Ne kadar okursan oku, Bilgine yakışır şekilde davranmıyorsan; Cahilsin demektir... / Sadi Şirazi
***
BU OYUNU HERKESİN GÖRMESİ LAZIM...
Son günlerde Türk-Amerika ilişkileri İzmir’deki papaz(?) üzerinde yaşadığı gerginliğin arka planı 1 Mart 2003 tarihindeki tezkere krizine kadar gider.
Hatırlanacağı üzere Amerika, Türkiye topraklarını kullanarak Irak’ı işgal etmeyi planlamış, ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde izin çıkmayınca büyük bir şaşkınlık yaşayarak güçlerini geri çekmek zorunda kalmıştı.
Tarihe ‘’1 Mart tezkere krizi’’ olarak geçen Türk-Amerikan ilişkileri o günden sonra hep dalgalı bir seyir izlemişti. Daha sonra Suriye krizi patlak verince Amerika medyasında çıkan yorumlarda, Türkiye’yi Suriye’yle savaştırmaya çalışan bir niyetin olduğunu seziyorduk.
İzmir’deki papaz üzerinde tartışılan Türk-Amerika ilişkilerin böyle bir arka planını hatırladıktan sonra, herkesin merak etiği soru şu:’Amerika ne yapmaya çalışıyor?’
Özel istihbaratçı George Friedman Amerika’nın amacı hakkında şöyle diyor:‘’Birleşik Devletlerin amacı, İslam dünyasını karıştırarak bir İslam imparatorluğunun ortaya çıkmasını engelleyecek bir oluşum yaratmaktır.’’(GPF) Görüldüğü gibi Amerika’nın temel politikası kaos çıkarmaktır.
Son açıklamalar için Amerikan medyasına baktığımızda FP’de şöyle bir analiz gördük; “Türkiye, Amerikan papazını serbest bırakmasını ret etmesi üzerine Türk hükümet yetkilileri hakkında yaptırımlar uygulayacağını açıkladı. Bu açıklamalar bir NATO müttefiki üzerine ekonomik baskılar getirerek, Türk borsalarının değer kaybetmesine neden oldu.’’
Bu oyunu herkesin görmesi lazım…
Çok yüklü miktarda dış borcumuz, yapılan yatırımlarda dolarla taahhütlerimiz var…
Dışa bağımlıyız…
Aşırı savurganlığımız da açık bir gerçek…
Adalet terazimiz bozulmuş, adil bir gelir dağılımı için çabalamıyoruz…
Bu yanlışlarımızdan hızla vazgeçmeliyiz…
Adalet terazisini düzgün tutmalıyız…
Bu adımları atacak olursak, Amerika’nın hamlelerini boşa çıkaracağız…
Gün, ülkeyi idare eden yönetimin yanlışlarını eleştirme günü değildir. Zira kaos hepimize kaybettirir…
Bir gün Kore’ye saldırmaktan söz edip, ertesi gün lideriyle şartsız görüşme yapmaya koşan ABD’nin zihinsel kodları sağlam olmayan liderini iyi tanıyoruz. Onu başkan seçtiren güçler, bakalım kendisine ne zaman çark etme sinyalini verirler!..
***
CIA ve PENTAGON TRUMP’I YEDİRİR Mİ?
Önce 'Trump'ı kimler getirdi?
Neden getirdi?' gibi sorulara cevap ararsak, daha doğru sonuca ulaşabiliriz.
ABD'deki derin devletin ana parçaları CIA-Pentagon büyük iş dünyası - Wall Street'tir. Derin devleti CFR, Üçlü Komisyon ve Bildelberg temsil eder. Bununla beraber derin devletin ardındaki Teopolitik mahfiller (Evanjelistler, Siyonistler, Protestan, Katolik) çok çok etkilidir.
Trump, Amerikan derin devleti içindeki yapısal çekişmenin bir ürünü olarak zemin kazanmıştır. Herkes Hillary Clinton'ın kazanacağını düşünürken Trump'ın ardında, Küreselcilere karşı Ulusalcı ABD mahfilleri oyun kurdu.
Trump'ın getirilişinde ABD derin devletinden (CIA-Pentagon) Henry Kissinger büyük rol oynadı.
Trump halkın doğrudan cebini ilgilendiren konulara yönelerek, ulusalcı tavır izleyerek, halkın desteğine sahip. Sahipsiz kalan ve ekonomik durumu gitgide daha fazla bozulan halk... Yani orta sınıf Trump'ın arkasında...
Göçmenlik ve Amerika'nın büyüklüğünün kaybedilmesine neden olan yaklaşımlar da çok önemli.
Küreselleşmenin yarattığı acılar diye adlandıracağımız sıkıntılara CIA-Pentagon akıllı taktiklerle, ulusalcı ABD endüstrisinin kazanımlarıyla, yani silah sanayi üzerindeki küreselcilerin hâkimiyetine son veren, silah sanayiine kendi kontrollerinde nefes aldıracak projelere yönelen CIA-Pentagon ve Yahudi büyük sermayederlerin önemli bölümü istemediği sürece Trump azledilemez.
Trump'ı doğru düğmelere bastıran odaklar, Kudüs'ü başkent kabul etme gibi bir cüreti gösteren Trump'ın ardındaki CIA-Pentagon, Trump'a 2021’e kadar istediklerini yaptırırlar. Derin devlet ile mücadele etmeyen 'Önce Amerika' diyen Trump'ı getirdiler.
Bırakın azledilmesini, Trump ikinci defa seçim kazanırsa şaşırmayın...
***
YENİ SEZON HAYIRLI OLSUN...
Hepimizin ortak paydası olan ve yaşamımıza renk katan en önemli unsurlardan biri olan futbolun yeni bir sezonuna, yeni umutlarla, yeni heyecanlarla başlıyoruz.
2018-2019 Spor Toto 2. Lig 2 Eylül’de oynanacak maçlarla başlıyor. Lig sonuna kadar çeşitli skorlara sahne olacak bu güzel oyun, zaman zaman kimilerimizin beklentilerine cevap verecek, kimilerimizin de beklentilerine cevap veremeyecektir. Sonuçta bu uzun maratonda bazen sevinecek bazen de üzüleceğiz. Takımlarımız sezon öncesi yeni bir ruhla kamplara gitti, yeni transferler yaptı, yeni teknik direktörlerle yola çıkıyor. Hepsinin de hedefi liglerinde başarılı olmak kentlerine katkı sunmak, sporu sevdirmek ve sonunda mutlu sona ulaşabilmek olacak.
Tabi ki bazı takımlarımız zor günler de geçirecek. Yaşadıkları maddi güçlükler olacak, alınan kötü sonuçlardan sonra takımlarının renklerine gönül vermiş taraftarlar da bazen üzülecek, bazen de sevinecek. Ama ne olursa olsun zor günleri de iyi günleri de beraber el ele yaşasınlar.
Bayrampaşaspor Bülent Yenihayat yönetiminde lige giriyor, 20’ye yakın transfer yapıldı. Bu ligin tecrübelilerinden bir çok oyuncuyu renklerine bağlayıp gücüne güç kattı. Üst düzey oyuncular alınınca beklenti hayli yüksek. İnşallah sezon sonunda ipi göğüsleyen tarafta oluruz ve tarihiminde ilk kez Spor Toto 1. Lig’e çıkarız.
Futbolumuzun marka değerini yükseltecek, güzelliğini ve seyir zevkini taçlandıracak, saha içinde ve tribünlerde gösterilecek saygı, sevgi, fair play, hoşgörü ve sağduyu olgusuyla oynanacak bir futbol sezonu geçirmek en büyük dileğimizdir.
Bu duygu ve düşünceler içerisinde, yeni sezonun hayırlı olmasını diler, kulüplerimize, sporcularımıza, futbol seyircilerine, taraftarlara ve tüm futbol emekçilerine sağlıklı, başarılı bir sezon geçirmelerini dilerim.
***
BİR GOLCÜ BİR SÜRÜ HATAYI ÖRTER
İyi bir ön tarafınız yoksa arkada kralınız olsa takımınız soytarılara bile madara olmaktan kurtulamaz. Bu kadar nettir büyük takım mantığı...
Görmek isteyen için manzara net; ön tarafınız kötü ya da bir büyük takıma göre yetersiz ise dünyanın en iyi stoperlerini alsanız hava- civa... Tam tersi de geçerlidir ön tarafta bulduğunu atan golcün varsa arkada ne kadar hata yapılırsa yapılsın önünüzde kimse duramaz. Büyük takım büyük düşünür...
Çünkü büyük takımlar maçın büyük bölümünü rakip ceza sahası civarında oynarlar...
O bölgede de sizin santrforunuz başta olmak üzere forvetleriniz ve forvet özellikli oyuncularınız bulunmaktadır, stoperleriniz değil...
Eğer o bölgede çözümüzünüz yoksa hiç bir stoper sizi kurtaramaz.
Bayrampaşaspor bu sene gol yollarında Üstün Bilgi ile rakiplerine üstünlük sağlayacağını düşünüyorum. Bunun yanında Ahmet Güney, Tahla Mayhoş, Ahmet Arı ve Hamza Küçükköylü ile de rakip fileleri havalandırır.
Bayrampaşaspor’un her iki kampında da takımı seyretme fırsatı buldum. Profesyonel futbolculardan kurulu bir takım gördüm. En son yapılan Karagümrük maçında da iyi bir performans sergileyen Bayrampaşaspor sezona kendi evindeki Gümüşhane galibiyetiyle başlayacağını düşünüyorum... Hadi hayırlısı...
***
İLGİNÇ BİLGİLER
¥ "Herkes evinde kalsa grip salgını biter mi?" Evet. Küresel bir karantina grip salgınının sonu olabilir ancak tek bir kişinin bile dışarı çıkması virüsün yeniden yayılmasına neden olur.
¥ "Bitkiler yaşlılık nedeniyle ölür mü?" Bazı bitkiler iyi bakıldığında sonsuza kadar yaşayabiliyor. Ancak mevsimlik bitkilerin ömrü kısa olur.
¥ "Sakız sonsuza dek midede kalır mı?" Hayır. Sakız, yutulduğunda sindirilemez ancak en geç üç gün içinde vücuttan atılır.
¥ "Kendi kendine konuşanlar deli mi?" Hayır. İnsanların yalnız ya da sıkıntılı olduğunda kendi kendilerine konuşması oldukça normal bir durumdur.
¥ "Erkeklerde selülit olur mu?" Portakal kabuğu gibi bir cilt sadece kadınlarda değil erkeklerde de bulunuyor. Ancak erkeklerde selülit daha çok boyun ve karın bölgesinde görülüyor.
¥ "Kuşlar gerçekten ıslanmaz mı?" Kuşlar gagalarında ürettikleri yağı alarak tüylerine sürer. Bu da suyun yağı geçerek tüylere ulaşmasını engeller. Yani kuş tüyleri suya dayanıklıdır.
Etiketler: