
noktada iki üniversite birliğinin ortak çalışmaları yeni imkânlar ve fırsatlar
doğuracak. Bu bölgenin gençleri neden Batı Avrupa’da eğitim görsünler ki?
Üzerimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz.” dedi.
Kongre, açılış konuşmalarının ardından bölge ülkelerinin
Bükreş büyükelçilerin mesajları, dünyaca ünlü ekonomist ve bilim insanı Prof.
Dr. Jeffrey Sachs’ın konuşmacı olduğu “Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde
Diyalog ve Ekonomik İş Birliği Konferansı” ve “Yeni Bölgesel ve Küresel
Bağlamda Üniversitelerin Rolü Paneli” ile devam etti.
BALKANLAR VE
KARADENİZ BÖLGESİNDE DİYALOG VE İŞ BİRLİĞİ KONGRESİ’NDE BÜYÜKELÇİLERDEN BARIŞ,
DİYALOG VE İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI
Trakya Üniversitesinin daimî genel sekreteri ve kalıcı yönetim
kurulu üyesi olduğu Balkan Üniversiteler Birliği (BUA) ve Karadeniz
Üniversiteler Birliği (BSUN) iş birliğinde hayata geçirilen “Balkanlar ve
Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi”ne katılan büyükelçiler,
kalıcı barışın sağlanabilmesi için diyalog ve iş birliği çağrısında bulundu.
BUA ve BSUN üye üniversite temsilcileri ile Avrupa ve ev
sahibi Romanya diplomasi ve bürokrasisinin önemli isimlerinin konuşmalarının
ardından birlik üye ülkelerinin büyükelçileri söz aldı. Büyükelçilerin ortak
mesajı, gelecek vizyonunun iş birliği ve diyalogla çizilebileceği oldu.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın içerisinde sadece çatışmaları
barındırmadığını çok bileşenli sorunlar yumağı olduğunu söyleyen Fransa Bükreş
Büyükelçisi Laurence Auer, Avrupa olarak kendilerine düşen görevin iletişim ve
diyalog kanallarını açık tutmak olduğunu söyledi. Eğitimde fırsat eşitliği,
enerji ve ekonomi hakkında görüşlerini de dile getiren Auer, AB üye ülkelerinin
birlikte hareket etmesinin barışa hizmet edeceğini belirtti.
Karadeniz ve Balkanlar ile ilgili konuların İtalya’yı
doğrudan ilgilendirdiğini ifade eden Büyükelçi Alfredo Maria Durante Mangoni,
sürdürülebilir kalkınma ve ekonomi için iş birliklerinin önemine vurgu yaparak
toplantının gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Rusya’nın saldırgan tutumunun bölgeyi ve insanlığı tehdit
ettiğini ve gelişimin önünde büyük bir engel olduğunu söyleyen Polonya
Büyükelçisi Maciej Lang, yaşanılan bu durumu ve ortaya çıkardığı engelleri
aşmak için yeni fikirler ve stratejiler üretmek için bir araya gelmeye ve
çalışmaya devam etmek gerekliliğine vurgu yaptı.
Diyalog ve iş birliğine ülke ve bölge olarak en çok
ihtiyaç duydukları günlerde böylesine kapsamlı bir toplantıya katılmaktan büyük
bir memnuniyet duyduklarını ifade eden Ukrayna Büyükelçisi Teofil Bauer,
eğitimin ve bilimin sadece insanlığın bugününe hizmetle sınırlı kalmaması ve
gelecek inşasında da önemli bir yer tutması gerekliliğine dikkat çekti.
Dünyada yaşanan gelişmelerin artık tüm toplumları
ilgilendirdiğini dile getiren Yunanistan Bükreş Büyükelçiliğinden Karakossatis,
uygun çözümleri bulmak adına bir araya gelmenin ve birlikte hareket etmenin
önemini ifade etti.
Aramaz: Türkiye, bir
Balkan ve boydan boya bir Karadeniz ülkesidir. Bölge ile derin bağları vardır
Türkiye’nin bir Balkan ülkesi ve Karadeniz’e en uzun
sınırı olan ülkelerden biri olduğuna, söz konusu iki bölge ile derin bağların
varlığına dikkat çeken Türkiye Cumhuriyeti Bükreş Büyükelçisi Füsun Aramaz “Bu
iki birliğin bir araya gelmesini bu noktada oldukça önemli buluyorum. Hep
birlikte bölge için güzel bir gelecek inşa edebileceğimizi düşünüyorum.
Ekonomik kalkınma için iş birliğini geliştirmeliyiz. Pandemi ve savaş bölgeyi
olumsuz etkilemiştir. Refah ve huzur için birlikte daha da çok çalışmalıyız. Bu
çalışmalar ve projeler, barışa ve huzura hizmet edecektir. Türkiye, tüm gücü
ile kalıcı barışın sağlanması için diyalog ve iş birliği temelli çalışmalarını
sürdüren bir ülke olmaya devam edecektir.” dedi.
Türkiye’den BSUN’a 15, BUA’ya 12 üniversitenin üye
olduğunu ifade eden Büyükelçi Aramaz, bölge için tarihî nitelikteki toplantının
gerçeklemesinde emeği geçen başta BUA Daimi Sekreteri ve Kalıcı Yönetim Kurulu
Üyesi Trakya Üniversitesi nezdinde Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, BUA Dönem
Başkanı Prof. Dr. Mircea Dimitru, Bükreş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Marian
Preda, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sorin Costreie, BSUN Dönem Başkanı Karin
Markides ve Genel Sekreteri Prof. Dr. Eden Mamut olmak üzere tüm üniversitelere
ve katılımcılara teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.
KONGREYE KATILAN
PROF. DR. İBRAHİM DİNÇER, HİDROJEN ENERJİSİNE DİKKAT ÇEKTİ
Temiz enerji ve hidrojen enerjisi alanında yapmış olduğu
çalışmalarla tüm dünyada otorite kabul edilen Prof. Dr. İbrahim Dinçer,
Karadeniz Bölgesinde Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma başlıklı oturumda bir
konuşma yaptı. Prof. Dr. İbrahim Dinçer “Sürdürülebilir kalkınma için enerji,
eğitim, çevre ve ekonomi ön plana çıkmaktadır. Temiz enerji ve temiz hidrojen,
temiz gıda ve temiz suyu ortaya çıkaracaktır. Hidrojen enerjisine giden yol,
dünyamızı kirleten fosil yakıtlardan temiz yakıtlara olan geçiş ile olacaktır.”
dedi.
Fosil yakıtlarla hidrojenin kullanımının farkını
karşılaştırmalı olarak aktaran Prof. Dinçer, hidrojenin daha ucuz ve daha
verimli olduğunu söyledi. Dünyada temiz enerjiye olan ihtiyacın her geçen gün
arttığını vurgulayan Dinçer “Türkiye, tamamen kendi imkânlarıyla temiz enerji
için araştırmalarını Karadeniz Bölgesi’nde de sürdürmektedir. Temiz enerjinin
kullanımı, karbon salınımını zamanla azaltacaktır. Temiz enerji ve temiz
hidrojen sürdürülebilirliğe giden yoldur, bu ikisi olmadan sürdürülebilirliği
sağlamak oldukça zor olacaktır.” şeklinde konuştu.
Prof. Dr. İbrahim Dinçer, konuşmasını katılımcıların
sorularını cevaplayarak sonlandırdı.
KONGRE SÜRDÜRÜLEBİLİR
KALKINMA VE KALICI BARIŞ TEMALI PANELLERLE DEVAM ETTİ
Trakya Üniversitesinin girişimleri ile gerçekleşen, Daimi
Genel Sekreteri ve Kalıcı Yönetim Kurulu Üyesi olduğu Balkan Üniversiteler
Birliği (BUA) ve yine üyesi olduğu Karadeniz Üniversiteler Birliğinin (BSUN)
ortak organizasyonu ile hayata geçirilen “Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde
Diyalog ve İş Birliği Kongresi”nin ikinci günü, Bükreş Üniversitesi ev
sahipliğinde bilimsel oturumlarla devam etti.
Balkanlar ve Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin önemli
üniversiteleri ile akademi, diplomasi, bürokrasi ve entelijansiyanın önemli
isimlerini ağırlayan kongre, bilimsel oturumlarla devam etti. Alanında uzman
akademisyen ve araştırmacılar, eş zamanlı gerçekleşen 7 ayrı oturumda yaşanılan
sorunlara çözüm önerilerini dile getirdi.
İkinci gün davetli
konuşmacı Prof. Rick Fawn ile başladı…
İkinci günün ilk oturumunda davetli konuşmacı olarak St.
Andrews Üniversitesinden Prof. Rick Fawn “Karadeniz ve Balkan Bölgesinde
Diyalog ve İşbirliğinin Yeniden Başlatılması Konferansı”nda değerlendirmelerde
bulundu. Bükreş Üniversitesinden Prof. Dragoș Aligică başkanlığında gerçekleşen
oturumda Prof. Rick Fawn, sorunların çözümleri için uzun soluklu projelere
ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bu projelerin de karşılıklı saygı ve anlayış ile
diplomasi temelli olması gerektiğini söyledi.
Sovyetler Birliği’nin yıkılışı ile dünyada büyük bir
değişimin yaşandığını ileri süren Prof. Fawn, barışın söylemde kalmaması için
somut adımlar atılması gerektiğini belirterek bu noktada düşünce kuruluşları ve
üniversitelerin önemli misyonlar üstlenmesi gerekliliğini dile getirdi.
Balkanlar ve
Karadeniz’de sürdürülebilir kalkınma ele alındı…
Günün ikinci oturumunda, Yunanistan Yükseköğretim Kurumu
Başkanı Prof. Pericles Mitkas başkanlığında “Karadeniz ve Balkan Bölgesinde
Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı” gerçekleştirildi. Oturumun ilk konuşmacısı
BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Nicolaos Theodossiou, bölgesel
sorunların çözümü için koordineli ve çözüm odaklı çalışmanın önemine vurgu
yaptı.
Enerji krizinin, sürdürülebilir kalkınmanın önündeki en
büyük sorun olarak durduğunu söyleyen Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı
Genel Sekreter Lazăr Comănescu, 2017 yılında Paris’te imzalanan İklim
Değişikliği Anlaşması’nın 2020’de pandemi, 2022’de savaş ile akamete uğradığını
belirterek bu anlaşmanın, yeni argümanlarla yeniden değerlendirilmeye ihtiyacı
olduğunu ifade etti.
Günümüzde herhangi bir sorunun çözüme ulaşabilmesinin
siyasi makamların harekete geçmesi ile mümkün olabildiğini söyleyen Romanya
Başbakan Danışmanı ve ünlü ekonomist László Borbély, üniversitelerin rehberlik
etmesi gereken toplumsal etkileşim ve kamu-sanayi iş birliği gibi konuların
merkeziyetçi yapıdan ayrılması gerekliliğine dikkat çekti.
Prof. Pericles Mitkas başkanlığındaki oturum, soru cevap
bölümü ile sona erdi.
Oturumlar eş zamanlı
olarak devam etti…
İkinci günün öğleden sonraki oturumları eş zamanlı olarak
devam etti. Bükreş Üniversitesinden Prof. Radu Dudău başkanlığında gerçekleşen
“Karadeniz Bölgesinde Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma” konulu paralel
oturumda bir konuşma yapan Romanya’nın enerji alanındaki öncü kuruluşlarından
NuclearElectrica Genel Müdürü Cosmin Ghiţă, nükleer enerji ve enerji
güvenliğinin günümüzde önemli bir konu haline geldiğini ifade ederek temiz
enerji ve nükleer enerjinin önemine dikkat çekti.
Aynı oturumda bir konuşma yapan Lucian Blaga-Sibiu
Üniversitesinden Prof. Silviu Nate, pandemi ve savaşın doğurmuş olduğu ortamda,
enerji temelinde Doğu ve Batı’yı bir araya getirecek çözümler üzerinde
çalışıldığını söyledi.
Bogdan Nicolae başkanlığında gerçekleştirilen “Sahte
Haber, Propaganda ve Diğer Toplumsal Zorluklar” konulu paralel oturumda bir konuşma
yapan Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu,
bilhassa Karadeniz ve çevresinin ucuz enerji konusunda büyük bir önem
kazandığını söyledi. Türkiye’de, Karadeniz Bölgesi’nde bulunan doğalgazın
kullanıma sunulması için çalışmalarının sürdürüldüğünü ifade eden Prof.
Kumbaroğlu, Boğaziçi Üniversitesinde de hidrojen çalışmalarına imza attıklarını
belirtti.
Paralel oturumlar soru cevap bölümleri ile sona erdi.
Yuvarlak Masa
Toplantısı ile Üniversite ağ ve birliklerinin önemi görüşüldü
Akademik İş Birliğinde Ağ ve Birliklerin Rolü Yuvarlak
Masa Toplantısı’nda değişim programlarının önemine dikkat çekildi.
Avrupa Başkent Üniversiteleri Ağı Başkanı Prof. Luciano
Saso başkanlığında gerçekleşen toplantıda bir konuşma yapan CIVIS Temsilcisi
Romita Iucu, şu an itibarıyla 6 ülkede faaliyet gösterdiklerini söyleyerek
faaliyet alanlarından bahsetti.
Avrupa üniversitelerinde öğrencilerin rolünden bahseden
CIVIS Öğrenci Konseyi Başkanı Angela Petre; öğrencilerin karar alma
mekanizmalarında, proje ve etkinliklerde aktif görev almasının donanımlı
bireyler olarak yetişmelerini sağladığını belirtti.
Avrupa Sosyal Bilimler Üniversitesi olarak online
bilimsel toplantılar, araştırma projeleri ve post doktora hareketliliğinin odak
noktaları olduğunu ifade eden Mihai Paunescu, sadece Avrupa ile sınırlı
kalmayıp tüm dünya ile kapasite artırımına yönelik çalışmalar yürüttüklerini
dile getirdi.
Dil eğitimi ve eğitim araştırmaları alanlarında dünyanın
farklı bölgeleri ile projeler yürüttüklerini söyleyen UNITA Temsilcisi Irına
Macsinga, edindikleri tecrübelerden öğrendikleri en önemli şeyin, başarı için
öğrenci, akademik personel ve idari personelin bir arada, uyum içinde verimli
çalışabilmesi olduğunu belirtti.
Avrupa’nın 6 ülkesinde 8 üniversite ile 2019 yılından bu
yana 307 bin öğrenci, 40 bin personel, 118 fakülte, 156 araştırma grubu ile
çalışmalar yürüttüklerini dile getiren EPICUR Temsilcisi Nicolaos Theodossiou,
AR-GE programları, Avrupa üniversiteleri arasında network kurma, eğitim ve
öğretim metotlarında inovatif yöntemler, sivil toplum ile araştırmacıların bir
araya gelerek ortak çalışmalar yürütmesi girişimlerinde bulunduklarını ifade
etti.
Günün son oturumları
eş zamanlı olarak gerçekleştirildi…
Kongrenin ikinci gününün son oturumları eş zamanlı olarak
gerçekleştirildi. SNSPA Üniversitesi Rektörü Prof. Remus Pricopie başkanlığında
gerçekleşen “İnsani Güvenlik Eğitimi” oturumu ile eş zamanlı gerçekleşen
“Üniversitelerin Uluslararasılaşması” oturumunun ardından ikinci gün sona erdi.
Bükreş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Mugur Zlotea
başkanlığında gerçekleşen “Üniversitelerin Uluslararasılaşması” oturumunda bir
konuşma yapan Litvanya Eski Eğitim Bakanı Gintaras Steponavicius, eğitimde
uluslararasılaşma ile kalitenin yükseltilebileceğini ifade etti.
Boğaziçi Üniversitesinin kuruluş özellikleri sebebiyle
ilk andan itibaren uluslararasılaşmada hızlı adımlar attığını söyleyen Rektör
Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, üniversitenin ikili iş birliklerinden
bahsetti.
Tetova Üniversitesi hakkında bilgiler vererek konuşmasına
başlayan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Shefik Shehu; iklim değişikliği, temiz
enerji, AR-GE gibi konularda uluslararasılaşmayı sağlamak için ikili iş
birlikleri geliştirmeye hazır olduklarını söyledi.
Uluslararasılaşmada belirli bir strateji ile hareket
ettiklerini vurgulayan Batı Timişoara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.
Catalina Ancuta, yükseköğretimdeki değişimde gelişmiş ülkeler lehine bozulan
dengenin, uluslararasılaşma ile sağlanabileceğine dikkat çekti.
Üniversitelerindeki öğrenci profilinden bahseden SNSPA
Rektör Yardımcısı Crina Radulescu, Erasmus Öğrenci Hareketliliği programı başta
olmak üzere değişim programlarına büyük önem verdiklerini söyledi.
Savaşın içinde bir ülke olarak uluslararasılaşma hakkında
bahsetmenin kendisi için çok zor bir duygu olduğunu söyleyen Ukrayna
Zaporizhzhia Ulusal Politeknik Üniversitesi Rektör Danışmanı Sergey Beylikov,
üniversitenin tarihi ve kurulduğu şehir hakkında bilgiler verdi. Pandemi
sonrası çok sayıda uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanırken
çıkan savaş nedeniyle tüm çalışmalarını ertelemek zorunda kaldıklarını
belirtti.
Toplantının ikinci günü, oturumların tamamlanması ile
sona erdi.
YÖK BAŞKANI PROF.
DR. EROL ÖZVAR VE YUNANİSTAN YÖK BAŞKANI PROF. PERİCLES MİTKAS, “ÇALKANTILI
ZAMANLARDA YÜKSEKÖĞRETİMİN ROLÜ”NÜ KONUŞTU
Trakya Üniversitesi öncülüğünde, Balkan Üniversiteler
Birliği (BUA) ve Karadeniz Üniversiteler Birliği (BSUN) iş birliğiyle, Bükreş
Üniversitesi ev sahipliğinde birbirinden önemli konuların masaya yatırıldığı
Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi’nde, YÖK
Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve Yunanistan Yükseköğrenim Kurumu Başkanı Prof.
Pericles Mitkas, “Çalkantılı Zamanlarda Yükseköğretimin Rolü” isimli oturumda
bölgenin gelecek projeksiyonuna üniversiteler özelinden baktı.
Balkanlar ve Karadeniz’e kıyısı olan ülke
üniversitelerinin üyesi olduğu iki güçlü birliğin ortaklaşa düzenledikleri
“Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi” iki önemli
ismi ağırladı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve Yunanistan Yükseköğrenim
Kurumu Başkanı Prof. Pericles Mitkas’ın bir araya geldiği “Çalkantılı
Zamanlarda Yükseköğretimin Rolü” isimli panelde, pandemi ve Ukrayna-Rusya
Savaşı’nın getirdiği kriz ortamından çıkışın iş birliği ile mümkün olabileceği,
bu iş birliğinde üniversitelere önemli görevler düştüğü vurgusu yapıldı.
Konuşmasını dört tema üzerinden gerçekleştiren YÖK
Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, bu dört temayı “karşılaştırmalı ve küresel bir
bakış açısıyla özellikle COVID-19 ve zorla yerinden edilmiş insanlara
odaklanarak çalkantılı zamanlarda yükseköğrenim” “Türk yükseköğretiminin son
zamanlardaki zorluklara verdiği yanıtlar” “acil durumlardan muzdarip insanlara
neden kaliteli yüksek eğitim sağlamamız gerektiği” ve “yükseköğretimin
liderleri ve yöneticileri olarak sorumluluklarımız ve alınacak önlemler” olarak
sıraladı.
Mart 2020’de dünyadaki birçok üniversitenin uzaktan
eğitime geçiş yaptığını, bu sayede eğitimde dijitalleşmenin hızlandığını
söyleyen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar “Pandemiye ek olarak savaş, siyasi
istikrarsızlıklar, askeri çatışmalar, doğal afetler, açlık ve ekonomik koşullar
gibi çeşitli nedenlerle dünya genelinde zorunlu göç yaşanmaktadır. Birleşmiş
Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (UNHCR) son verilerine göre evlerini
terk etmek zorunda kalan toplam insan sayısı 2021 yılı sonu itibarıyla 89,3
milyondur. 2012 yılında dünyada 167 kişiden 1’i göçmen/mülteci konumundayken
bugün bu rakam 88 kişiden 1’e yükselmiş durumda. UNHCR tarafından yapılan son
tahmine göre dünya genelinde bu sayı 100 milyon kişiyi aşmaktadır.” dedi.
İklim değişikliği nedeniyle yaşanılan kuraklık ve kıtlık
gibi sorunların da insanları başka ülkelere göç etmeye zorladığını ifade eden
Prof. Özvar “Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) göre iklim değişikliği insanlığın
karşı karşıya olduğu en büyük sağlık tehdididir. Dünya genelinde sağlık
profesyonelleri, ortaya çıkan bu krizin neden olduğu zararlara şimdiden yanıt
veremiyor. DSÖ’nün tahminine göre iklim değişikliği, 2030 ile 2050 yılları arasında
yetersiz beslenme ve beraberinde getirdiği hastalıklarla yılda yaklaşık 250 bin
insanın ölümüne sebebiyet verecek.” ifadelerini kullandı.
Hangi nedenle olursa olsun zorunlu göçün özellikle
çocuklar ve gençler üzerinde fiziksel ve zihinsel tahribat yarattığını söyleyen
Özvar “UNHCR’ye göre dünya nüfusunun yüzde 30’u çocuklardan oluşurken zorla
yerinden edilen insanlar içerisinde bu oran yüzde 41’e ulaşıyor. Bu gençler
şiddet ve korku tehdidinde yaşamakta ve eğitimleri kesintiye uğramaktadır.
Mülteci çocukların ve gençlerin gelecekte iyi fırsatlara sahip olabilmeleri
için eğitim önemli bir yer tutmaktadır. Eğitim sadece bireyler için değil, toplumlar
için de en önemli yatırımdır. Bilgi ve becerileri arttığında bu gençler,
dünyanın daha iyi bir yer olmasında önemli bir rol oynayacaklar.” şeklinde
konuştu.
Yükseköğretimin, yalnızca küresel barışı, demokrasiyi ve
ülkelerin kalkınmasını değil, aynı zamanda uluslararasılaşmayı da teşvik
ettiğini söyleyen Prof. Erol Özvar “Farklı coğrafyalardan gelen kültür, bilgi
ve deneyim, dünya çapında iş birliğini geliştirmektedir. Her yetenekli öğrenci;
uyruğu, ten rengi, dini ve cinsiyeti ne olursa olsun bilime katkıda
bulunabilir. Eğitimle genç nesiller daha iyi standartlara sahip olabilir, dünya
ile rekabet edebilir, ülkelerine ve dünya milletlerine faydalı olabilirler.”
dedi.
Türk yükseköğrenimin yaşanılan son gelişmelere nasıl
cevap verdiğini aktaran YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar “Türkiye, şu anda ev
sahipliği yaptığı 4 milyon mülteci ile dünyada en çok mülteciye ev sahipliği
yapan ülke konumundadır. Uluslararası öğrenci dalgasını yükseköğretim kurumları
açısından özümsemeyi başarmış bir ülke olarak neler yaptığımızdan bahsetmek
istiyorum. Türk yükseköğretim sistemi, küresel rekabet ortamında dinamik
yapısıyla bölgesel bir merkez haline gelmiştir. Eşsiz coğrafi konumumuz ile
yükseköğrenimde çeşitlilik sunmakta, uluslararası akademisyen ve öğrenci
topluluğuna ev sahipliği yapmaktayız. Mutluluk duyduğumuz bu çeşitlilik,
öğrencilerimizin diğer kültür ve milletlere yönelik anlayışlarını
genişletmektedir.” ifadelerini kullandı.
Yıkıcı savaş nedeniyle Türkiye’ye gelen Suriyeli mülteci
gençlerin yükseköğrenim ihtiyaçlarını karşılamak adına yapılan çalışmalardan
bahseden Başkan Özvar, Türkiye’nin dünyanın her yerine sağladığı insani
yardımları hatırlatarak “Birleşik Krallık merkezli Kalkınma Girişimleri
tarafından hazırlanan 2022 Küresel İnsani Yardım Raporu’na göre Türkiye; 2021
yılında, gayri safi millî gelire göre yüzdesel oranda, dünyada en fazla insani
yardım sağlayan ülke olarak kayıtlara geçti. Bu yardımlara topraklarımızda
ağırladığımız mülteciler dâhil değil. Türkiye'nin, Suriye’den gelen göç
dalgasını yükseköğretim açısından çok iyi yönettiği bir gerçektir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın her zaman söylediği gibi
dünyanın neresinde bir mazlum veya yardıma muhtaç bir mağdur varsa tüm
gücümüzle onların yanındayız. Aynı şekilde Ukrayna'da yaşanan olaylardan sonra
da hızla harekete geçtik. Mart 2022’de, Ukrayna'dan veya başka bir ülkeden
güvenli bir liman arayan ve bilimsel faaliyetlerini barış içinde sürdürmek
isteyen tüm bilim insanlarına kapımızın açık olduğunu duyurmuştum. Ukraynalı
akademisyenlere yarım kalmış araştırmalarını yapabilmeleri için devlet
üniversitelerimizde çalışma imkânı sunduk. Ukrayna'da çeşitli okullarda okuyan
ve belirli koşulları sağlayan yabancı uyruklu öğrenciler de üniversitelerimize
başvurabilmektedir.” cümlelerini dile getirdi.
Konuşmasına “Acil durumlardan etkilenen insanlar için
neden kaliteli yükseköğrenim sağlamalıyız?” ve “Yükseköğretim liderleri ve
yöneticileri olarak bu çalkantılı zamanlarda sorumluluklarımız nelerdir ve ne
gibi önlemler alınmalıdır?” sorularına cevap vererek devam eden Prof. Dr. Özvar
“Günümüz dünyasında en az lise mezunu olmak şart olmuştur. Liseyi bitirmeyen
bireyler, sadece iş hayatında değil, sosyal ilişkilerde de üniversite mezunu
akranlarına göre dezavantajlı durumdadır. Birçok araştırmaya göre acil
durumlardan etkilenen yükseköğrenim çağındaki gençlerin eğitime erişimini ve
devamını etkileyen bazı kritik konular vardır. Bunlardan ilki oryantasyon
eksikliğidir. Başka bir deyişle mülteci öğrenciler, geldikleri ülkenin
yükseköğretim sistemi hakkında yeterince bilgi sahibi değiller. İkincisi, göç
ettikleri ülkenin dilini bilmeyebilirler veya bu dili öğrenirken çeşitli
zorluklarla karşılaşabilirler.” dedi.
Öğrencilerin yaşadıkları süreç nedeniyle travma
yaşayabildiklerini, geldikleri ülkede olumsuz tutum ve davranışlara maruz
kalabildiklerini yapılan araştırmaların ortaya koyduğunu ifade eden Prof. Özvar
“Peki bu noktada sorumluluklarımız nelerdir ve ne gibi önlemler almalıyız?
Kaliteli eğitim, göçmenlerin iyi bir hayat için sahip oldukları belki de tek
fırsattır. Kaliteli eğitim ile göçmenler ev sahibi toplumla daha kolay
bütünleşebilirler. Bu ve bunun gibi birçok fayda ve imkân için ev sahibi
ülkelerin, yerinden edilmiş gençlerin yükseköğrenime erişmeleri için daha
etkili ve aktif politikalar izlemesi gerekmektedir. Ayrıca, oryantasyon
eksikliğini gidermek için yükseköğretim başvuru sistemi ve kabul süreçleri
hakkında göçmen gençler üzerinde daha etkili çalışmalar yapılmalıdır. Bu
gençlere psikososyal destek ile dil becerilerini geliştirme fırsatları
verilmeli, yükseköğrenime erişimini artırmak için BM ve Kızıl Haç gibi ulusal
ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği yapılmalı.” ifadelerini kullandı.
Temel insani bir hak olan eğitim hakkının uluslararası
sözleşmelerle güvence altına alınmasına rağmen birçok sebepten dolayı bu hakka
erişemeyen çok sayıda genç ve çocuk olduğunu söyleyen YÖK Başkanı Prof. Dr.
Erol Özvar, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“2019 itibarıyla dünya genelinde 127 milyon çocuk, okula
gidemedi. Uluslararası sözleşmeler yükseköğrenim için herhangi bir garanti
sağlamadığından durum, bu alanda daha kötü. UNHCR’nin tahminine göre
mültecilerin sadece yüzde 5'i yükseköğrenime erişebiliyor. Bu da % 40 olan
küresel ortalamanın çok altında. Yükseköğretim programlarıyla kazanılan bilgi ve
becerilerin her zamankinden çok daha önemli olduğu günümüz küresel ekonomisinde
gençlerin yükseköğretim fırsatlarını artıracak yeni kurumsal mekanizmalar
oluşturulmalıdır. Belki de dünyadaki tüm yetenekli öğrenciler için evrensel
erişimi sağlayacak yasal bir çerçeveyi yürürlüğe koymanın zamanı gelmiştir. Bu
tedbir gençlerimizin geleceğine yapılan bir yatırım olacaktır. Sonuç olarak son
yıllarda bölgemizde yaşadığımız pandemi, iklim değişiklikleri ve büyük göç
dalgaları göz önüne alındığında yükseköğretim sistemlerinin de benzer krizlere
hazır olması gerekmektedir. Bu açıdan yükseköğretim sistemleri kendi
altyapılarını ve insan kaynaklarını geliştirmeli, kalitelerini artırmalı ve
üniversitelere mümkün olduğunca çok erişim sağlamanın yollarını bulmalı.”
Diyalog kelimesinin kökeninin Yunanca “diálogos”
kelimesinden geldiğini ifade eden Türkiye Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof.
Dr. Erol Özvar, diyalogun önemine dikkat çekerek bu yöntemden hiçbir zaman
vazgeçilmemesi gerektiğini belirtti.
Dönem başkanlığını yaptığı iki üniversite birliği BUA ve
BSUN’un tarihî gelişimlerinden bahsederek konuşmasına başlayan Yunanistan
Yükseköğrenim Kurumu Başkanı Prof. Pericles Mitkas, iki birliğin de yapmış
olduğu toplantılar ve çalışmalarla Birleşmiş Milletlerin 2030-Sürdürülebilir
Kalkınma Vizyonu’na bölgesel katkı sağladığını ifade etti.
Coğrafyalardaki farklılıklara rağmen tüm dünyada benzer
sorunların yaşandığına dikkat çeken Prof. Pericles Mitkas, üniversitelerin
rolünün bu ortak sorunlara kalıcı çözümler üretmek olduğunu söyledi. 2020’de
yaşanılan pandemi sürecinin tüm sektörlerde olduğu gibi eğitimi de etkilediğini
dile getiren Mitkas, art arda yaşanılan finansal kriz, savaş ve enerji krizi
ile sorunların bir sarmal haline geldiğini belirtti.
Üniversitelerin bu sorun sarmalının çözüm merkezleri
olduğunu söyleyen Prof. Mitkas; bilimsel çalışmalar, kamu-sanayi-üniversite iş
birlikleri, kültürel etkileşim, inovasyon, ekonomik kalkınmaya katkı sağlama,
toplumsal sorunlara çözüm üretme, akademik özgürlük, dijitalleşme, Erasmus ve
diğer uluslararası iş birlikleri ve hareketlilikler, üniversitelerin
networklerini ulusal ve bölgesel amaçlara uygun şekilde genişletmesi ile tüm
sorunların çözüme ulaşabileceğini belirtti.
Yükseköğretimde hayat boyu öğrenme programları ile
multidisipliner çalışmaların önemine dikkat çeken Prof. Pericles Mitkas;
üniversitelerin pandemide, dijitalleşmede yaptığı öncülüğü ve verdiği tepkiyi
savaşlar ve krizlerde de göstermesi gerekliliğine vurgu yaparak konuşmasını
sonlandırdı.
Bükreş Üniversitesinden Prof. Romiţă Iucu’nun
başkanlığında düzenlenen panelle bölge açısından tarihî öneme sahip Balkanlar
ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi’nin ilk günü sona erdi.
YÖK BAŞKANI PROF.
DR. EROL ÖZVAR VE TRAKYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. ERHAN TABAKOĞLU, BÜKREŞ
ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. MARİAN PREDA İLE GÖRÜŞTÜ
Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği
Kongresi kapsamında Romanya’da bulunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Bükreş Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Marian Preda ile bir araya geldi.
Trakya Üniversitesinin Daimî Genel Sekreteri ve Kalıcı
yönetim Kurulu Üyesi olduğu Balkan Üniversiteler Birliği (BUA) ve üyesi olduğu
Karadeniz Üniversiteler Birliği (BSUN) iş birliğinde düzenlenen “Balkanlar ve
Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği Kongresi”ne katılan YÖK Başkanı
Prof. Dr. Erol Özvar, Romanya temasları kapsamında Bükreş Üniversitesini de
ziyaret etti.
Bükreş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Marian Preda ile
bir araya gelerek “Balkanlar ve Karadeniz Bölgesinde Diyalog ve İş Birliği
Kongresi” ile Bükreş Üniversitesi ve Türk üniversiteleri arasındaki iş
birliğinin değerlendirildiği ziyarette YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a
Başkan Yardımcısı Prof. Dr. H. Haldun Göktaş, Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr.
Naci Gündoğan, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ve Rektör
Yardımcısı Prof. Dr. Murat Türkyılmaz eşlik etti.
Ilgili Haberler
AK Parti Bayrampaşa İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ferhat Altunbey'den bayram mesajı
22.05.2026
AK Parti Bayrampaşa İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ferhat Altunbey'den Bayram mesajı
22.05.2026
Bayrampaşa protokolünden Ulaş İnşaat’a ziyaret
22.05.2026
Paşavizyon Gazetesi’nden Kaymakam Abdullah Çiftçi’ye nezaket ziyareti
22.05.2026