23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 17.02.2023

İlla Edep

1132 3 dk 0 yorum
Paylaş:
Bazen yaşamanın anlamda yoğunlaştığı zamanlar vardır; beklenmedik bir sevinç, gelmesi beklenen güzel bir haberin gelmesi, yaşanan bir korkunun gereksizliğinin anlaşılması vb. Bazen de yaşamanın anlamını yitirdiği anlar vardır, kötü bir haber, beklenmedik kaza vb. Böyle anlar sözün bittiği, konuşmanın ağır geldiği yaşamanın bedene yük olduğu zamanlardır. İşte 6 Şubat 2023 günü böyle bir gündü. Daha henüz sabah saat 4,17.’de yaşanan 7,7 şiddetindeki depremin ne olduğunu anlayamadan ardından yaklaşık 9 saat sonra yaşanan 7,6 şiddetindeki depremle sarsıldı varlığımız, ruhumuz…
“Yüzyılın Felaketi” dendi adına.. Neler yapıldı, neler yapılamadı, neden yaşandı, ne olsaydı yaşanmazdı, ne olsaydı ne yaşanırdı…. Bu ve buna benzer soruları ve cevaplarını günlerdir TV ekranlarından izliyoruz. Bütün olanlara “takdir-i ilahi” demek adeta tabu. Takdir- i ilahi denilirse kadercilik, tedbir almamak… Sanki tedbir almak, depreme bilimsel açıklamalar yapmak takdir -i ilahi olgusuna aykırı. Oysa her şey O’nun “künfeyekün” sırrında saklı değil mi?
Elbette bu felaket yaşanmazdan önce önlemler alınmalıydı ve elbette yaşandıktan hemen sonra gereken müdahale yapılmalıydı ki yapıldı. Böylesine büyük bir alanda, böylesine devasa bir felakette her şeyin tatbikatlarda olduğu gibi yürümesi elbette mümkün değil. Aksaklıklar, eksiklikler olması ihtimal dairesinde. Kaldı ki, ortaya konan gayret ve mücadele insaf dairesinde ele alındığında ne denli büyük bir çaba ve ne denli büyük bir çalışma olduğu anlaşılacaktır. Elbette insafı elden bırakmamak şartıyla. Elbette şahsi hesapları afetzedelerin acılarıyla birleştirerek bundan siyasi rantlar elde etmeyi düşünmemek şartıyla. Elbette böyle bir günde, her ortama elverişli siyasi tiyatrocuları piyasaya sürüp “devlet yok” ,“açız” diye çığırtkanlık yaptırmamak şartıyla. Yani Yunus diliyle yazacak olursak; “Gezdim Halep Şamı/ Eyledim ilmi talep/ Meğer ilim bir hiçmiş,
İlla edep illa edep….
Böylesine büyük bir felaket karşısında sahada olan bütün devlet kurumlarını, hükümet organlarını, özellikle Sağlık Bakanlığı’na bağlı Hekim ve yardımcı sağlık personeli, güvenlik kuvvetlerini, AFAD’ı görmezden gelmek büyük haksızlık. Aynı şekilde başta Kızılay ve İHH olmak üzere diğer STK’ları yok saymak da büyük haksızlık.
Belli ki böyle bir günde, milletimizin batıdan doğuya, kuzeyden güneye tek yürek, tek yumruk olması birilerini rahatsız etmiş. Bu durum Katar (2.5 Milyar) Pakistan ( 2.2 Milyar), Kuveyt (1.6 Milyar, Suudi Arabistan (1.2 Milyar) ve BAE (1 Milyar)’dan gelen yüksek orandaki yardımlarla birleşince, ülkemizle birlikte İslam coğrafyasının da tek yürek ve tek yumruk hali yaşanıyor.
Bu durumun ortaya koyduğu sinerjiyi anlamak hem çok kolay hem de çok zordur. Bunu anlamak çok kolaydır; elinde ölümlük/kefenlik sakladığı nesi varsa afetzelere gönderen gönül insanlarının tarafından anlaşılacak kadar kolaydır. Buraya “kömür için değil, ömür için geldik” diyen yiğitlerin anlayacağı kadar kolaydır. Bunu anlamak çok zordur; günlerce çalışıp ter- su içinde kalarak enkazın altından bir can çıkaranların sevinç çığlıkları ve gözyaşıyla birlikte Tekbir (Allahu Ekber) sadasından rahatsız olanların anlayamayacağı kadar zordur…





Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.