05 Ekim 2022 Çarşamba   

Av. Ali Kahraman / Avukat / Hukukçu Gözüyle /

YENİ ADLİ YILDA TÜRKİYE’NİN VE AVUKATLARIN ADALET ARAYIŞI

 

İnsan eşref-i Mahlûkattır derdi babam
Bu sözün sözler içinde bir yeri vardı
Ama bir Eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman
bu söz asıl anlamını kavradı…
(İsmet Özel- Amentü )
Yine 1Eylül günü itibari ile yeni adli yıl  başladı ve Türkiye’de yaşayan insanlarımızın Adaletle imtihanında yeni bir döneme girildi. Sayın Adalet Bakanının 81 İl Barosuna yönelik beyanlarının öne çıkarıldığı ve Barolar Birliğince yayımlanan Avukatlık asgari ücret tarifesinin gündem oluşturduğu bir süreci hep birlikte yaşıyoruz. Siyasetten ari olarak Adalet mekanizmasının ciddi bir şekilde aşındığı, adalet mekanizmasının üç tarafı olan Hakim, Savcı ve Avukatlık meslek gruplarından  Avukatlık mesleğinin içine düştüğü maddi çıkmazın daha da derinleştiği bir sürecin içerisinde yeni adli yıla girmiş bulunuyoruz.
15 Temmuz darbe girişiminden sonra Adalet Bakanlığında görev yapan Hakim ve Savcılardan yaklaşık 1/3’ü meslekten  ihraç edilmiştir. Ortaya çıkan eksikliği gidermek için Hukuk Fakültesi mezunu adaylardan ve Avukatlardan kısa süre içerisinde sınavlarla Hakim ve Savcı alımı yapılmış ve şeklen eksiklik giderilmiştir.  Fakat bu geçiş sürecinde biriken dosyalar, yeni göreve başlayan Hakim ve Savcıların oryantasyon sürecinin uzun sürmesi ve tecrübesizliğinin hakim olması ile birlikte, savcılık ve dava dosyaları birikmiş, verilen kararlar da toplum vicdanını tatmin etmeyecek derecede basit ve niteliksiz olmuştur.
Bunun yanında 2 yılda bir  yayımlanan yer değiştirme ve atama kararları ile hakim ve savcıların yerleri değiştiğinden dolayı nitelikli ve meşakkatli dosyalar rafların arkasına terkedilmiş, davaların ve soruşturmaların akıbeti yeni atanan hakim ve savcıların insafına bırakılmıştır. Somut olarak Adalet Bakanlığına bir öneride bulunmak gerekirse, Yer Değiştirme Kararnamesinin Türk Adalet sisteminde normalleşme sürecine kadar durdurulması ve Hakim ve Savcıların atandığında elinde kalan dosya sayısına sınırlama getirilmesidir. Aynı zamanda 45 gün olarak öngörülmüş olup, fiiliyatta 3 ay olarak uygulanan iki duruşma arasındaki sürenin en fazla 30 gün olarak düzenlenmesi ve Bilirkişilere keyfi verilen uzun sürelerin 30 gün ile sınırlanmasıdır.
Yaşanılan bu problem ve gecikmelerin halk nezdindeki muhatabı ve eleştirileni de biz Avukatlar olmaktayız. Vatandaş bu konularda bilgi sahibi olmadığı için bütün suç avukatlara kalmaktadır. Bir de verilen kararların mahkemeden mahkemeye, hakimden hakime değişmesi ve yeknesaklığın sağlanamaması sebebi ile Avukatlar müvekkillerinin ve karşı tarafın hedefi haline getirilmektedir.
Adalet mekanizmasının ağır işlemesi ve avukat sayısının her geçen gün artmasından dolayı  Dava takip eden avukatların maddi sıkıntıları had safhaya gelmiştir. Her gün yurdun bir yerinden intihar eden avukat haberi almak ülkemiz adına üzüntü ve utanç  duyulacak bir realite olarak ortada dururken, sayın Adalet Bakanının Baroları hedef alan sözleri bizleri daha da bedbin etmektedir. CMK Avukatları Kolluğun uygulamalarının bir meşruiyet aracı olmadan adaletin tecellisine katlı sunan ve verdiği hizmetin karşılığını da insan onuruna yakışır bir bedel olarak alan bir konuma getirmek konunun bütün aktörlerinin asli görevi olmalıdır.
Vatandaşın adalet beklentisi Avukat olmadan asla karşılanamaz. Adaletin tecellisini sağlayacak olan Avukatlara öncelikli olarak adaletli bir ortam oluşturmak gerekmektedir. Bütün emekçi Avukatlarımıza yeni adli yılın hayırlar ve bol kazanç  getirmesini diliyorum.

Tarih: 17 Eylül 2022 Cumartesi    Hit: 833




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol